- Yasa, şimdilerde sadece bir yazı metni; vazgeçilmez gerçeklik ise Kürt ve Kürdistan’ın varolduğu ve 1 milyonluk NATO ordusuna rağmen yenilmezliğidir.
SELİM FERAT
Uzatmadan yazıyorum: 'Çerçeve yasa'nın maddelerini okuduktan sonra, Demokles’in kılıcı gibi duran o metnin ifade etmediğine, anlam yüklemek yerine, sonuca koca bir sıfır koymanın daha gerçekçi bir yaklaşım olacağını anlamakta zorlanmadım.
Hepsi bu kadar mı? Hayır! Geçmişe bakalım: Babanzade Abdurrahman Paşa’nın Osmanlı’nın Bağdat yönetimine karşı 1806 ayaklanmasından sonra 220 yıl geçmiş oluyor. Kürdistan’daki başkaldırılar, o dönemden bu yana, yani 220 yıl boyunca aralıklarla devam etti. Kürtler, yenilgiler yaşadı. Yeniden direndiler ve bükülmediler. Kürdistan kaybetmedi. Aktüel durumda, dört parçadaki Kürt nüfusunu 50 milyon olarak kabul edersek Türkiye’de yaşayan Türk nüfusundan 10 milyon fazlasına tekabül edebilir. Bu gerçeklik, Kürdistan kartını güçlendiren demografik bir resim karesi.
Devlet organlarının, çalkantılı tartışmalar sonucu takdim ettiği, çerçevesiz 'çerçeve'ye çerçeve yükleyecek olan, devletin kurduğu sahnede görünmeyen o güçlü Kürdistan kartı olacaktır.
Onlar bir çerçeve oluşturabilirler. Mücadele insanını dize getirme eğilimi taşıyan bir yasa, dava adamlarının dik durmayacakları olarak tercüme edilmemelidir. Geleceğin çerçevesini belirleyecek olan güç, aynı zamanda Kürdistan’daki halk gücü olacaktır.
Bu bölüme eklemek istediğim bir resim karesi var. Görünen, Trump iktidarının Türkiye’ye biçtiği rol, Ortadoğu’nun herhangi bir ülkesinde dolaylı, dolaysız, İran’a karşı pozisyon almasıdır. Karşılığında, Erdoğan’a şimdilik dokunulmayacağı; Erdoğan’ın koltuğunu terketmek mecburiyetinde kalmaması için ABD desteği verileceğini beyan eden gizli diplomatik sözleşmedir. Başka ve en önemli karşılığı ise diğer Kürdistan parçaları, ve son tahlilde yakın bir dönemde Doğu Kürdistan’ın da Türkiye hegemonyasına bırakılmasına dair gizli diplomatik vaat.
Türkiye’nin "Kürdistan hamisi' olduğuna dair bir çerçeve oluşur mu, oluşursa ne olur? Türkiye, dünyanın nüfus olarak emsali olmayan politik bilinç yüklü ve örgütlü Kürdistan halkını ve Kürdistan’ı eşit düzeyde tanıma yükümlülüğünü de üstlenmiş olacaktır. Kuzey Kürdistan’ı yakından tanıyan Türkiye, kendisine yabancı, onyıllar boyu diğer işgalci rejimlere karşı savaşan deneyimli, kendisine yabancı bir Kürdistan toplumunu kendisine mecbur etme kudretinde olmayacaktır.
Kuzey Kürdistan da dahil olmak üzere, silahtan arınmış bir Kürdistan’a rağmen sınanmamış, sorumlu dava insanı, halkı kendi savunmasını sağlıyacak güce sahip kılacaktır.
Rojava’daki kolektif yapılanmanın geleceğe damga vuracağı daha gerçekçi bir yaklaşım olur. Rojava deneyimi, yeniden buluşacak Kürdistan parçaları için, tarihi bir zenginlik olarak algılanacak, Türkiye’ye rağmen geleceği belirleyecek yaşam modeli olarak hayata geçecektir.
Toplumsal barış, uzlaşı sonucu mümkün olabilir. Türkiye ve Kürdistan toplumlarının tartıştığı, barış, siyasi uzlaşı, Kürt halkının haklarının garanti altına alınmasıyla mümkün olabilir. Gelecek, Kürtsüz ve Kürdistan'sız olmayacak. Hedef barış ise buna imza atacaklar; Türkiye ve Kürdistan halklarını temsil etme gücü taşıyanların imzalayacağı bir uzlaşı sözleşmesiyle mümkün olabilir. Yasa, şimdilerde sadece bir yazı metni; vazgeçilmez gerçeklik ise Kürt ve Kürdistan’ın varolduğu ve 1 milyonluk NATO ordusuna rağmen yenilmezliğidir.