Uzun yıllardır Türkiye'de bulunan Rojhilatlı göçmenler, çok zor koşullarda yaşamaya mecbur bırakılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından mülteci olarak kabul edilmelerine rağmen, Rojhilatlı göçmenler uzun yıllar üçüncü bir ülkeye gönderilmeyerek, Türkiye’de zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. BM'yi protesto eden Kürdistanlı mülteciler, "Kürt olduğumuz için bizi almıyorlar. Mülteciler arasında ayrımcılık mı var acaba? Mesela İran'ın Farsları hemen üçüncü ülkelere alınıyor" diyor.

Ayrımcılık Kürtlere yönelik

Türkiye’nin çeşitli kentlerinde uzun yıllardır mülteci olarak yaşayan Rojhilatlılar zor koşullar altında mücadele ediyor. 2004-2009 yılları arasında Türkiye’ye gelen Rojhilatlı mülteciler, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından mülteci olarak kabul edilmelerine rağmen üçüncü ülkelere gönderilmiyor ve BM’den de herhangi bir yanıt alamıyor. Kürt mülteciler, birçok farklı etnik kimliğe ve siyasi görüşe mensup kişilerin üçüncü ülkelere hızlı bir şekilde gönderilmesine rağmen kendilerinin gönderilmemesini, Kürtlere yönelik bir ayrımcılık olarak değerlendiriyor. Rojhilatlı mülteciler bu durumu üç gün önce Ankara’ya giderek BM Mülteciler Yüksek Komiserliği önünde protesto etti. 


Öldüler kimsenin haberi yok!
5 yıldır Agirî'de çalışma izni olmadan ve şehir dışına çıkma yasağı ile yaşadığını belirten Kani Mustafazade adlı Rojhilatlı, BM’den bir cevap beklediklerini kaydetti. Mustafazade, dosyasının Finlandiya’ya verildiğini, ancak reddedildiğini belirterek, "Herkesi gönderiyorlar, biz siyasi ve Kürt olduğumuz için buradayız. Arapları, Farsları gönderiyorlar" dedi. En azından ülkelerin konsolosluklarıyla görüşmek istediklerini kaydeden Mustafazade, "Bizim içimizde 8-9 senedir zor şartlarda yaşayan arkadaşlarımız var. Rıza Ahmedi arkadaşımız Kastamonu’da kalp krizi geçirdi. Areş Mesutzade arkadaşımız Adana’da intihar etti, hiç kimsenin haberi yok" diye belirtti.

BM cevap vermiyor

10 yıl önce İran’ın Salmas kentinden üçüncü bir ülkeye yerleşmek için Türkiye’ye giden Ali Halili ise, "Arkadaşlar uzun yıllardır buradadırlar. Çoğu BM tarafından kabul edilmiş. Üçüncü ülkeye yerleşme hakları var. Maalesef BM bize her hangi bir cevap vermiyor. Çoğu arkadaşımız maddi manevi sıkıntılar yaşıyor" diye konuştu. Kendilerinin neden üçüncü bir ülkeye gönderilmediğini BM’ye sorduklarını ifade eden Halili, şunları dile getirdi: "Bize verdiği cevaplar ise, 'Sizin dosyalarınızın çoğu siyasidir.' Siyasi olduğum için benim üçüncü ülkede yaşama şansım yok mu? Biz burada geçici olarak yaşıyoruz ve üçüncü ülkeye yerleşme hakkımız var. Benim nasıl yaşadığımı ne zorluklarda yaşadığımı kimse bilmiyor. Tek isteğimiz en kısa zamanda BM tarafından bir cevap verilmesi."

Yardım ve hizmet alamıyorlar

6 yıldır Türkiye’de yaşayan ve 4 yaşında bir çocuğu bulunan Hamide Dervişi de, iki kez başvurularının reddedildiğini dile getirdi. Dervişi’nin eşi Hejar İbrahimi ise, 2008’den beri dosyalarında herhangi bir gelişme bulunmadığı belirtti. Kimlikleri olmadığı için hastane ve eğitim hizmetlerinden yararlanamadıklarını söyleyen İbrahimi, "Şimdiye kadar BM tarafından herhangi bir yardım ve destek görmedik.  Ne yazık ki, bugüne kadar öyle bir çalışmaları olmadı bizimle ilgili. Onlara ulaşabileceğimiz birkaç numara var, ama onlar da hiç ulaşamayacak numaralar" dedi.

Siyasi nedenler

BM yasaları tarafından mülteci olarak tanındıklarını kaydeden İbrahimi, üçüncü ülkelere gönderilmemelerinin sebeplerini, şöyle açıkladı: "Benim dosyam 2009’da Kanada’ya sunulmuş. Ama Kanada ile ilgili problemler ortaya çıktı. Siyasi partilerimizden dolayı 'Kanada, Amerika ve Avustralya sizi almıyor' denildi bize. Bildiğiniz gibi, İskandinavya ülkeleri mültecileri alıyor. Ama bizi ya oraya önermemişler, ya da hiç bu ülkelerle görüşülmeden reddedilmiş bulunmaktayız. Bizim için net olan şu; Kürt olduğumuz için bizi almıyorlar. Mülteciler arasında ayrımcılık mı var acaba? Mesela İran’ın Farsları hemen üçüncü ülkelere alınıyor." 

DİHA/ANKARA