'Kayıp Çocuklar' ve 'Taşlar'da Halepçe

Haberleri —


Halepçe Katliamı Amed’de önceki gün düzenlenen etkinliklerle anıldı. Yönetmenliğini Ekrem Heydo’nun yaptığı “Halepçe- Zarokên Winda (Halepçe-Kayıp Çocuklar)” belgeseli, Amed’de izleyiciyle buluştu. Fakhradin Hadji Salim’in, Halepçe katliamını anlatan resim ve heykel sergisi ise Amed Sanat Galerisi’nde açıldı. Gerek film gösterimi ve gerekse resim sergisi 27 Mart tarihine kadar Amed Sanat Galerisi’nde açık olacak. Film gösterimi ve sergi açılışına Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Gültan Kışanak, Mamoste Fakhradin ve çok sayıda kişi katıldı. Belgeselin ardından konuşan Halepçe’de öğretmen olan ve katliamda üç çocuğunu kaybeden Mamoste Fakhradin, 6 bin insanın yok edildiği katliamının acımasızlığını anımsattı. Katliamda birçok ailenin yok edildiğini ve kayıp çocukların olduğunu ifade etti.

Acılarımız ortak

Sergide konuşan Kültür ve Turizm Daire Başkanı Muharrem Cebe, Mamoste Fakhradin’in tüm eserlerinin Halepçe’yle bir ilgisi olduğunu ve katliamla sanatı birleştirdiğini söyledi. Daha önce yaşanan Koçgiri, Zilan, Dersim gibi  katliamları hatırlatan Cebe, “Kanalizasyon çukurunda bulunan Saddam örneğinde olduğu gibi bütün diktatörler tarihin çöplüğüne atıldılar. Kürt halkı özgürlük mücadelesiyle dimdik ayakta” diye konuştu. Gültan Kışanak da yaşanan acıların ortak olduğunu ve derinden hissettiklerini ifade ederek, Dersim Katliamı’nda benzeri olayların yaşandığını anımsattı. Kışanak, “Kaderimiz aynı ama kurtuluşumuz da aynı olacak” dedi.

Ali’nin hikayesi
Aram Tigran Kent Konservatuvarı Sinema Bölümü hocalarından Ekrem Heydo, yönetmenliğini yaptığı “Halepçe - Kayıp Çocuklar” filminde, Halepçe’deki kayıp çocukların izini sürüyor. Filmde 16 Mart 1988 Halepçe Katliamı’nda yaralı kurtulan ve İran askerleri ile yardımsever aileler tarafından sahiplenilen yaklaşık 500 çocuğun kayıp olduğu anımsatılıyor. Belgesel, İran’dan kayıp ailesini bulmak için 21 yıl aradan sonra Halepçe’ye dönen kayıp çocuklardan Ali’nin hikayesini anlatıyor. Ali'yi bağrına basan Halepçe'de, beş aile Ali'yi kaybettikleri kendi çocuğu olduğunu ümit ederek, sahipleniyor.  Yapılan DNA testi sonucu Ali ailesine kavuşuyor ama sembolik olarak tüm Halepçe'nin çocuğu olarak görülüyor. Yönetmen tüm bu aşamaları kaydederken, Halepçe katliamında üç çocuğu ölen ve iki çocuğunu kaybeden filmin diğer kahramanı Mamoste Fakhradin ise  yaşanan acıları sanatla hatırlatmaya çalışıyor.  Mamoste Fakhredin’in sanata tutunarak ve kayıp çocukları bulmak için dernek kurarak, verdiği mücadele belgesele konu oluyor.  Mamoste Fakhradin katliamda kaybettiği çocuklarının öldülerse ruhunun, eğer yaşıyorlarsa da onların anısının temas ettiği taşlarda yaşadığını düşünerek, sokaktaki taşları oyarak, sanat eseri haline getirip, aynı kıyımda çocuklarını kaybetmiş diğer ailelerin kapılarına asıyor. Mamoste Fakhradin taşları toplama gerekçesini dile gerirken “O taşlar tanıktır ölüme. O taşlar en büyük tanıktır. Ve onları topluyorum”diyor.
Film gösterimi ve resim sergisi 27 Mart tarihine kadar Amed Sanat Galerisi’nde açık olacak.

ANF /AMED


paylaş

Haberler


   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.