
Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin
Demirtaş, konuşmasının büyük bir bölümünü işçi ve emekçilerin yaşadığı
sorunlara ve yasallaştırılmak istenen özel istihdam bürolarına ayırdı.
Dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmalarına da değinen Demirtaş, CHP
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun AKP’nin getirmek istediği tuzağı
iyi görmesi gerektiğini belirterek, “Tek bir arkadaşımız kendi ayağıyla
ifade vermeye gitmeyecek. Öyle kolay olmayacak, tereyağından kıl çeker
gibi olmayacak. Bu grup ömrünün yarısını cezaevinde geçirdi, siz
mezarlığın yanından geçerken korkudan türkü söyleyen tiplersiniz” dedi.
Halkların Demokratik Partisi Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş,
partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
Grup toplantısını KESK, DİSK, TTB ve TMMOB gibi sendika ve meslek
örgütlerinin genel başkanları, temsilcileri ile çok sayıda konuk
dinledi. Demirtaş, Ezidî halkının Çarşamê Sor bayramını kutlayarak
konuşmasına başladı. Demirtaş’ın konuşmasından satır başları şöyle: "1
Mayıs yaklaşıyor emekçinin sorunları sadece 1 Mayıs ile ifade
edilebilecek durumda değil. Biz işçi sorunu emekçi ve çalışanın sorunu
derken küçük bir grubun sorunundan bahsetmiyoruz. Türkiye’nin yüzde
85’lik nüfusunun sorunundan bahsediyoruz. Uzun yıllardır emekçinin hakkı
gasp edilirken, buna karşı direniş de gelişiyor. Fakat hiçbir dönem
2016’da yaşanan hak gaspı kadar yaşanmadı. Bizim dokunulmazlığımızı da
konuşacağız, ama şu anda işçiye dokunmayı ön gören yasa parlamenter
dokunulmazlığından daha ciddi bir mevzudur.
İşsizlik oranı çok yüksek; böylesine bir ortamda işçiyi kendi hakkını
aramandan aciz bırakılan bu dönemde bir de bu yasa geçerse biz işsizlik
değil kölelik ülkesi olacağız. Parlamento bu yasaya karşı çıkamazsa vay
halimize.
‘Özel istihdam büroları araç kiralama şirketleri gibi olacak’
Bir grup işçiyi patrona kiralayarak gelir elde eden dayı başları var
şimdi bunun modern dayı başı olarak getirmek istiyorlar. Dayı başı
kravat takacak. Dayı başı kravat taktı diye bu iş işçiden yana bir
uygulamaya dönüşmeyecek. İstihdam yer ülke için lazım; Türkiye’nin
üretime dayalı istihdamı artırması lazım. İktidar, biz işsizliği
azaltmaya çalışıyoruz diyerek, sunmaya çalışacak. Şu anda Türkiye’nin
birçok yerinde istihdam büroları hazırlanmış, sadece bu yasayı
bekliyorlar. İşçi kardeşlerimin affına sığınarak, söylüyorum; araç
kiralama şirketlerine benzer bir model oluşturacaklar. Yine beni affedin
bir mal gibi kiraya verilecekler. Bunu kiralayanı bunun işvereni mi
olacak hayır siz gideceksiniz sizi kiralayanın tarlasında fabrikasında
çalışacaksınız. Patron artık sizi kiraya veren şirkettir. Bu durumda
büyük patronlar, sözleşmeleri işçilerini işten çıkaracak. Dolayısıyla
çalışanlar için de bir tehdit. Patronlar ucuz çalışan işçi kaynağına
yöneleceklerdir. Bunların büyük bir bölümü de kurulmuş, bu yasanın
çıkmasını bekliyorlar. Bunları kuranların büyük bir bölümü de iktidara
yakın isimler. Bunlar istihdamı arttıran işler değil. Bunlar büyük
sermaye sahiplerine ‘Gel burada bedava işçi var’ çığırtkanlığından başka
bir şey değil.
‘Taksim eleştirileri duymamak için yasak’
1Mayıs’ta Taksimi yasaklamasa 1 milyon kişi çıkacak hükümeti
eleştirecek. Panik bundandır. Burada anlattığımız sorunları Taksim’de
sendika temsilcileri 1 milyon kişiye, bütün dünyaya anlatacaklar. Bu
yüzden Taksim yasak. Toplum bütün bu gerçekleri duymasın diye yasak.
İşçi hareketinin biteceği yerde demokrasi biter. Bitirmek istedikleri
hepimizin geleceğidir. Bu yüzden herkes 1 Mayıs’ta Taksim’de olmalıdır.
Nerede bir alan varsa o alanı doldurup, emekçinin sesini yükseltmemiz
lazım. Taksim’de gerçekleşen bütün siyasi olaylar Taksim’den
vazgeçmemizi gerektirmez ama nerede alanlar varsa orası doldurulmalıdır.
Bu tarihi dönemde tartışmayı Taksim oldu mu olmadı tartışmasına
indirgemek lazım. Meydanlar inlemedikçe, işçi yumruğunu alana vurmadıkça
bu işler düzelmez. Ses gür çıkmalı ki parlamentoda sizlerle olan
milletvekilleri iktidarın bu zulmünü durdursunlar.
‘AKP’nin teklifi tam bir kurnazlık teklifidir’
Dokunulmazlık haftaya tartışılacak. Biz dokunulmazlık zırhını arkasına
sığınmış bir grup değiliz. Milletvekilleri kürsüde yaptıkları konuşmalar
dışında dokunulmazlığa sahip olmasın. Milletvekilinin elindeki tek güç
konuşmasıdır. Bundan dolayı soruşturma açılmasın bunun dışındaki bütün
suçlar dokunulmazlığa açılsın. Hırsızlık mı yaptık, biz yapmadık ama
yapanlar var hemen soruşturma açılsın. Bir milletvekili birini dövse
dokunulmazlığı var senle ne farkımız var. Sana soruşturmaya açılıyorsa
bana da açılsın. Biz bundan korkmuyoruz. Milletvekili Yargıtay’da
yargılansın diyoruz. Türkiye gibi yargının bağımsız olmadığı bir ülkede
suiistimal olmasın diye diyoruz. HDP’nin teklifi bu, şu gün getirsinler
bütün grubumuz evet diyeceğiz. AKP’nin teklifi tam bir kurnazlık. Mevcut
dosyalarla tek bir tartışma yapılmadan, tamamı kaldırılacak. HDP için
kaldırılacağı da açık. Bunu şevkle de söylüyorlar. Amaç HDP’yi yargı
önüne çıkarıp linç etmek.
‘Kılıçdaroğlu, AKP’nin tuzağını iyi görmeli’
Ülkenin Cumhurbaşkanı açık bir şekilde topluma yalan söyleyerek, algı
oluşturdular. Uyduruk iki gazetenin yalanından başka ortada bir şey yok.
İspatlayın dedik ispatlamadılar. Hem saraydaki zata hem de stajyerine
söylüyoruz. Biz dokunulmazlık zırhının arkasına sığınarak, siyaset yapan
bir parti değiliz. Bakanlarla ilgili ‘hayır’ oyu verenler, bugün bizi
yargı önüne atıp, linç etmek istiyorlar. Biz mevzuyu çok abartacak
değiliz. Bu günaha ortak olmak isteyen herkes parmak kaldırır. Siyasi
fatura bu parmağı kaldıran olacaktır. Kılıçdaroğlu’nun bu tuzağı iyi
görmesi gerekir. CHP’nin de bizim de teklifimiz var. Yarın AKP
dokunulmazlıkları kaldırdı demeyecekler CHP kaldırdı diyecekler.
Hırsızlar, tecavüzcüler itibar sahibi olacak, biz linç edileceğiz.
‘Parlamento onların ama seçeneksiz değiliz’
Tek bir arkadaşımız kendi ayağıyla ifade vermeye gitmeyecek. Öyle kolay
olmayacak, tereyağından kıl çeker gibi olmayacak. Bu grup ömrünün
yarısını cezaevinde geçirdi, siz mezarlığın yanından geçerken korkudan
türkü söyleyen tiplersiniz. Siz ısrarla hayır diyecekseniz. Bizim de bu
adıma karşı atacağımız bir adım vardır. Tüm seçenekler masada. Bizi
buraya gönderenler insanlarımız korkmasın. Bize oy veren destek sunmuş,
herkes korkacak bir şey yok, paniğe gerek. Başımıza ne getirirlerse
getirsinler barış yolundan demokratik siyasetten vazgeçmeyeceğiz.
Parlamento onların ama biz de seçeneksiz değiliz.
Şiddeti tırmandıran AKP ve MHP’dir
Burada amaç terörle mücadele değil. Şiddeti tırmandıran AKP ve MHP’dir.
Bizim yüzümüzden dağa çıkan yok. PKK’yi var eden büyüten, dağa çıkaran
siz ama sorumlusu biz. Bir cesur savcı çıksa şu çakma milliyetçi
stajyere soruşturma açsa. 10 Ekim’deki Ankara’daki katliamdan haberleri
olduğu ortaya çıktı. İstihbarat raporu ortaya çıktı. 10 Ekim’den sonra
bu işler devletin bilgisi dışında olmaz dedim ama bana ‘vatan haini’
dediniz. Var mı cesur bir savcı bunlara soruşturma açacak. Biz bir
mitingde konuşuyoruz, Ankara’ya gelmeden fezleke gelecek. Biz öyle tıpış
tıpış gidip AKP’nin hukuk komisyonlarında yargılanmayız. Adaletin
kestiği parmak acımaz derler, ama burada adalet yok ki. Yapılacak oylama
HDP’nin dokunulmazlığının kaldırıp, kaldırılmayacağı oylama değil,
başkanlığa ‘evet’ ya da ‘hayır’ oyudur. Bugün zulme de başkanlığa da
hayır diyoruz.”