
Almanya'nın Baden-Württemberg, Rheinland-Pfalz ve Saksonya-Anhalt eyaletlerindeki parlamento seçimlerinde alınan sonuçlar sürpriz olmadı. 'Mülteci krizi'ni kullanarak büyük çıkış yapan aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) adlı parti ilk kez katıldığı seçimlerde üç eyalette de meclise girmeyi başarırken, Merkel'in partisi CDU ile koalisyon ortağı SPD kan kaybetti. CDU, "kalesi" olarak bilinen Baden-Württemberg'de 2011 seçimlerine kıyasla 12 puan oy kaybetti; SPD ise Baden-Württemberg ve Saksonya-Anhalt'ta neredeyse 10'ar puan oy kaybına uğradı.
Korku atmosferi sandığa yansıdı
Almanya’da pazar günü yapılan üç eyalet parlamentosu seçiminde sürpriz çıkmadı. Beklendiği gibi seçimlerde Başbakan Angela Merkel’in lideri olduğu CDU oy kaybederken, 'mülteci krizi' üzerinden üretilen korku atmosferini lehine çeviren AfD ise önemli oranda oy alarak 3 eyalette de meclise girdi. Mülteci krizini seçim kampanyasına alet ederek toplumdaki olumsuz havayı avantaja dönüştüren AfD, Saksonya-Anhalt'ta yüzde 24, Baden-Württemberg'de yüzde 15, Rheinland-Pfalz'da da yüzde 12 oyla eyalet meclislerine girdi. Böylelikle Bremen, Brandenburg, Hamburg, Thüringen ve Saksonya’dan sonra AfD’nin temsil edildiği eyalet meclisi sayısı 8’e çıktı. Yani aşırı sağcı partinin artık 16 eyalet parlamentosunun yarısında milletvekilleri var.
CDU kan kaybetti
Başbakan Angela Merkel'in partisi Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise sadece Saksonya-Anhalt'ta birinci parti olabilirken, Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinde oy kaybetti. Rheinland-Pfalz eyaletinde iktidarda bulunan Sosyal Demokrat Parti (SPD), oylarını yüzde 0,5 arttırarak, seçimleri yüzde 36 ile birinci sırada tamamladı. CDU yüzde 3.2 oranında oy kaybıyla yüzde 32 ile ikinci sırada yer alırken, AfD ilk seçimlerinde yüzde 11.7 oranında oy aldı. Hür Demokrat Parti (FDP) de oylarını yüzde 2 artırarak yüzde 6.2’ye yükselterek yeniden eyalet meclisine girdi. Yeşiller Partisi ise yüzde 10.2 oranında oy kaybederek yüzde 5.2’de kaldı. Sol Parti (Die Linke) ise yüzde 2,8 oranında oy alınca baraj altında kaldı.
CDU'nun kalesinde Yeşiller'in zaferi
Öte yandan Merkel'in partisi, 1952 yılından bu yana kalesi sayılan Baden-Württemberg'de ilk kez birinci olamadı. CDU, 12 oranında oy kaybederek, yüzde 27'ye indi, ki bu parti için rekor düzeyde düşük bir oran. CDU bu eyalette birinciliği Yeşiller'e kaptırdı. Yeşiller, Baden-Württemberg'de CDU'yu geride bırakarak tarihte ilk kez seçim galibiyeti elde etti. Resmi olmayan ilk sonuçlara göre, Yeşiller Birlik/90 Partisi Baden-Württemberg'de yüzde 30,3 oy oranına ulaştı. Oylarını 2011’deki seçime göre yüzde 6,1 oranında artıran Yeşiller Partisi gelecek 5 yıl daha iktidarda kalacak. Yeşiller'i yüzde 27,1 ile CDU, yüzde 15,0 ile AfD, yüzde 12,7 ile SPD, yüzde 8,3 ile (Hür Demokrat Parti ) FDP izledi. Buna göre SPD geçen seçime göre bu eyalette neredeyse yarı yarıya oy kaybetti.
Sol Parti barajı geçemedi
Yüzde 2,9 oranında kalan Sol Parti ise barajı aşamayarak meclise giremedi. Baden-Württemberg eyaletinde Sol Parti listesinde yarışan adaylar arasında Kürtler de vardı. Ancak Sol Parti yüzde beşlik seçim barajını geçemediği için Gökay Akbulut, Hazal Rakip ve Rausan Öğer de seçilemedi.
Baden-Württemberg'de üçlü koalisyon görünüyor
Öte yandan Başbakan Winfried Kretschmann ilk sonuçların açıklanmasının ardından "partisinin tarih yazdığını ve Yeşiller'i ülkedeki en kuvvetli siyasi parti konumuna getirdiğini" söyledi. Hükümeti kurma görevinin kendilerinde olduğunu belirten Kretschmann, Baden-Württemberg'de 5 yıl daha iktidarda kalmak istediklerini ifade etti. Ancak söz konusu seçim sonuçlarının bir SPD-Yeşiller koalisyonuna yetmeyeceği tahmin ediliyor. Bu nedenle FDP'nin ya da CDU'nun desteğinin aranması bekleniyor.
FDP geri döndü
2013 yılında federal meclise giremeyen FDP Hamburg ve Bremen'den sonra Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz eyaletlerinde de yüzde 5'lik barajı aşarak siyaset sahnesine döndü.
Saksonya-Anhalt'ta CDU birinci, AfD ikinci oldu
Saksonya-Anhalt eyaletinde CDU yüzde 3.3 oy kaybıyla yüzde 29.3 oranıyla seçimleri birinci parti olarak tamamladı. Bu eyalette de ilk kez seçimlere katılan AfD partisi yüzde 23.1 ile ikinci parti oldu. Sol Parti (Die Linke) ise Saksonya-Anhalt'ta başbakanlığa oynarken AfD'nin gerisine düştü. Yüzde 6.9 oranında oy kaybeden Sol Parti ise yüzde 16.6 ile üçüncü parti oldu. SPD ise yüzde 10.1 oranında oy kaybederek yüzde 11.4'te kaldı. Yeşiller Partisi yüzde 5.2, FDP de yüzde 5 ile kıl payı eyalet meclisine girdi.
Çoklu koalisyon dönemi başlıyor
Son beş yıldır Saksonya-Anhalt'yı CDU-SPD koalisyonu, Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz'ı ise SPD-Yeşiller koalisyonu yönetiyordu. Ancak görünen o ki Almanya'da büyük partilerin koalisyon kurabilmek için küçükler arasından tek bir partiyle anlaşmasının yeterli olduğu dönemler artık geride kaldı. Zira ne kadar çok sayıda parti meclise girerse, iki partili koalisyon kurmak da o kadar zorlaşıyor. "Büyük koalisyon" adı verilen CDU-SPD ortaklığı bile Baden-Württemberg'de koalisyon hükümeti kurmaya yetmiyor. Şimdiye kadar hiçbir eyalette iki büyük kitle partisinin milletvekili sayısının hükümet kurmaya yetmediğine tanık olunmamıştı. Dolayısıyla üçlü koalisyon seçeneği gündeme geliyor.
Almanya'nın siyasi koordinatları kaydı
Hatta Alman basınında dün çıkan kimi yorumlara göre bu seçimde Almanya'nın siyasi koordinatları kaydı. Mannheimer Morgen gazetesinin yorumunda, eyalet seçimlerinden sonra şimdiye kadarki koalisyon aritmetiğini sürdürmenin mümkün olmayacağına dikkat çekildi: "Alman siyaset sahnesinin koordinatları hiç hafta sonundaki üç eyalet seçiminde olduğu gibi yerinden oynamamıştı. Baden-Württemberg ve Saksonya-Anhalt başbakanları yine hükümeti kurabilecekler, ancak Sosyal Demokrat Parti’nin bozguna uğraması yüzünden yeni çoğunluk aramak zorunda kalacaklar. Yeşiller ve Hıristiyan Demokratların yeni koalisyonlara ihtiyacı olacak. Almanya İçin Alternatif’in, bütün partilerin ‘endişeli seçmenlerini’, geçmişe saplanıp kalmış olanların, protestocuların ve şimdiye kadar sandığa gitmeyenlerin oylarını kazandığı anlaşılıyor. Dolayısıyla üç eyalette de hükümet kurmak kolay olmayacak.”
Katılım oranı arttı
Seçimin olumlu yanı ise beş yıl öncesine göre daha fazla seçmenin sandığa gitmesiydi. Katılım oranının yüzde 50-60'lardan yüzde 70'e yükselmesi başarı olarak görülüyor.
Seçmenleri sandığa AfD çekti
Yorumlarda seçmenleri merkez partiler ya da solcu partilerin değil aşırı sağcı AfD'nin sandığa çektiği vurgulandı. Zira büyük bir seçmen kitlesi oyunu yerleşik partiler yerine, mülteci alımına derhal son verilmesini isteyen sağ popülist AfD'ye verdi. AfD, CDU başta olmak üzere tüm diğer partilerden oy kaptı. İlk kez oy kullanan seçmenlerin büyük oranının AfD'yi tercih etmesi de dikkat çekti.
Aşır sağcılar Bundestag'a da girebilir!
Öte yandan şu anda 8 eyalette temsil hakkı kazanan AfD'nin 2017 genel seçimlerinde federal meclise (Bundestag) de girme ihtimalinin doğması ise kaygına neden oluyor. 'Mülteci krizi' üzerinden yapılan tartışmaların, pazarlıkların ve kirli anlaşmaların Alman siyasetini daha uzun süre meşgul edecek olması, AfD'nin de saman alevi gibi geçmeyeceğini gösteriyor.
Yanlış politikalar AfD'nin işine yaradı
Merkel ile hükümetinin savaşı sonlandıracak adımlar atmak yerine silah satışını yükseltmesi yeni mültecilere neden olurken, basının mülteci sorununu halka yanlış yansıtarak krizden savaş mağdurlarını sorumlu tutması da AfD'nin işini oldukça kolaylaştırdı.
'Merkel sarsıldı ama yıkılmayacak'
Öte yandan kimi uzmanlara göre bu sonuçlar Merkel'i sarssa da başbakanın devrilmesi ya da istifaya zorlanması söz konusu olamaz. Uzmanlar gerekçelerini ise şöyle özetliyor: Meclis'te Merkel'e karşı çoğunluk bulunmuyor. Öte yandan mülteci politikası dışında Merkel'den memnun olanların ve CDU'lu siyasetçiyi güvenilir bulanların oranı bir hayli yüksek. Zira ülkede ekonomik durum iyi ve işsiz sayısı da oldukça düşük.
CDU: Politikamızı değiştirmeyiz
Öte yandan ilk sonuçların ardından CDU'nun Bavyera tabanlı kardeş partisi Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi, CDU'nun mülteci politikasında değişiklik yapmasını talep etti. Başından beri Merkel'in 'açık kapı' politikasına karşı çıkan CSU, sınırlı sayıda mülteci alınmasını talep ediyor. Ancak Merkel'in şimdilik sığınmacı sayısına üst sınır getirilmesi ve Türkiye ile işbirliği gibi konularda tutumunu değiştirmek gibi bir niyeti yok.
Merkel: Zor bir gündü
CDU yetkilileriyle dün sabah başkent Berlin'de bir araya gelen Merkel seçim yenilgisini "Dün (Pazar) CDU için zor bir gün oldu" sözleriyle ifade etti. Merkel, partisinin yaşadığı hezimete rağmen tepki çeken mülteci politikasını ise sürdüreceğini belirtti.
'Çözüm zaman alacak'
Mülteci planını uygulamaya devam edeceklerini kaydeden Merkel, “Kuşkusuz sığınmacılar konusunda önemli bir yol kat ettik ancak hala kalıcı bir çözüm bulamadık. Avrupa’da bir çözüme ihtiyacımız olduğunu eminim ve bu çözüm zaman alacak” ifadelerini kullandı.
Merkel ayrıca Balkan ülkelerinin sığınmacılara sınırlarını kapatma kararının Almanya’nın yararına olduğunu ancak uzun vadeli bir çözüm sunamayacağını kaydetti.
HABER MERKEZİ