- Toplumsal kesimleri sürece katmanın bir yolu da toplumu dinlemekten geçiyor. Toplumun sesine kulak vermek ve birlikte yol yürümek, boşlukları ve kırılmaları önleyecektir.
HÜSEYİN GEDİK
Çözümün gelişmesi ve kalıcı hale gelmesi toplumsallaşmadan geçer. Devlet ile yürütülen müzakerelerde bağlayıcı tarafın öznesi ve garantörü de toplumdur. Devlet katında yapılan/yapılacak olan siyasi ve hukuki düzenlemeler, PKK’nin feshiyle kadroların sürece dahil edilmesine ilişkin infaz düzenlemesiyle sınırlıdır. Toplumsal barışın sağlanması için toplumun sahiplenmesi gerekiyor.
Çözüm sürecinin asıl amacı ve hedefi, yeni bir toplumsal inşayı gerektirir. Yeni inşalar ise zihniyet değişimine ve demokratik mekanizmalara ihtiyaç duyar. Barış ve demokratik toplumun inşası için savaşın yol açtığı yarılmaları, kutuplaşmaları gidermek gerekir. Barış ikliminin topluma hâkim kılınması ve ete kemiğe bürünmesiyle mümkündür.
Şimdiye kadar işlemekte olan çözüm sürecine toplumsal destek zirve yapmasına rağmen yeterince topluma inildiği söylenemez. Devlet de çözüm sürecinin toplumsal ayağını örmekten ziyade siyasi çıkarlarına kazanç sağlayacak yaklaşımlardan öteye geçmiş değildir. Çözümü, amaçtan çok araç gibi kullanarak seçimlerin malzemesi haline getirmeye çalışacaktır.
Geçmişte çöken çözüm sürecinin kitlelerde yarattığı kırılma ve oluşan güvensizlik yeterince aşılmış değildir. İktidarın seçim hesapları, çözüm sürecini zora sokacak bir görüntü sergiliyor. Baskıcı uygulamalar, her alanda otoriterleşme, toplumda güvensizlik yaratmıştır. Kitlelerin çözüm sürecine ürkek yaklaşmasının asıl nedeni, iktidarın antidemokratik, muktedir politikalarıdır.
Barış gibi hayati bir konuda toplumsal mutabakatın sağlanması zorunludur. Çözüm sürecine olan toplumsal desteğin örgütlü güce dönüşmesi şarttır. Toplumsal hassasiyetlerin dikkate alınması ve çıkarlarının gözetilmesi, en önemlisi de toplumu dinleyerek çözümde ortaklaşmadır. Sadece Alevilerin hassasiyetleri değil, bütün kimliklerin eşit mesafede kabul gördüğü bir çözüme kani olmaları gerekir.
‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış için 1001 imza’ kampanyasının başlatılması, süreçte yaşanan toplumsal açığı kapatmaya katkı sunacak önemli bir girişimdir. Devlet ile İmralı arasında süren görüşmelerin toplumsal ayağını örmek için bütün kesimlerin katkısı beklenir. Değişik kesimler arasında köprü kurmak, bütün toplumsal kesimlere ulaşmak, barış ve demokrasi talebinde buluşmak, sürecin sağlıklı yürümesine katkı sunacaktır.
Gelinen aşamada sürecin bütün ağırlığını İmralı’ya ve dolayısıyla Kürtlere yığmak insafsızlıktır. Her kesimi ilgilendiren bir sorunu, herkesin sahiplenmesi gerekir. Aydınların sorumluluk üstlenmesi ciddi bir boşluğu giderecektir. Toplumun her kesimiyle rahat ilişki kurabilen, toplumu ikna eden, manipülasyonları önleyen, Cumhuriyet'in demokratikleşmesine, barışın önündeki engelleri kaldırmasına öncülük edecek bir işleve sahiptir.
Menzile varmak için toplumla birlikte yol almak, toplumsallaşmayı gerçekleştirmek anlamına geliyor. En ağır bedeli ödemiş toplumsal kesimlerin daha fazla çözüm sürecine katılması beklenir. Halklar arası yakınlaşma sağlandığı oranda, farklılıkların bir araya gelmesi, barış ve demokratik toplumun inşasına daha fazla ivme kazandıracaktır.
Toplumsal kesimleri sürece katmanın bir yolu da toplumu dinlemekten geçiyor. Toplumun düşüncesi sel gibi akmalıdır. Çözümün öznesi olmak, aynı zamanda fikir beyan etmeyi gerektirir. Entegrasyonun sağlıklı yürümesi için de gereklidir. Toplumun sesine kulak vermek ve birlikte yol yürümek doğacak hassasiyetleri, boşlukları, kırılmaları önleyecektir. Mexmûr, Şengal halkı başta olmak üzere sürece katılması gereken Rojava, Rojhilat, Başûr halkı ve diaspora Kürtlerinin Kuzey Kürdistan’daki gelişmelerle bağını örmek ve iç sorunlarını gidermek çözüme hamle yaptıracaktır.
Özellikle de Mexmûr halkı, mülteciliğin en zor koşullarından geçmiş, ağır bedeller vermiş olmasından dolayı çözüm süreci için ayrı bir öneme sahiptir. Özgün çözüm projeleriyle ele alınmasını gerektirir. Yeni bir yaşama başlamanın altyapısı da dahil bütün ihtiyaçların karşılanmasını en fazla hak eden bir topluluktur.
Kürt barışı, bölgesel barışın önünü açacaktır. Sadece Kürt ve Türk halkları arası bir yakınlaşma değil, Ortadoğu halklarının tümünü kapsayacak bir öneme sahiptir. Çözüm süreci, Kürtlerin yaşadığı bütün coğrafyalarda sorunların çözülmesini ön görmektedir. Birbirini etkileyen komplike bir sorunun çözümü de komplike bir çaba gerektirir. Barışın sağlanması, İran, Irak ve Suriye ayağında yaşanan Kürt sorununun çözümünü eş güdümlü yürütmekle mümkündür.
Özgürlük Hareketi'nin Türkiye’deki hukuki sürece katılmaları başladığında faaliyet alanlarında doğacak boşlukları (psikolojik etki, manevi kırılmaları hesaba katarak) gidermek için halkın hazır hale getirilmesi önem taşıyor. Halkı dinleyerek sürece katılımı sağlandığı oranda süreci sahiplenecektir. Hiç kimseyi dışarıda bırakmamak kaydıyla her kesime ulaşma ihtiyacı vardır.
Aydınlar, sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri çok daha aktif hale gelerek barışın kalıcılaşmasında önemli rol oynayabilirler. Kitlelerle yüz yüze iletişim kurmak, çeşitli sanat ve kültür etkinlikleri, spor müsabakaları düzenleyerek çok daha yaratıcı yöntemlerle çözümde toplumsallaşmayı gerçekleştirmek mümkün olacaktır.