Bölgedeki köylerin yakılıp yıkılması ve uygulanan politikalar sonucu tavan yapan yoksulluk, yurttaşların göç etmesine neden oluyor. Her mevsim bir yerden başka bir yere göç etmek zorunda kalan yurttaşlar, gittikleri yerlerde zor koşullarda yaşama tutunmaya çalışıyor. Çukurova'da tarımda çalışan mevsimlik işçiler, tarım alanlarına yakın yerlerde kurdukları naylon çadırlarda kalıyor. Çoğunluğu Kürt ve Arap olan mevsimlik işçiler, yaklaşık altı ay bu köyde kaldıktan sonra İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerine mevsim hasadını toplamaya gidecek. Yaşamlarını mevsimlik hasatlara benzeten işçiler, yaşamlarının bu göçlerle hasat edildiğini kaydederek, göçebe yaşamın kendilerini yıprattığını belirtti.
Çocuklarımız aç kalmasın yeter
Kurulan çadırlarda, bir yandan günlük işleri yürüten diğer taraftan çocuklara bakan ve tarlalarda çalışan kadınlar, yaşadıkları zorluklara çocukları için katlandıklarını ifade etti. Berivan Karlı, göçebe yaşama alıştıklarını ve kendileri için tek önemli şeyin çocuklarının geçimi olduğunu kaydetti. Karlı, haftanın belli günleri eşlerine yardıma gittiklerini ve çocuklarını da yanlarında götürmek zorunda kaldıklarını belirtti. Küçük çocuklarının tarlalarda bazen hastalandıklarını ifade eden Karlı, "Burada bizi zor durumda bırakan en önemli etken ulaşımdır. Çocuklarımız hastalandığında hastaneye götüremiyoruz. Burası şehir merkezine çok uzak ve iki kilometre yakınımızda dahi bir market yok. Temel ihtiyaçlarımızı çoğu zaman karşılayamıyoruz" diye konuştu. Karlı, kendileri için en önemli etkenin çocuklarının karnını doyurmak ve onlara sağlıklı bir şekilde bakabilmek olduğunu kaydetti.
ADANA