
Son bir yıl içinde neredeyse her gün katliama, cinsel istismar, tecavüze maruz kalan kadınların yaşadıkları gün geçtikçe daha fazla ortaya çıkıyor. Basına yansıyanlar yaşananların sadece görünen yüzü. İstatistikler Türkiye'de her gün 5 kadının katledildiğini, her 4 kadından birinin şiddete uğradığını söylüyor. AKP iktidarı döneminde kadına yönelik şiddetin yüzde bin 400 arttığı Türkiye, kadına yönelik şiddette dünyada birinci sırada. Kadınlar, yargı ve bürokrasi eliyle ikinci kez mağdur ediliyor. 13 yaşında 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç., babasının tecavüzü sonucu hamile kalan down sendromlu 18 yaşındaki Ö.Ö., 14 yaşındaki Ö.C. davalarında tecavüzcü erkeklerden yana verilen kararlar, bu durumun en açık örneklerini oluşturdu. Son olarak ise Isparta Yalvaç'dan Nevin Y.'nin yaşadıkları ortaya çıktı. Nurettin Gider adındaki erkek tarafından defalarca tecavüze uğrayan, tecavüzcüsünü av tüfeğiyle öldürüp, kafasını köy meydanına atan Nevin Y., "Ölsem bile bu çocuğu doğurmayacağım" dedi. Nevin Y.'nin hastanede 29 haftalık hamile olduğu belirlenince, Yalvaç Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilen raporda, gebeliğin sonlandırılamayacağı belirtildi.
'O sadece bir taşıyıcı'
Nevin Y.'nin yaşadıklarına tepki gösteren kadınlar sokaklara çıktı. Kadınların istemedikleri gebeliğin sonlandırmasına izin vermeyen devletin politikalarının değiştirilmesini isteyen Esen Özdemir, "Nevin'in yaptığı hepimiz için inanılmaz bir şey. Bu tecavüzün nasıl bir suç olduğunu çok açık göstergesiydi. 'Namus böyle temizlenir' sözü hepimizin namusun ne olduğunu duyması gereken bir şey. Hala Nevin'in sesi duyulmuyor ve Nevin istemediği tecavüzcünün çocuğunu doğurmaya mahkum. Doğurup, devlete verse dahi bir kadın olarak bunu yaşayacak. O sadece bir taşıyıcı. Ona anne de denilmesini istemiyoruz. Onun yaşadıkları devletin politikalarının kadınların nasıl bir çıkmaza sürüklendiğini açık gösteriyor" dedi.
'Kadın değil aile kutsanıyor'
Zehra Saltık ise, olaydan çok etkilendiğini ve sarsıldığını belirterek, yalnızca tecavüz sonucunda değil tüm istenmeyen gebeliklerde kürtajın kadının tasarrufunda olması gerektiğinin altını çizdi. Bunun kadının en doğal hakkı olduğunu vurgulayan Saltık, devletin bunu engellemesinin ne kadar büyük bir yanlış olduğuna dikkat çekti. Bu şekilde kadınların özgürlüğünün kısıtlandığını dile getiren Saltık, devlet politikalarıyla kadının değil, ailesinin kutsandığına vurgu yaptı.
DİHA/İSTANBUL
Tecavüzcüler yine serbest!
Edirne’de, 14 yaşındaki işitme engelli kız çocuğu Z.K, yaşları 76 ile 24 arasında değişen beş kişinin istismarına uğradı. Z.K.’nın teşhisine rağmen mahkeme, zanlıları yine serbest bıraktı. Savcılık ve Çocuk Şube Müdürlüğü ise yasalar gerektirdiği halde Z.K.’yı koruma altına aldırmadı. Devlet kılını kıpırdatmazken, emekli hâkim Nilgün Kurtoğlu, 22 Mayıs’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ’e e-mail atarak, kız çocuğunun korunmasını istedi. Fakat bu çığlık da işitilmedi. Ve bir hafta önce, kusma belirtileriyle Hastaneye kaldırılan Z.K.’nın 14 haftalık hamile olduğu, yani 'korunması' gereken dönemde bir kez daha tecavüze uğradığı anlaşıldı. Halen tedavi gören Z.K.’nın kürtaj sınırını aştığı ve bu işlem için mahkemeden karar beklendiği öğrenildi. Mahkeme, son dönemde birçok tecavüzcüyü serbest bıraktığı gibi bu olayda da yine sanıkları 'tutuksuz yargılanmak üzere' serbest bıraktı.
EDİRNE