
Cizre'de katledilenlerden Çimen Tarkan, daha 6 yaşındayken babasına
JİTEM tarafından nasıl işkence edildiğine tanık oldu. Botan direnişinde
ölümsüzleşen Tarkan'ın mücadelesini anlatan kardeşi Leyla Tankan,
"Devlet onları katledilmiş olabilir ama bunu iyi bilsinler Mehmet Tunç
ve Vejin'nın arkasında mücadele edecek binlerce genç olacaktır. Onların
gözlerindeki hayat ışığını artık bizler devralacağız. Artık özgürlük
bayrağını taşıyacak çok genç var" dedi.
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 79 gün süren sıkıyönetim saldırıları
sırasında yaşamını yitirenlerinden 24 yaşındaki Çimen (Vejin) Tankan,
küçük yaşta devletin kirli yüzüyle tanıştı. Tankan, devletin zülüm ve
soykırımlarını kabul etmeyerek, direnişi seçti. Henüz 6 yaşındayken
gözleri önünde babası Osman Tankan, JİTEM çeteleri tarafından işkence
yapılarak, sakat bırakılan Tankan, hayatı boyunca babasına yapılan
zulmün hesabını sormak için mücadele etti. Lise yıllarında özgürlük
mücadelesini aktif olarak sürdüren Tankan, 2009 yılında Habur'dan giriş
yapan barış grubunu karşıladığı için 2 defa "Örgüt propagandası yapmak"
iddiasıyla gözaltına alındı.
Tankan, girdiği sınavlarda kazandığı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde
de mücadelesini sürdürdü. 2010 yılında üniversiteden mezun olan Tankan,
2015 yılında Kürdistan dağları ile tanıştı ve Botan'daki direnişle
ölümsüzler kervanına katıldı. Tarkan'ın annesi Baklisa ve kardeşi Leyla
Tarkan, ardında sıcak gülüşü kalan Tarkan'ın hayat dolu bir yaşamını
anlattı.
Tarkan'ın annesi Baklisa Tankan, kızının savaş ortamında büyüdüğünü ve yaşamı boyunca zulme ve haksızlığı karşı mücadele ettiğini dile getirerek, kızının onurlu bir yolda yaşamını yitirdiğini söyledi. Kızı ile son kez Cizre'deki 79 günlük direnişten bir kaç gün önce görüştüğünü dile getiren anne Tarkan, devlet güçlerine karşı mücadele etmekte kararlılığını gördüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın emriyle gencecik insanların katledildiğini söyleyen anne Tankan, bu katliamları yapanların bir gün mutlaka hesap vereceğini vurguladı. Kızının güler yüzüyle tanındığını dile getiren Tankan, "Devlet kızımın gülüşünü benden aldı" dedi.
'Gözlerinde özgürlüğün mutluluğu vardı'
Tankan'ın kardeşi Leyla Tankan, ablasıyla kardeş-abladan çok yoldaş olduklarını ifade ederek, "Heval Vejin sürekli halkına karşı sorumlulukla yaşadı. Özellikle babama yapılan işkenceleri gözleriyle gördüğü için onun hesabını sormak için devamlı mücadele ediyordu" diye konuştu. Ablasının sürekli başarı odaklı mücadele ettiğini anlatan kardeş Tankan, Cizre halkının ablasını çok sevdiğini ve onu bağrına bastığını söyledi. "Katliamlara karşı ablam sessiz kalamazdı" diyen kardeş Tankan, "Cizre'de onla görüştüğümde 'burada ihtiyaç varken eve gelip oturamam' diyordu. Vejin'in ordaki mutluluğunu gözlerinde okuyorduk. Gözlerinde ve gülüşlerinde özgürlüğün mutluluğu vardı" dedi.
Ablasıyla gurur duyduğunu ve şerefli bir yolda mücadele ederken yaşamını yitirdiğini söyleyen Tankan, "Devlet ablamla birlikte yüzlerce kişiye hak etmediği bir ölümü reva gördü. Onları diri diri yaktılar. Devlet onları katletmiş olabilir ama bunu iyi de bilsinler Mehmet Tunç ve Vejin'nın arkasında mücadele edecek binlerce genç olacaktır. Onların gözlerindeki hayat ışığını bizler devralacağız ve bu özgürlük bayrağını taşıyacak çok genç var" diye konuştu.
'Onların mücadelesi bizlere yol oldu'
Baba Osman Tankan ise Kürt halkına karşı yıllardır katliam politikası yürütüldüğünü, Cizre'nin ise bunun son örneği olduğunu vurgulayarak, "Cizre'de vahşet bodrumlarında gençlerimizi çocuklarımızı diri diri yaktılar. Ama unutmasınlar onlar arkalarında binlerce genç bıraktı. Onlar tarihe adlarını yazdı. Bu zulmü ve katliamı gerçekleştirenler de adlarını tarihin kirli sayfalarına yazdılar" dedi. Kızının mücadelesinin takipçisi olacağını ifade eden baba Tankan, "Kızım benim için büyük bir kayıp. Kürt halkının başı sağ olsun. Biz yıllardır büyük değerler kaybettik. Fakat onların mücadelesi bizlere yol oldu" ifadesinde bulundu.