Türk devletinin 20 Ocak 2018'de başlattığı Efrîn işgali birinci yılını geride bıraktı. 58 gün süren saldırılarda 257 sivil katledildi, 742 sivil ise yaralandı. Yaşamını yitiren sivillerden 37'si kadın, 45'i ise çocuktu.
Türk devletinin 20 Ocak 2018'de başlattığı Efrîn işgali birinci yılını geride bırakıyor. Savaş nedeniyle kendi ülkelerinde mülteci duruma düşen halklara kucak açan ve güvenli bir liman olan Efrîn’e bombalar yağdıran operasyona ise, barışmanın, uzlaşmanın sembolü olan "zeytin dalı" denildi. Efrînlilerin tarihe düştüğü 58 günlük direnişe ise dünya gözlerini ve kulaklarını kapattı.
Efrîn, bölünmüş Kürt coğrafyasının batı ucunda yer alan, zeytin ağaçları, ırmakları ve etrafını saran Kurmenç dağlarıyla (Cebel-i Ekrad) öne çıkan, tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle tanınan Kürt, Süryani, Ezîdî, Çerkez, Türkmen, Alevi ve Arap halklarının yaşadığı adeta cennetten bir parça. Kurmenç dağları Kuzey Suriye’nin güneybatısında yer alır ve Efrîn'in bütün kasabalarını sur gibi çevreler. Tarih içinde önce Antakya Beyliğine, ardından Kilis’e bağlanan, Suriye kurulduktan sonra da Halep’e bağlı bir yerleşim yeri olan Efrîn, geride kalan 100 yıl içinde önemli gelişmeler sağladı.
Kurmenç dağlarının eteklerinden başlayan ve genişliği bazı yerlerde 10, bazı yerlerde ise 20 kilometreyi bulan Lêçe Ovası, Efrîn’in tarımsal üretiminde önemli bir yeri oldu. Ayrıca zeytin ve ürünlerine dayanan ticaret de bölgenin gelişmesine önemli katkılar sağladı. 2001 yılında Suriye rejiminin yaptığı nüfus sayımına göre Efrîn‘de 417 bin 254 kişi yaşıyordu. Ancak Efrîn, savaş sırasında güvenli bir bölge olması nedeniyle yoğun göç aldı ve kısa bir sürede nüfusu 1 milyonu geçti.
Efrîn’de ayrıca Cindires, Bilbil, Raco, Mabeta, Şera Şerawa, Şiye ilçeleri dışında, 7 kasaba ve 366 köy bulunuyor.
Savaştan kaçanların sığındığı kent
Suriye'de yaşanan iç savaştan kaynaklı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gibi çetelerin Efrîn'e yönelik saldırıları yıllarca devam etti. Türk ordusu da, Efrîn ve Şehba bölgesine yönelik sürekli saldırılar düzenledi. 2012 yılından itibaren Cindirês ilçesi Halep ve Şêx Meqsûd hedef alınmaya başlandı. Tüm saldırılara rağmen 6 yıl boyunca topraklarını terk etmeyen Efrîn halkı, hiçbir baskıya karşı taviz vermedi. Cerablus, Bab, Ezaz, İdlib ve Halep kentlerinde sürekli bir göç durumu yaşanırken, binlerce insan evini barkını terk etme zorunda kalarak Efrîn bölgesine sığındı. Efrîn savaştan, ölümden, zulümden kaçanlar için hep güvenli bir liman oldu. İnsanlar buraya sığındı, Efrîn ise bu insanlara kucak açtı ve tüm kaynaklarını paylaştı.
Bu süre içerisinde Efrîn, kendi ülkesinde mülteci durumuna düşen halklara ev sahipliği yapan ve asayişi sayesinde olabildiğince güvenli, en azından DAİŞ’in nüfuz edemediği bölge oldu.
Barışın simgesi işgalin adı oldu
İşte bu Efrîn, 20 Ocak 2018 tarihinde Türk ordusu ve çeteleri tarafından hedef alındı. Gılgamış Destanı'dan 3 büyük semavi kitaplara kadar kutsal metinlerde yer alan Büyük Tufan rivayetlerine göre, Nuh Peygamber tufan biraz durunca, güvertesinden beyaz bir güvercin uçurur. Bu beyaz güvercin bir müddet sonra ağzında bir zeytin dalı ile döner. Böylece Nuh Peygamber, suların çekildiğini ve tufanın bittiğine kanaat getirir. Bundan dolayı beyaz güvercin ve zeytin dalı hep barışın simgesi olarak kabul edilir.
Ancak Mezopotamya topraklarında 6000 yıldan bu yana var olan, kutsal kitaplarda adı geçen, mabedleri kutsayan, efsanelere konu olan ölümsüz zeytin ağaçları, askeri taarruzlara kurban ediliyor ve dalı savaş operasyonlarının kod adı oldu. Savaşa, öldürmeye giderken, barışmanın, uzlaşmanın sembolü olan "zeytin dalı" denildi.
58 gün boyunca direniş
Efrîn’de dağlar, yollar, araziler, zeytinlikler, bağ ve bahçeler, evler, barajlar ve tarihi yerler bombalanıyor, Efrîn isegeri atmıyor ve 58 gün boyunca gösterdiği direnişle tarih sayfalarına geçiyordu. Bu süre zarfında kundaktaki bebekler, yeni yürümeye başlamış çocuklar, yaşlılar, kadınlar, erkekler ve gençler, canları pahasına Efrîn’i adeta sarıp sarmaladı. Bir zamanlar Efrîn’in kucak açtığı halklar ise şimdi vefa borcunu ödemek için Şengal, Mexmûr, Rakka, Cizîr, Minbic, Kobanê ve Halep’den Efrîn’in yardımına koşuyordu.
20 Ocak 2018
Takvim yaprakları 20 Ocak 2018'i gösterdiğinde Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından Efrîn'e yönelik işgalin fiilen başladığı duyuruldu. Türk ordusu ve hükümet yetkilileri, her fırsatta yaptıkları açıklamalarda Efrîn'e yönelik operasyonunun meşru müdafaa hakkı çerçevesinde gerçekleştirildiğini öne sürdü. Efrîn'e yapılan işgal ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar tarafından Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'ndaki harekat merkezinden yönetildi.
Çatışmaların yaşandığı saatlerde Türk Başbakanı Binali Yıldırım ise basın kuruluşlarının yetkililerini bir araya getirerek toplantı gerçekleştirdi. Muhalif basın kuruluşları toplantıya çağrılmazken, ana akım medya kuruluşlarına 15 maddelik bir liste sunularak haberlerin hükümetin istediği çerçevede yapılması istendi. Ayrıca sunulan listede sivil kayıpların verilmemesi ve askerlerin moralini artıracak haberlerin yapılması üzerinde duruldu.
Leyla Güven tutuklanan isimler arasındaydı
Basına sansür ile yetinmeyen Hükümet, operasyona karşı yapılmak istenen eylem ve etkinlikleri de yasakladı. 21 Ocak'ta işgale tepki göstermek için İstanbul Kadıköy'de eylem yapan ve gözaltına alınan 13 kişiden 11'i tutuklandı. Bugünlerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin kaldırılması talebi ile açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven de o süreçte operasyona tepki gösterdiği için tutuklanan isimler arasındaydı.
Yine dönemin HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ve beraberindeki 17 kişi de "halkı sokağa dökmeye ve çatışma çıkarmaya çalışma" iddiasıyla, Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş ve 12 Halkevleri üyesi, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Türkmen o dönem operasyona karşı çıktıkları için gözaltına alınan kimi isimler oldu.
845 kişi gözaltına alındı
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi doktorlar da savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğu yönünde yazılı bir açıklama yayınladı. Bunun üzerine merkez konsey üyesi doktorların tamamı gözaltına alındı. Doktorlar 6 günlük gözaltının ardından serbest bırakıldı. Erdoğan, doktorları yaptıkları açıklamalarından ötürü "terör sevicileri" ilan etti.
Türk İçişleri Bakanlığı daha sonra yaptığı açıklamada, Efrîne yönelik işgal ve sivil ölümlere tepki gösteren 845 kişinin sosyal medya paylaşımları ile "terör propagandası yapma, provokatif söylem, halkı kin ve düşmanlığa itme, dezenformasyon, karşıtlık verme, izinsiz gösteri" suçları işledikleri ve gözaltına alındıklarını, haklarında işlem yapıldığını ve kiminin ise tutuklandığını açıkladı.
Avesta Xabur'un eylemi
Efrîn saldırılarına karşı ise Kürtler bulundukları her mecrada eylemler yaparak uluslararası çağrılar yaptı. Efrîn halkı da, bombardıman altında hemen hemen her gün sokağa çıkarak saldırılara olan tepkilerini dile getirdi. 27 Ocak günü dünya kadınları, Avesta Xabur'un adını Efrîn'de gerçekleştirdiği eylemle duydu. Avesta, Efrîn'in Cindires ilçesine bağlı Hemame köyünde yaşanan şiddetli çatışmalar sırasında yaşamını yitirdi.
Saldırılar altında 8 Mart kutlaması
Efrînli kadınlar, 8 Mart'ı saldırılar altında inatla kutlarken, egemenlere adeta Kürt halkının direnişini resmetti. Kadınlar, kent merkezinde gerçekleştirdikleri kitlesel yürüyüşle tepkilerini haykırdı. Efrîn halkı, saldırlar altında kentlerini korumaya çalışan evlatlarını her gün kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, diğer yandan da görkemli cenaze törenleriyle sonsuzluğa uğurladı.
Saldırıların devam ettiği günlerde yine Kuzey Suriye kentlerinden yüzlerce kişi Efrîn'e doğru yürüyüşe geçerek canlı kalkan oldu. Halkın ellerinde zeytin dalı ile yaptıkları eylemlere Türkiye'den ise barış eli yerine daha ağır saldırılarla cevap geldi.
257 sivil katledildi
Türkiye'nin ÖSO ile birlikte hareket ettiği ve adına "Zeytin Dalı” denilen işgal, 18 Mart'ta Efrîn kent merkezi, 24 Mart'ta ise ilçelerinin kontrolünün ele geçirilmesi ile sona erdi. Peki saldırılar sonucu ne mi oldu? Efrîn Sağlık Meclisi'nin verilerine göre, saldırılar süresince 257 sivil katledildi, 742 sivil ise yaralandı. Yaşamını yitiren sivillerden 37'sinin kadın, 45'inin ise çocuk olduğu tespit edildi. Yaralanan sivillerden ise 113'ünün çocuk olduğu açıklandı. Heyva Sor A Kurd da, sivil ölümlerin yüzde 90'ından fazlasının savaş uçakları ve Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.
Tarihi yerler ve hastane bombalandı
Yine işgal süresince Efrîn'de bulunan birçok tarihi yer savaş uçakları ile bombalandı. Nebi Huri Kalesi, Endarê Tepesi ve Tapınağı, İki Kapılı Mağara, Elbiske Dağları ve tarihi Beradê Köyü, büyük hasar gördü. Kent merkezine girilen gün ise Demirci Kawa heykeli Türk ordusu ve çeteleri tarafından yıkıldı.
İşgalin son günlerinde ise 16 Mart günü kentte yaralıların tedavi edildiği Avrin Hastanesi savaş uçakları ile vuruldu. Türk ordusu yapılan saldırıyı yalanlasa da, kentte bulunan gazetecilerin çektiği görüntülerde hastanenin vurulduğu ve bir kısmının yerle bir edildiği belgelendi. Hastanede tedavi gören sivil ve yeni doğan bebeklerin, saldırılar sonucu halkın kendi imkanları ile güvenli bölgelere taşındığı daha sonra Efrîn Kantonu yetkilileri tarafından açıklandı.
İşgale uluslararası destek
Efrîn işgaline Rusya destek sundu, Amerika ise sessizliğe büründü. Fransa, saldırıların durdurulması çağrısı yapsa da cılız bir sesle yapılan çağrı havada kaldı. Hollanda önce işgalin durdurulması çağrısı yaptı ardından ise Türkiye'nin yaptığının meşru olduğunu savunarak operasyonunun arkasında durdu. Almanya'da operasyon karşısında iki taraflı davranmayı tercih ederek, bir yandan Türkiye'ye askeri destek sunarken, bir yandan da operasyonun durdurulması için parlamento tarafından cılız çağrılar yapıldı.
159’u kadın 850 sivilden haber yok
Efrîn’de Türkiye’ye bağlı çeteler tarafından yapılan sivil katletme ve kaçırma vakaları her geçen gün artıyor.
İşgalin ilk gününden itibaren başlayan sivil kaçırılmalarında şimdiye kadar 3 bine yakın kişi tutsak edildi. Kaçırılan 159’u kadın 850 sivilin akıbeti halen bilinmiyor.
Bununla beraber çeteler, kaçırdıkları sivillerin ailelerinden, serbest bırakılmaları için fidye istiyor. Bazen fidye için istenen rakam on binlerce doları da buluyor. Öyle ki çeteler, fidyesi ödenip serbest bırakılan kişinin ailesinden bir diğer üyeyi de kaçırıyor ve onun için de fidye istiyor. Kaçırılma olayları Efrîn’de her gün yaşanan bir vahşet uygulaması halini aldı.
Efrîn Kürtsüzleştirildi
Türk işgalciliği ikinci bir Kıbrıs oluşturma siyasetini Efrîn’de de uyguluyor. Demografik dokuyu değiştirme amaçlı kentten çıkmak zorunda kalanların yerlerine aileleriyle birlikte çeteler yerleştiriliyor. Yerleşim yerlerinin, sokakların, köylerin, mahallelerin ve kurumların Kürtçe isimleri Türkçe ile değiştiriliyor. Öyle ki bazı kurumlara Erdoğan’ın ve aile üyelerinin isimleri veriliyor.
Kente Humus, Hama, Gab ovası, Doğu Guta ve Suriye’nin çeşitli yerlerinden getirilenlerin sayısı 40 bine ulaştı. Öte yandan geri dönmemeleri için Efrînli sivillerin evlerine de el konuldu. Bu yüzden Efrînli birçok aile şu an evsiz.
Efrin’de çok az sayıda kalmış kadim Kürt halkı, şimdi kentte hakları elinden alınmış bir yabancı gibi yaşıyor.
Türkçe zorunlu dil
İşgalci Türk devleti, kendi yandaşları ve ajanlarıyla oluşturduğu meclis aracılığıyla okullarda Türk milliyetçiliğine dayalı bir eğitim veriliyor. Türkçe okullarda zorunlu eğitim dili hale getirildi.
Okulların isimleri Suriyeli devrimcilerin yerine Osmanlı sultanlarınınkiyle değiştiriliyor, her okula Türk bayrağı asılıyor.
Efrîn’de bulunan kaynaklara göre Türkiye işgalciliği, Efrîn’i kendi sınırlarındaki Hatay’ın bir parçası yapmak istiyor ve Türkiye’deki müfredatı okullarda uygulamaya başladı.
HABER MERKEZİ
Efrînliler alanlara çıktı
Binlerce Efrînli öğrenci ve öğretmen işgalin 1'inci yıldönümünde alanlara çıktı. Fafin ilçesine bağlı Babnis Köyü'nden başlayan yürüyüşte öğrenciler ve öğretmenler Öcalan'ın posterleri ve Arapça ve Kürtçe dillerde "Biz buradayız", "Ülkemizi seviyoruz", "Efrîn bizimdir" yazılı pankartlar taşındı.
Yürüyüş Babnis Köyü ile Til Şiir Köyü arasında mitinge dönüştü. Burada basın açıklaması yapıldı. Arapça açıklama öğretmen Rim Hisen, Kürtçe açıklama ise Dicle Weqes tarafından okundu.
Açıklamada "Efrîn'i işgal eden Türk devleti ve çeteleri, bir yandan Kürt halkının kardeşleri olduklarını iddia ederken, diğer yandan sivilleri kaçırmakta, katletmekte, haraç almaktadır. Efrîn'deki okullarda ve kurumlarda Türkçe konuşma dayatılmaktadır. Zorla göç ettirilen on binlerce Efrînli, şimdi de zor koşullarda direnişini sürdürmektedir" denildi. n ŞEHBA