Bildirgede kadın örgütleri, dünyada yaygınlaşan kadın kırımına karşı bir konferans ile birlikte örgütlenmeye çağrıldı ve 9 Ocak tarihinin uluslararası kadın kırımlarına karşı mücadele günü olarak tanınması talep edildi.


Mücadele eden kadınlar hedefte

Konferans sonuç bildirgesinde, temel amacın kadına karşı şiddet sorununu çeşitli eksen ve biçimlerde değerlendirmek olduğu vurgulanırken, kadın kırımının yeni hedeflerinin mücadele eden kadınlar olduğunun altı çiziliyor.
Kadın kırımı fenomeninin, tarihsel açımlamasını esas aldıklarını ifade eden dört kurum, mevcut kadına karşı şiddete karşı çıkarılan sözleşme ve antlaşmalarda kadın kırımlarını bir bütünen önleyebilecek herhangi bir belirlemenin bulunmamasına dikkat çekiyor.
Sonuç bildirgesinde "Bu konferansla, tecrübe ve analizlerimizi paylaşma imkanını bulduk. Kadına karşı şiddet boyutunu ciddiyetle incelediğimizde, mağdurların cezası -ki çoğu zaman ölümle sonuçlanıyor- aile fertleri ya da köy meclisleri tarafından verilmektedir. Örneğin İran’da recm örneği bunun en yakın tarihi olmaktadır. Devlet ve dinin birleşmesi, şeriatın devletin resmi ideolojisi olması bu tür uygulamaları yasallaştırdığı için, bu gerçeklik sürdürülmektedir. Devlet şiddeti, çoğu zaman kadınların siyasi ve cins kimliklerinden ötürü faili meçhul ve idamlar gibi olaylarda kadını katletmektedir. Bu uygulamalar, çifte ayrımcılık politikalarından beslenmektedirler" denildi.
Konferansta yeni mücadele modellerini de gündemine alan kurumlar, sonuç bildirgesinde şunları ifade ediyor: "Yine kadınların erkeklerle eşit koşullarda demokratik bir şekilde mücadele ettiği ve örgütlendiği toplum modellerini işledik. Örneğin Suriye ve Rojava modelini değerlendirdik. Rojava'da kadınlar karar mekanizmalarında ve yönetim organlarında yüzde 50 yer aldığını hatırlatttık" dedi.  
Siyasi bir amaç ile katledildiler
Konferansı Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e adayan konferans bileşenleri, sonuç bildirgesinde de Paris Katliamı'na yer verdi; "Paris Katliamı'nın yıldönümüne iki gün kala Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez arkadaşlarımızı andık. Tarihi bir figür olan Sakine Cansız Kürdistan Ulusal Hareketi’nin kurucu üyesi yine Kürt Kadın Hareketi’nin kurucu üyesiydi. Fidan Kürt diplomasisinin amblematik figürüydü ve Leyla Şaylemez kürt gençliğinin ve genç kadınların dinamizmiydi. Kürt kadın Özgürlük hareketinin üç kuşağıydılar. Kadın özgürlüğüne dayalı bir sistemin inşacıları oldukları için siyasi bir amaç ile katledildiler."
"Biz kadınlar, feministler ve insan hakları savunucuları Sakine, Fidan ve Leyla için hakikat ve adalet için haykırıyoruz" diyen konferans bileşenleri kadın örgütlerini uluslararası kadın kırımına karşı bir konferans birlikte örgütlemeye çağırırken, 9 Ocak 2013 tarihinin uluslararası kadın kırımlarına karşı mücadele günü olarak tanınmasını talep etti. 


SELMA AKKAYA/PARİS