Kadına karşı şiddet ve cinayetlerin en çok karşılaşıldığı iller arasında gelen Bursa'da bir sığınma evi olmaması, şiddete ve cinayete adeta davetiye çıkarıyor. 3 milyona yaklaşan nüfusu ile Türkiye'nin 4. büyük ili olan kentte, kadınların hayati tehlike altında bulunması halinde, el uzatabilecek tek bir sığınma evi dahi yok. Kentteki tek kurum, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı bir kadın misafirhanesi. O da, kadınların belli bir süre 'misafir' olarak kalabilecekleri bir merkez olmaktan öte bir çözüm üretmiyor. Bu da kadınların şiddet ve cinayete maruz kalmalarının önünü açıyor.
Kentte kadın hakları için mücadele veren sivil toplum örgütlerinden biri olan Gün Yüzü Kadın Dayanışma Derneği'nin verdiği kadın cinayeti bilançosu ise tüyleri ürpertiyor. Dernek yöneticisi Sem Kaya, ellerindeki verilere göre 2002 yılında Türkiye genelinde 66 kadın öldürülürken, bu sayının 2011'in henüz ilk 5 ayında 770'e çıktığını, buna şiddet ve tecavüzlerin de eklenmesiyle ortaya korkunç bir tablo çıktığını kaydetti. Kaya'nın dikkat çektiği bir diğer nokta ise; katledilen kadınların yüzde 75'inin eşleri tarafından öldürülmesi ve bunun önlenmesi için hiç bir hukuki önlem alınmaması.

'Cinayetlerin arkasında erkek devlet var'
Kaya, kadınlara yönelik cinayetlerin, şiddetin ve tecavüzün artmasındaki kilit noktanın, erkek devlet sisteminin olduğunu belirtti. Hükümetin de erkek egemen devlet zihniyetini destekleyen politikalara sahip olduğunu söyleyen Kaya; ''AKP'nin 8 yılda kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti ve tecavüzü önlemeye yönelik hiç bir adım atmadığını görüyoruz. Bu da AKP'nin kadına yönelik tutumunun göstergesidir'' dedi.

AKP'li yetkililer umarsız
Töre ve aile içi şiddete maruz kalan kadınların başvuracağı bir kadın sığınma evi olmamasının yaşanan cinayetleri tetikleyen başlıca bir sebep olduğunu da söyleyen Kaya, dernek olarak bunun önlenmesi için birçok girişimde bulunduklarını ifade etti. 2006'da Kent Meydanı'nda, kadın sığınma evi açılması için kurum olarak çadır kurduklarını aktaran Kaya, AKP'li yetkililerin söz vermesine rağmen, 5 yıl içinde hiç bir girişimde bulunmadığına dikkat çekti.

‘Kürt Kadın Hareketi örnek alınmalı'
Türkiye genelinde kadına yönelik cinayetlerin ve tecavüzün önlenmesi için derhal hukuki, idari ve siyasi önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizen Kaya, BDP'nin bu noktada siyasi olarak örnek alınması gerektiğini söyledi. Parti kadrolarında yüzde 40 kadın kotasının ve eşbaşkanlık sisteminin önemli bir adım olduğunu kaydeden Kaya, BDP'li belediyelerin eşine şiddet uygulayan personellerinin maaşlarından para kesme cezası uygulanmasının ise idari bir yönetim örneği teşkil ettiğini söyledi. Kaya BDP'nin uygulamalarının bu yönlü olmasının arkasında ise Kürt Kadın Hareketi'nin olduğunu, Kürt Kadın Hareketi'nin erkek devlet modeline karşı olduğunu söyledi.


ÇAÐDAŞ ERDOÐAN - DİHA/BURSA