
Mainz'da Anneler Günü dolayısıyla Gezi Direnişi'nde yaşamını yitiren gençlerin annelerinin katıldığı bir panel düzenlendi.
Almanya Alevi Kadınlar Birliği'nin, Mainz-Gustavsburg Alevi Cemevi'nde düzenlediği panele, konuşmacı olarak Ethem Sarısülük'ün annesi Sayfı Sarısülük, Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan, Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan katıldı.
Sivas Katliamı'nda yaşamını yitiren Hasret Gültekin'in eşi Yeter Gültekin'in moderatörlük yaptığı ve Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Özlem Akgül'ün de katıldığı panelde ilk sözü, Berkin'in annesi Gülsüm Elvan aldı.
Gülsüm Elvan: 'Ölümü öncesi tehdit ettiler'
Gülsüm Elvan, vurulması sonucunda komaya düşen ve aylarca ölüme direnen ancak geçtiğimiz aylarda hayata veda eden 15 yaşındaki Berkin'in yaşadığı polis baskısını anlattı. Berkin'in 13 yaşındayken polislerce Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüğünü ve orada ölümle tehdit edildiğini anlatan anne Gülsüm Elvan, "O günden beri Berkin de ölüm listesine girdi. Bu, devlet için 'tehlike arzedenlerin listesidir'. Çocuğumu tehdit ettiler. Berkinim'in ölümü ardından 'elinde molotof vardı' dediler, 'taş vardı' dediler, 'sapan vardı' dediler. Ama benim oğlum ekmek almaya gitti. Oğlumun elinde ekmek vardı, ekmek! Ve bu yıl 23 Nisan'da Okmeydanı'nda bizim mahallelerdeki çocuklar, Vali Mutlu'yu protesto etmeye gitti. Polisler, orada bu çocukları sıkıştırıp; 'eğer böyle devam ederseniz, Berkin Elvan gibi sizi de vururuz' demiş!" diye konuştu.
Emsal Atakan: 'Oğlum için direneceğim'
Ardından söz alan Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan, Hatay halkının aylardır direniş gösterdiğini vurguladı. "Biz Hataylılar aylardır savaşıyoruz. Tayyip Erdoğan Hatay'da terör kampları kurdu, El-Kaide'yi barındırdı ve bizim üç evladımızı, Ahmet'i, Ali Can'ı ve Ali İsmail'i katletti" dedi.
Hatay'ın Sünni'si, Alevi'si, Ermeni, Kürt, Türk ve Arap'ıyla yanyana kardeşçe yaşadığı bir kent olduğunu söyleyen Emsal Atakan, "AKP, bizim bu kardeşliğimizi parçalamaya, bizleri bölmeye çalışıyor. Türkiyemiz aslında çok güzeldir ama yönetenler hırsız ve katil. Çocuklarımızı; tam da gençliğin baharında olan çocuklarımızı bizden kopardılar. Bugün Anneler Günü ama benim yüreğimi kopardılar, kalbimi aldılar. Evlat acısı büyük ve derin bir yaradır. Ben intiharı bile düşündüm. Ama oğlum için direneceğim. Şehitlerimiz için dik durmalıyız. Oğlum Ahmet hep şunu söylerdi: 'Biz bir ölürüz, bin doğarız.' AKP zihniyeti hep yalan dolan ve katil bir zihniyettir. Para ile satın almış insanları. Mahkemeler de ellerinde, savcılar, polisler ve hakimler de... Benim oğlum 8 ay önce öldürüldü. Ölümünden iki ay sonra kamera kayıtlarında bir değil, altı polis tarafından öldürüldüğü görüntüleri elimize geçti. Aile olarak suç duyurusunda bulunduk ama altı aydır halen mahkeme bile açılmış değil" diye konuştu.
Elmas Atakan, son olarak oğlu Ahmet'in Gezi direnişine halkı, ülkesi, barış ve demokrasi için katıldığını belirterek, "Erdoğan bizim başbakanımız değil, faşistlerin başbakanıdır. Devrimcilerin başbakanı olamaz; çünkü devrimciler namusludur, şereflidir" diyerek konuşmasını bitirdi.
Sayfi Sarısülük: Benim oğlum annesi için gitti'
Ardından söz alan Ethem Sarısülük'ün annesi Sayfi Sarısülük, "benim oğlum eve ekmek getirmek için kaynaklarda çalışıyordu. Benim çocuğum terör için gitmedi, sesini duyurmak için gitti" diyerek, Gezi Direnişi'nin temel amacını ve neden bu gençlerin hedef seçildiklerini anlattı.
Anne Sarısülük konuşmasını; "Bugün Anneler Günü ve benim oğlum yok yanımda. Benim oğlum vatanı için gitti. Benim oğlum annesi için, ablaları için gitti. Benim oğlum terör için gitmedi. Oğlumu elimden aldılar, bağrımdan kopardılar. Katil devlete bu yetmedi, şimdi de diğer çocuklarımı hedef seçti. Bir diğer çocuğumu kurşunladılar, yaraladılar, onu öldüremediler. Ve ardından 1 Mayıs'ta diğer iki çocuğumu tutukladılar. Şimdi onlar o karanlıklarda benden uzak, yalnız ve üşüyorlar" diyerek tamamladı.
'Şehit anneleri'ne destek verelim
Panelde Alevi kurumları temsilcileri de söz aldı. Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Özlem Akgül, 25 yıldır Avrupa'da var olan Alevi örgütlenmesinde başta kadınların daha aktif rol alması, kadınların bütün 'şehitlere ve şehit annelerine' sahip çıkması ve bu katliamlara sessiz kalınmaması gerektiğini ifade etti.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Özgür Öz ise, Türkiye'de 11 yıldır Alevi avının yaşandığını ve Alevilere karşı cinayetlerin işlendiğini söyledi. Öz konuşmasının devamında örgütlülüğün önemine vurgu yaparak, vicdanı olan herkesi Alevi örgütlenmesine katılmaya ve güçlendirmeye çağırdı.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu adına konuşan Pir Kasım Erdoğan ise Alevi değerlerine sahip çıkılması yönünde çağrıda bulundu.
Panel, katılımcıların sorularına verilen cevaplar sonrasında, Gezi Direnişi'nde yaşamını yitiren gençlerin annelerine plaket ve çiçekler verilmesiyle sona erdi.
Stuttgart'da direnen anneler anıldı
Stuttgart Kürt Kadın İnisiyatifi de gün dolayısıyla Mezopotamya Kültür Derneği'nde müzikli kahvaltı buluşması düzenledi. İnisiyatif adına yapılan konuşmalarda, analığın kutsallığına ve anaların görünmeyen emeğine dikkat çekildi. Barış Anneleri, Roboskili Analar ve Rojava Devrimi'nde yer alan anaların mücadelelerine değinilen konuşmalarda, anaların demokratik kurtuluş sürecinde oynadıkları öncü role dikkat çekildi.
Etkinliğe katılan Kürt, Arjantin, Türk ve Alman kadınlar, Koma Jinên Mezopotamya'nın erbane eşliğinde söyledikleri parçaları büyük bir ilgi ile dinledi. Bütün analara çiçeklerin dağıtıldığı etkinlik sonrasında, Stuttgart Halk Meclis'i Şehit Aile Komisyonu da çocuklarını savaşta kaybeden anneleri ziyaret etti.
Köln'de kutlama
Köln'de Anneler Günü, Viyan Kadın Meclisi’nin düzenlediği bir etkinlikte kutlandı. Kadınların yoğun olarak katıldığı etkinlikte, Şehit Aileleri Komitesi üyesi Müfrice Yenigün bir konuşma yaparak, başta şehit anneleri olmak üzere tüm annelerin gününü kutladı.
Yenigün’ün konuşması ardından kadınlar birlikte kahvaltı yaptı. Koma Dengê Xwezayê de bir müzik dinletisi sundu. Etkinlik, çekilen halaylarla son buldu.
Linz yakınlarında faaliyet yürüten Utamara Kadın Buluşma Merkezi'nde de farklı kimliklerden analar bir araya gelerek bir buluşma gerçekleştirdi.
Ayboğa yılın annesi
Rüsselsheim'da yapılan Anneler Günü etkinliğinde, Kürt Özgürlük Mücadelesi'nde yaşamını yitiren Zülfü Ayboğa'nın annesi İpek Ayboğa'ya 'yılın annesi' plaketi verildi.
Komala Çanda Kurd ve Barış Evi üyesi kadınların Freizeithaus'da gerçekleştirdiği etkinlikte konuşmalar gerçekleştirildi. Etkinlikte, Kürt Özgürlük Mücadelesi'nde yaşamını yitiren Zülfü Ayboğa'nın annesi İpek Ayboğa'ya Anneler Günü dolayısıyla 'Yılın Annesi plaketi verildi. Plaket yanında Zülfü Ayboğa ve İpek Ayboğa'nın birlikte çekilmiş fotoğrafı da kendisine takdim edildi.
Etkinlikte İpek Ayboğa'nın kızı Haskar Ayboğa, annesinin yaşamını yitiren oğlu ve Anneler Günü için yazdığı metni okudu.
'Keşke yaşamda olsaydın'
Anne Ayboğa'nın oğlu Zülfü Ayboğa için "Yılın annesi seçilmişim, bir taraftan gurur duydum bir taraftan tarifsiz bir acı içindeyim. Senin mertliğin, dürüstlüğün, insan sevgin, uğruna şehit düştüğün ideallerin benim için gurur kaynağı. Diğer yandan yokluğunda yaşamayı unuttum. Yılın annesi seçilmek onur verici. Ama keşke sen yaşamda olsaydın. Anneler oğullarının, kızlarının yasını tutmamalı. Oğullar ve kızlar, annelerinin yaslarını tutmalı; ama gel gör ki dünya öyle kötü, egemenler öyle zalim ki, 35-40 yıldan beridir evlatlar zamansız gidiyor. Bu çekilmez acı ve yükü biz annelere bırakıyorlar. Seni sapasağlam başını koyduğun yola uğurlarken seni kaybetmenin acısı da o an başladı. Kemiklerini bana torbada teslim ettikleri o an, o sızı artık yerini ölüme bıraktı. Ben artık yaşamıyordum. Zaten bunu bütün dünyaya haykırmak istiyorum. Böyle ölümlerden sonra annelere verilen bu acıyla o annelere 'sen yaşıyorsun denilebilir mi?..." şeklindeki ifadeleri, salonda duygulu anlar yaşattı.
Etkinlik müzik dinletisiyle sona erdi.
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA HABER EKİBİ