• YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon vurgununun ekonomiye maliyetinin 90 milyar dolar olduğunu söyledi.

 

YENİ Parti, borsadaki fon vurgununda bakanlar ve milletvekillerinin de aralarında olduğu AKP’li isimlerin rol aldığına dikkat çekerken, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, fon vurgunuyla ilgili paylaştığı videoda, vurgunun ekonomiye maliyetinin 90 milyar dolar olduğu belirtildi.

Özgür Özel’in sosyal medya hesabından “Asrın soygunu, para neredeyse hesap oradadır” ifadeleriyle paylaşılan videoda, Tera’nın TLY fonunun halka açıldığı tarihten itibaren yaklaşık yüzde 980 yükseldiğine, Şimşek'in "biliyoruz" açıklamasının ardından da fonun yaklaşık yüzde 267 daha büyüdüğüne dikkat çekildi. Yaklaşık 800 milyar liralık bir yapı oluşturulduğu ve bunun 16 Eylül 2026'da küçük yatırımcıların üzerine yıkıldığı belirtilen videoda, fon vurgununun ekonomiye maliyetinin 90 milyar dolar olduğu aktarıldı. Videoda şunlar paylaşıldı:

131'den bir örnek

* Tasfiye edilen 131 fondan sadece birini anlatalım. 11 Mart 2021... Tera, TLY isimli serbest fonu kurdu. Fon halka kapalıydı, yalnızca 12 yatırımcı işlem yapabiliyordu. Dört yıl boyunca fiyatı artırıldı, tam 863 kat... Henüz küçük yatırımcı içeride değildi. Sonra kapı açıldı. SPK, 7 Ağustos 2025'te fonun halka açılmasına izin verdi. 12 Ağustos'ta TLY, yatırımcıların karşısındaydı. Fon yükseldikçe yeni yatırımcı geldi, yeni yatırımcı geldikçe daha da yükseldi. Sermaye piyasalarında işlem gören bazı yatırım fonlarının ve o fonlardaki şirketlerin değerleri ekonomik gerçekliğe aykırı şekilde kağıt üzerinde yükseltildi. Artık çarkın içinde küçük yatırımcının birikimi vardı.

Manipülasyon biliniyordu

* 4 Kasım 2025... Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, açıkça "Bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların da yapıldığını biliyoruz" diyordu. Yani manipülasyon bilinmiyor değildi, biliniyordu. Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi, fonlarla ilgili düzenleme yapılması için SPK'ye tavsiye kararı verdi. Aradan aylar geçti. On binlerce küçük yatırımcı şişirilen fonların içine çekilmeye devam etti.

Çark hiç durmadı

* Uluslararası finans şirketi MSCI, 23 Haziran 2026'da Türkiye'yi uyardı. Peki bütün bu uyarılar yapılırken ne oldu? TLY halka açıldığı tarihten itibaren yaklaşık yüzde 980 yükseldi. Mehmet Şimşek'in "biliyoruz" dediği günden sonra bile yükseliş sürdü. Fon yaklaşık yüzde 267 daha büyüdü. Herkes biliyordu ama çark dönmeye devam ediyordu.

Fatma Betül örneği

* AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya da Nisan'da bu hisselerden birini aldı ve bekledi. 27 ev parası yatıran Kaya, 367 ev parası alıp çıktı. Kurulan 800 milyar liralık çark, 16 Eylül 2026'da küçük yatırımcının üzerine yıkıldı.

Daha kimler korunuyor?

* Manipülasyonun odağındaki o şirketlerin yönetiminde bizzat Erdoğan'ın önemli koltuklara atadığı isimler de yer aldı. Hepsinin yolu aynı yerde kesişiyordu. Üç yıl önce 11 ilimizde deprem yaşadık. Asrın felaketinin maliyeti 100 milyar dolarken asrın vurgununun ekonomiye maliyeti 90 milyar dolar. Asrın soygununu yapanların sıralı tam listesi, AKP'nin elindeydi. YENİ Parti açıklamasa saklayacaklardı. Kim bilir daha kimler korunuyor?

455 bini aşkın yatırımcı

* Bu çarkın altında ezilen 455 bini aşkın yatırımcı var. Her birinin arkasında bir ev, bir aile, bir birikim var. Aileleriyle birlikte 2 milyondan fazla mağdur yurttaş var. Parasını geri almayı bekleyenler için adres bellidir: Para neredeyse hesap oradadır. ANKARA

***

5 şirket daha TMSF'ye

Fon soruşturmasında Tera Yatırım, Destek Yatırım, Hedef Yatırım, Destek ve Tera Finans şirketleri TMSF'ye devredildi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan (BDDK) yapılan açıklamada, son dönemde yaşanan gelişmelerin ardından yapılan değerlendirme kapsamında Tera Yatırım Bankası, Destek Yatırım Bankası, Hedef Yatırım Bankası ile Destek Faktoring ve Tera Finans Faktoring yönetimlerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmesine karar verildiği duyuruldu.

***

Oğul Yazıcı için jet hızı

Fon soruşturması kapsamında AKP'li Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın da olduğu 5 kişinin de malvarlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir kararı duyuruldu, son jet hızıyla kaldırıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili kurumlara gönderilen yazıda, soruşturma kapsamında malvarlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan bazı şüpheliler hakkında “alınan ifadeler ve toplanan diğer deliller” doğrultusunda yeni bir değerlendirme yapıldığı belirtildi. Bunun sonucunda AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı, Ali Emre Ballı, Güven Çapan, Hayati Efe Oğuz, Murat Yönaç hakkındaki tedbirlerin ve işlemleri durdurma kararının kaldırılmasına karar verildi.

Başsavcılığın önceki yazısında, şüphelilerin devir, satış, bağış, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi ve para transferi gibi malvarlığını azaltabilecek işlemleri için tedbir uygulanması, hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarının dondurulması istenmişti.

***

Ertan Aydın da içindeymiş

Fatma Betül Sayan Kaya ve Nihat Zeybekci'nin ardından, AKP'nin geçmişte seçim kampanyalarını yürüten eski milletvekili Ertan Aydın'ın da fon soruşturması kapsamında yurt dışına çıkış yasağı konulan isimler arasında olduğu ortaya çıktı. Aydın, 2025'te yaklaşık dört ay süreyle TERA'nın yönetim kurulu üyeliğini yaptı. Aydın, 2012-2014 yılları arasında Başbakanın Siyasi İşlerden Sorumlu Başdanışmanı olarak görev yaptı. Pollmark Araştırma Şirketi'nin kurucularındandır.

***

Tera'ya iki tutuklama,  toplamda 58'e ulaştı

Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Tera Portföy CEO’su Emir Münir Sarpyener tutuklandı. Böylece fon vurgununda tutuklananların sayısı 58’e yükseldi.

Borsada 16 Eylül’de yaşanan olağan dışı hareketlerin ardından ertesi gün Finansal İstikrar Kurulu toplanmış ve çeşitli tedbirler devreye alınmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK’a 17 Eylül’de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti. Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bu kişilerin 2024’ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş ve çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı. Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey’in tutuklanmasına, üç şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturmanın devamında Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, iki şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Daha sonra gözaltına alınan 8 şüpheliden 6’sı tutuklanmıştı. Bir başka operasyonda da gözaltına alınan şüphelilerden 5’i tutuklanırken, 7 kişi hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti.

Son olarak Erdin Özel ve Emir Münir Sarpyener’in de tutuklanmasıyla soruşturmada tutuklu sayısı 58’e çıktı.

***

Vurgunculara iade fırsatı

SPK, “fahiş kazanç” elde edenlerin gönüllü olarak iade edebilmesi için yeni hesaplar açıldığını duyurdu.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında tasfiye sürecine alınan yatırım fonlarına ilişkin yeni bir uygulamayı kamuoyuna açıkladı. Kurulun duyurusuna göre, tasfiye kararı öncesinde bazı fonlarda gerçekleştirilen katılma payı satışları sonucunda fahiş kazanç elde eden ve bu kazancı kendi isteğiyle ilgili fona geri vermek isteyen kişiler için Birleşik Fon Bankası nezdinde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) adına “isteğe bağlı iade hesapları” açıldı.

SPK açıklamasında, söz konusu hesapların her bir fon için ayrı ayrı oluşturulduğu belirtildi. Buna göre, gönüllü olarak iade edilmek istenen tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil edilecek. Bu paralar başka bir fona veya hesaba aktarılamayacak.

İade edilen tutarların, tasfiye kapsamında ilgili fonun katılma payı sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılmak üzere tasfiye işlemleriyle görevlendirilen Ziraat Bankası ve Türkiye İş Bankasına aktarılacağı bildirildi.

SPK, yalnızca yatırım fonlarına ilişkin iadelerle sınırlı bir düzenleme yapmadı. Borsada işlem gören ortaklıkların paylarının alım satımı ve benzeri işlemler nedeniyle elde edilen fahiş kârların geri ödenmek istenmesi halinde kullanılmak üzere de “genel hisse iade hesabı” oluşturuldu. Bu hesap da Birleşik Fon Bankası nezdinde TMSF adına açıldı.

***

26 milyondan fazla borçlu

YENİ Parti Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, bir muhtarlığa gelen tebligatların yüzde 90’ının icra borçları ve trafik cezalarına ilişkin olduğunu belirterek, yurttaşların artan borç yüküne dikkat çekti.

Tanrıkulu, icra dosyaları ile idari para ve trafik cezalarına ilişkin açıklama yaptı. Amed'de bir muhtarlıkta konuşan Tanrıkulu, muhtarlığa gelen tebligatları göstererek, “Bu gördüğünüz zarfların tümü tebligat. Bu tebligatların yüzde 90’ı icra dairelerinden gelen borçlara ilişkin tebligatlar ve trafik cezalarına ilişkin tebligatlar” dedi. Türkiye’deki icra dosyalarının sayısına dikkat çeken Tanrıkulu, “Türkiye’de şu anda 26 milyon 400 bin icra dosyası var. Her dosyada bir kişi olduğunu düşünürsek 26 milyondan fazla insanımız borçlu” ifadelerini kullandı.

İdari para cezalarına ilişkin bütçe verilerini de paylaşan Tanrıkulu, “2026 yılı bütçesinde idari para cezalarından elde edilecek gelir 388 milyar lira olarak öngörülmüştü. Bunun içerisinde trafik cezaları da var” dedi. Yılın ilk 8 ayında tahakkuk eden idari para cezalarının 1 trilyon 364 milyar liraya ulaştığını söyleyen Tanrıkulu, “Bütçede 388 milyar lira olarak öngörülen idari para cezaları, daha yılın ilk 8 ayında 1 trilyon 364 milyar liraya ulaşmış durumda” diye konuştu.

Trafik cezalarından 2026 bütçesinde 73 milyar lira gelir öngörüldüğünü belirten Tanrıkulu, şu ana kadar kesilen cezaların tutarının 165 milyar liraya ulaştığını söyledi. Tanrıkulu,  şunları ifade etti: “Trafik cezalarının caydırıcılıktan çıkarılıp bir tahsilat mekanizmasına, bütçe açıklarını kapatmanın bir aracına dönüştürülmesine karşıyız. Yurttaşlarımızın önemli bir bölümü bankalara borçlu, kredi kartlarına borçlu. Bir kredi kartını kapatıyor, başka bir kredi kartından borçlanıyor. Bir borcu diğer borçla kapatarak hayatını sürdürmeye çalışıyor. İnsanlarımız mağdur. Türkiye’nin gerçeği bugün bu.”

***

600 milyar liralık yeni açık

TÜİK’in verilerine göre 2025'te devlet gelirleri 21,4 trilyon liraya ulaşarak ciddi şekilde artsa da kontrol altına alınamayan harcamalar 600 milyar liralık yeni bir açık yarattı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Devlet Hesapları İstatistiklerini açıkladı. Buna göre; genel devlet açığının 2025'te 600 milyar 427 milyon lira olduğu tahmin edildi. Genel devlet açığının GSYH’ye oranı, 2024'te yüzde 3,4 iken 2025'te yüzde 0,9 olarak gerçekleşti. 2025'te merkezi devlet alt sektörü açık verirken, mahalli idareler ve sosyal güvenlik kurumları alt sektörleri fazla verdi. Genel devlet konsolide brüt borç stokunun GSYH’ye oranı ise 2025'te yüzde 23,7 oldu.

Genel devlet toplam gelirleri 21 trilyon 429 milyar 677 milyon liraya yükseldi. Gelirlerin GSYH içindeki payı da yüzde 33,9’a çıktı. Genel devlet toplam harcamaları ise 2025'te 22 trilyon 30 milyar 104 milyon lira olarak gerçekleşti. Harcamaların GSYH içindeki payı yüzde 34,8 oldu.

Toplam vergi ve sosyal katkı gelirleri 2025'te 17 trilyon 4 milyar 170 milyon liraya yükseldi. Üretim ve ithalat üzerindeki vergilerin toplam vergi ve sosyal katkı gelirleri içerisindeki payı, 2024'te yüzde 46,6 iken, 2025'te yüzde 44,5’e geriledi.

Gelir, servet ve benzeri unsurlar üzerindeki cari vergilerin payı yüzde 28,3’e yükselirken, net sosyal katkıların payı yüzde 27,1’e düştü. Sermaye vergilerinin payı ise yüzde 0,1 olarak değişmedi.