1892 yazında Fransız anarşisti Ravachol giyotine kafasını koyduktan sonra Octave Mirbeau, L’Endehors gazetesindeki başyazısında “Öyle ölüler vardır ki günü geldiğinde tekrar ayaklanacaktır” diye yazmıştı.

Tarihin yaprakları arasında bugün “ayaklanmış” kadın ölülerin izleri o kadar belirgindir ki...
26 Ekim 1941’de Minsk sokaklarında boynunda “Bizler partizanlarız ve Alman askerlerine ateş ettik” yazılı bir plakat asılı olarak Volodiya Shcherbatsevich ve Kiril Tirus’in arasında yürüyen 17 yaşındaki Masha Bruskina gibi.
Masha, Minsk’te Nazi işgaline karşı direniş örgütünün aktif bir üyesiydi. 14 Ekim günü yakalanan Masha tüm işkencelere rağmen hiçbir arkadaşının ismini vermedi. Almanlar ibreti alem olsun diye Masha’yı iki arkadaşıyla birlikte asmaya karar verdiler.
Önce sokaklarda dolaştırılan Masha, Volodiya ve Kiril, Oktyarskaya Sokağındaki 15 numaradaki fabrikanın kapısına getirildi. İlk önce Masha’nın boynuna urganı geçirdiler. Masha asılmadan önce çevrede toplanan kalabalığa baktı, daha sonra yüzünü arkasındaki duvara çevirdi. Bir Alman askeri Masha’nın yüzünü kalabalığa döndürmeye çalıştı. Ama genç kadın her defasında yüzünü tekrar duvara çevirdi. Sonunda cellat Masha’nın ayaklarının altındaki sandalyeye tekmesini attı.
Volodiya ve Kiril, Masha urganın ucunda hareketsiz kalana kadar boynundaki urganlarla sıralarını bekledi.   
Bundan bir ay sonra Obukhovo köyünde darağacına çıkarılan Zoya Kosmodemsyankaya, cellatlarına “teslim olun” diye seslenmişti.
Doğduğu köyde hanedana karşı isyan hazırlığı suçlamasıyla kılıçla kafası uçurulan Qui Jin’i anımsayanınız var mı? Jin aslında kadınlara aile ve hükümet tarafından gelen tüm baskılara karşı direnmeyi öğütlediği için öldürülmüştü.
Bartolina Sisa İspanyol sömürgecilere karşı La Paz’da direnen Aymara kabilesinin şefi Tupac Katari’nin eşiydi. Katari’nin 1782 yılının Nisan ayında İspanyollar tarafından yakalanmasının ardından 5 Eylül gününe kadar devam eden direnişe liderlik etti. Bugünkü Plaza Murillo meydanında kabilesinin gözleri önünde sayısız İspanyol askeri tarafından tecavüze uğradı. Sonra asıldı ve vücudundan parçalar kesilerek İspanyol askerleri tarafından kabile köylerine götürülerek ibret olsun diye sergilendi.
***
Masha’nın asıldığı yerde bugün “26 Ekim 1941’de burada faşistler Sovyet yurtseverleri K. I. Truss, V. I. Sherbateyvich ve M.B. Bruskina’yı katletti” yazılı bir anıt dikili.
Bugün Güneş Sistemini çevreleryen astreoid kuşağındaki 1793 Zoya, Kosmodemsyankaya’nın adını taşıyor.
Qui Jin’in kadınlar için Çin’de o dönem aykırı olarak kabul edilen fikirleri ürettiği Shaoxing’deki evi bugün müze.
Bartolina Sisa’nın öldürüldüğü 5 Eylül günü ise dünyada Uluslararası Yerli Kadınlar Günü olarak kutlanıyor.
***
Masha, Zoya, Jin, Sisa gibi binlerce örnek var.
Her 8 Mart’ta ayaklanan ve aramızda dolaşan ölü kadınlar. Tanıdığımız, bildiğimiz en güncellerinden, tarihin en karanlık dönemlerinde çarpışanlara kadar...
Gerçekten ölü denebilir mi onlara?