Panele konuşmacı olarak Londra Üniversite’sinden Dr. Derya Bayır, İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Özlem Köksal, Londra Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ayça Çubukçu ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Zeynep Gambetti katıldı.
Panelde ilk konuşmayı yapan Dr. Özlem Köksal, protestolar esnasında çekilmiş fotoğraflar ve videolar üzerinden protestolarda mizahın rolüne değindi. Köksal, sanat ve müzik aracılığıyla protestoların çok yaratıcı bir boyuta taşındığını belirtti. Ardından online üzerinden seslenen Dr. Zeynep Gambetti, protestolarda bizzat yer alan biri olarak polis şiddetine bizzat tanıklık ettiğini söyleyerek konuşmasına başladı.
Protestoların Türk ana akım medyası tarafından görmezden gelinmesini sert bir dille eleştiren Gambetti, protestoların birkaç kanal dışında sadece Twitter ve Facebook gibi sosyal medya aracılığı ile takip edebildiklerini belirtti. Protestocular arasındaki ideolojik farklılıkların, bir araya gelme konusunda bir önem arz etmediğini söyleyen Gambetti, halkın demokrasi taleplerini doğrudan sokaklara çıkarak dile getirdiklerini vurguladı. Gambetti, protestocular arasında temel söylemin ise ‘özgürlük’ olduğuna dikkat çekti.
'Direnişte BDP rol oynadı'
Gambetti’nin ardından sözü Akademisyen ve Avukat Dr. Derya Bayır aldı. Polis şiddetinin Türkiye ve Kürdistan’da yeni olmadığına dikkat çekerek sözlerine başlayan Bayır, bugüne dek Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan katliam ve haksızlıklara sessiz kalan kişilerin yaklaşık bir aydır devam eden protestolardan bir ders çıkartmalarını umduğunu belirtti.
Kürtlerin protestolara yönelik sessiz kaldıkları eleştirilerini de reddeden Bayır, gerek Sayın Öcalan’ın Gezi yorumlarının gerekse BDP milletvekillerinin girişimlerinin bu eleştirileri geçersiz kıldığını söyledi. Taksim Platformu'nun oluşmasında BDP’nin aktif rolüne değinen Bayır, Kürdistan’ın birçok ilinde protestoların düzenlenmesiyle Gezi Direnişi'nin desteklendiğine ayrıca dikkatleri çekti. Son olarak sözü Dr. Ayça Çubukçu aldı. Gezi protestolarına yönelik müdahalenin tam anlamıyla ‘devlet terörü’ olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Çubukçu, farklı inanç ve ideolojilere sahip gruplar arasındaki yabancılaşmanın protestolar sayesinde azaldığını belirtti.
'Kürtlerle empati arttı'
Protestoların AKP’nin daha fazla desteklenmemesinin güzel bir göstergesi olduğunu açıklayan Çubukçu, 40’a yakın sayıda oluşturulan halk forumlarının doğrudan demokrasinin bir örneğini teşkil ettiğini aktardı. Çubukçu, Kürtlerin yıllardır yaşadıkları baskı ve yasaklara yönelik empatinin bu protestolar sayesinde arttığını da söyledi. Farklı siyasi düşünceye sahip kişilerin bir araya gelmesiyle oluşacak dayanışmanın Kürt meselesinin çözümünde olumlu bir etki yaratmasını umduğunu dile getiren Çubukçu, son olarak Erdoğan’ın 'protestolar dış mihraklar tarafından organize edildi' açıklamalarının da Türkiye halklarının gücünü kırmak ve hükümetine ilişkin eleştirileri bastırmak amaçlı olduğunu belirtti. Panel, dinleyicilerin sorularıyla son buldu.
ÖZLEM GALİP/LONDRA