Yüksel Caddesi'ndeki "İşimizi geri istiyoruz" eyleminin 239. gününde bir kez daha saldıran polis, kamu emekçisi Erdoğan Canpolat'ı gözaltına aldı. Veli Saçılık, "Kolumu aldınız ama onurumu alamazsınız" diye seslendi.

Ankara'nın Yüksel Caddesi'ndeki "İşimizi geri istiyoruz" eylemi 240. gününe girdi. Sincan Cezaevi'nde sürdürdükleri açlık grevi eylemleri 120. gününe giren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek olmak ve işlerine geri dönmek isteyen kamu emekçileri ile çok sayıda destekçisi, dün basın açıklaması yapmak üzere Karanfil Sokak'ta bir araya geldi. Veli Saçılık, eyleme ampute omuzu kırıldığı için sargı bezi ile katılırken, ihraç edildikten sonra Malatya'da oturma eylemine başlayan ve bir çok kez gözaltına alınan kamu emekçisi Erdoğan Canpolat da dünkü eylemde yer aldı. Polis, bir kez daha Yüksel Caddesi'ni kalkanları ile kapatarak eylemcilerin caddeye girmesini engelledi. 

Bulundukları yerde basın açıklaması yapmak isteyen kamu emekçileri, “Nuriye ve Semih’in açlık grevinin 119. günü, Nuriye ve Semih işe geri alınsın” pankartı açtı. Açıklama başladığı gibi saldıran polis, taşınan pankartı yırttı. Emekçileri yerde sürükleyerek caddenin sonuna kadar götüren polis, Erdoğan Canpolat’ı gözaltına aldı. Veli Saçılık bulunduğu yerde açıklama yaptı. 

Saçılık, önceki gün Ankara Valiliği tarafından yayınlanan karara ilişkin “Ankara Valisi bu yetkiyi nereden alıyor. Biz basın açıklaması hakkımızı Anayasa’dan alıyoruz, siz bu yetkiyi nereden alıyorsunuz?” diye sordu. Türkiye’de en büyük suçun gazetecilik olduğunu belirten Saçılık, “Birisine haber veriyorsanız bir eylemciden daha suçlu görünüyorsunuz, bu yüzden Nazife Onay’ın yaptığı eylemi çeken arkadaşımız gözaltına alındı” dedi. 

5 Temmuz 2000’da Burdur Cezaevi'nde kolunun koparıldığını hatırlatan Saçılık, “Bu sokakta polise karşı direniyor olmak onur verici, ben onlara kolumu aldınız ama onurumu alamazsınız diyorum” diye seslendi.  


 ANKARA




Tutuklama hazırlığı


Veli Saçılık, tutuklanmaları için hazırlık yapıldığını söyledi.

Dihaber’den Barış Boyraz, dün dihaber’de yayınlanan uzun bir söyleşi yaptı. Bütün süreci anlatan ve kişisel durumunu izah eden Saçılık, hakkındaki soruşturma ve davaları şöyle sıraladı: "Bir örgüt üyeliği ve örgüt propagandasından 2 soruşturma açılmış, 2911 sayılı gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefetten 8 tane açılmış dava var, yine 2911’e muhalefetten 8 tane soruşturma açılmış. Yine bu soruşturmaların her biri için 229 TL para cezası da geliyor. Tabi bunlar benim bildiklerim."

Tutuklanmaları için de hazırlık yapıldığını kaydeden Saçılık, "Ancak suçlu olduğumuz için değil etkili eylem yaptığımız için tutuklayacak ve yargılayacaklar. Benim için kızımdan ailemden ayrı kalmak dışında cezaevinde yatmak problem değil, orası bir direniş alanıdır. O gün barikat hücreye konmuşsa biz de orada direniriz. Ben işime geri dönene kadar AKP’yi rahat bırakmam" diye konuştu.





Vekil 'kaçak' sayıldı yakalama kararı verildi


HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat, İzmir’de görülen davaya katılmadığı ve savunmasının alınamadığı gerekçesiyle “kaçak” sayılarak, hakkında yakalama kararı verildi. 

HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat hakkında 2015’te Öcalan için yapılmak istenen mitingin İzmir Valiliği’nce yasaklanmasını protesto eyleminde kullandığı cümleler nedeniyle açılan davanın duruşması görüldü. Irgat hakkında “Suçu ve suçluyu övmek” suçlamasından 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya avukatları katılırken Irgat katılmadı. 

Avukatları, Irgat hakkında açılan davanın dosya kapsamı nedeniyle beraatla sonuçlanacağını belirterek, davanın sonlandırılması ve beraat kararı verilmesini istedi. Mahkeme ise Irgat’ın “Kaçak sayılmasına” karar vererek, hakkında yakalama kararı verdi.  


 İZMİR