23 Mart’ta Samsun’a ayak basan AKP’li cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’nde gözaltına alınan öğrenciler için  ‘O komünist, o vatan haini terörist gençlere üniversitede okuma hakkı vermeyeceğiz’ dedi. Gazeteciler sormamış ya da yazmamışlar. Oradaki öğrencilerin hepsi de komünist mi, bilmiyorum. Komünist olsalar da yasalara göre suç değil. Ama o gençlerin „suçu“ ortada. Erdoğan-Bahçeli çetesinin Efrîn’i işgal-talan ve çapul harekatına karşı çıkmışlar. Kendisini 2. Fatih, 3. Abdülhamit olarak yutturmaya çalışırken, gençler onu suçüstü yakalayıp teşhir etmişler. Bu da AKP şefini çıldırtmaya yetmiş. Artık ne kanun var, ne anayasa, ne adliye, ne insan hakları, ne de hukuk. Acaba Erdoğan komünistlere ne hakkı tanıyor? Örneğin, komünistlerin yaşama hakkı var mı? Diğer temel insan haklarından da mahrum mu olacaklar? Öyle ya, yaşama hakkı olursa çalışma, eğitim, sağlık gibi birçok temel hakka da sahip olmaları gerekir. Bir de vatandaş sayılacaklarsa elbette düşünce ve düşüncesini her yolla açıklama-yayma hakkı da olacaktır. Ama, artık Türkiye her türlü yasadan, anayasadan azade bir çete diktatörlüğüne dönüşmüştür. Hiç bir hukuka, anayasaya bağlı olmayan keyfi bir faşist diktatörlüktür. 68 kuşağının dünyadaki atılımına paralel olarak Türkiye’de de devrimci gençlik atılım yapmıştı.
Denizler-Mahirler-İbolar önderliğinde gençlik ayağa kalkmıştı. O zamanlar FETÖ-RETÖ işbirliğiyle soru çalma vb. demokratik(!) haklar yoktu. YÖK vb. hileler de yoktu. Kimsenin itiraz etmediği özerk üniversitenin bağımsız yönetimi ve giriş sınavları olurdu. Bu sınavlar sonucunda, yüksek puan isteyen hemen hemen tüm tıp fakültelerini, teknik üniversiteleri, hukuk fakültelerini yurtsever-devrimci-sosyalist gençler kazanmıştı. Bütün öğrenci dernekleri onların yönetimine geçmişti. Hatta 27 Mayıs’tan sonra kalitesi yükseltilen Harp Okullarında bile sol eğilimli gençler ağırlık kazanmıştı. O dönemde puanı düşük olan öğrenciler askerliği erteletmek ve bir kaç defa daha sınava girebilmek için puanı düşük olan ama yedek subaylık hakkı da olan iktisat akademileri, 2 yıllık enstitüler vb. yerlere kayıt yaptırırlardı. İşte bu AKP şefleri de bu okullarda yüksek tahsil yapmışlar. Politik olarak da, sonradan TBMM başkanı olan İsmail Kahraman’ın başkanı olduğu MTTB diye bir örgütleri vardı. İşte buralarda yetiştiler-yetiştirildiler. Ama bunların doğru dürüst işi gücü yoktur.
Sahte ya da gerçek diplomaları vardır ama hiç bir dil bilmezler. İmam Hatipliyiz derler ama Arapça-Farsça’dan da, dinden imandan da haberleri yoktur. Demirel, lise mezunu ya da liseyi bile bitirememiş çam yarması gibi bu gençleri toplum polisi diye örgütledi. Bunları devrimci gençliğin üzerine sürdü. Bunların ilk işi gece yarısı İTÜ yurdunu basarak İTÜ öğrencisi Vedat Demircioğlu’nu pencereden atıp öldürmek oldu. Hepsinde aşağılık kompleksi tavan yapar. Kendi giremedikleri okullarda başkalarının okumasını sindiremezler. En iyi okullarda okuyan, en az bir yabancı dili çok iyi bilen bu gençlere kin duyarlar. Ellerine fırsat geçtiğinde bu gençleri vurdular, kırdılar, zindanlara tıktılar. Ama yok edemediler. İşte Boğaziçili gençler, insanlık suçu olan Efrîn işgalini kutlamaya kalkışan Tayyipçi çetelere karşı çıktı. Bu da kahramanlık taslayan Tayyip’i kudurtmaya yetmiş. Bu gençlere okuma hakkı yokmuş. Kimsin sen? Bu memlekette her yere maydanoz olma hakkın mı var? Ali kıran-baş kesen kabadayı mısın? Sen kim, vatanseverlik kim? Sen komünistlerin vatanseverliğini ölçebilecek kıratta mısın? Sen orantısız şiddet kullanırsın. Cizre’de, Sur’da, Efrîn’de evinde oturan sivil halkı bombalarla, tanklarla katledersin. Sonra da eşkıyaların talan-soygun yapar. Ama bu gençlik de sana karşı orantısız zeka kullanır. Senin kayıp diploman da bunu anlamaya yetmez! Efrîn direnişini asla bastıramazsın. Sen direnişi bastırmak için saldırdıkça her sokakta, her köşede Efrîn karşına çıkacak. Geceleri Efrîn rüyası ve kabusuyla sana uyku haram olacak. Bugün vatanseverlik senin işgalciliğine-saldırganlıklarına karşı çıkmak demektir. Hadi al itini, atını, DAİŞ’ini, ÖSO’nu da, topla git! Milleti dinden ettiğin yeter yarım hoca!
Yallaahh!