
Türkiye'de Kürt "realitesi" yarı-resmî veya yarım ağız tanındığından beri, "Kürt vatandaşlarımız" sözü sıkça duyuluyor. Kürt kimliğini Türkiye vatandaşlığı bağlamında anlamlandıran bir ifade bu. Peki, Türkiye’nin Kürt vatandaşı olmanın anlamı ne, gerçekten? İkinci sınıf bir vatandaşlık mı bu? Türkiye’de Kürt olmak nasıl bir vatandaşlık deneyimidir?
Hamza Aktan bu yalın sorunun cevabını ararken, “Kürt realitesinin” toplumsal yüzlerine bakıyor. Büyük resmi oluşturan somut yaşam dünyalarına mercek tutuyor.
Farklı alanlarda Kürtler
Kürtlerin anadillerini konuşma ve konuşamama deneyimleri… Kürt kentlerinde Kürtlerin sosyal, kültürel sınıfsal farklılaşma süreçleri… Türk kentlerinde Kürt olmak – ve kimliğini saklayan "Ev Kürtleri"… Siyaset kariyerinde Kürtler… Popüler kültürün, kültür endüstrisinin klişeleri ve Kürt kültür üretimi… Medyada Kürt olmanın çileleri… Kürt olarak askerlik yapmak… Yurtdışında Kürt olmanın özgürlük ve darlıkları… Genç Kürtlerin rahatsızlıkları… Kürt öğrenci ve öğretmenlerin okul stratejileri… Tartışma, paylaşım ve hınç mecrası olarak internette Kürt aktivizmi… Tanıl Bora ile Burcu Tunakan'ın editörlüğündeki 196 sayfalık kitap, geçtiğimiz günlerde İletişim Yayınları'ndan çıktı.
Hamza Aktan 1983 yılında Gever'de doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nü bitirdi. Bianet, Birgün, Nokta ve Yeni Şafak gibi yayın organlarında muhabir ve editör olarak çalıştı. Gazetecilik çalışmalarına devam etmektedir.
HABER MERKEZİ