
DAİŞ çetelerinin Kobanê'ye saldırısı sonucu 5 Ekim'de Miştenur Tepesi'nde çıkan çatışmada yaşamını yitiren ve cenazesinin halen çetelerin elinde olduğu belirtilen YPJ'li Hacer Tamur'un (Delîla Gever) anne ve babası, YPJ'li Tamur'un da tıpkı aynı aileden Gıyasettin, Şerafettin, İlhami, Lokman, Melike, Yavuz, Perizade, Gülcan ve Şahabbettin gibi Kürt halkının özgürlük mücadelesinde, 'şehitler kervanı'na katıldığını dile getirdi. 2006 yılında PKK saflarına katılan YPJ'li Tamur'un çocuk yaşta halkının haklı mücadelesine tanıklık ettiğini dile getiren YPJ'li Tamur'un babası Sadık Tamur, 4 Ekim günü kızıyla yaptığı son telefon görüşmesini paylaştı.
'Kaldığı mevziyi görüyorduk'
Baba Tamur, DAİŞ çetelerinin sınırı geçmemesi için Kobanê sınırında olan Pîrsûs'ta nöbet tutarken kızının yaşamını yitirdiği haberini aldığını dile getirdi. Kızıyla yaptığı son görüşmede kızının çok mutlu olduğunu anlatan Tamur, "Ben Kobanê direnişine destek vermek için Suruç'ta sınırdaydım. Sınırı geçip Kobanê'ye gitmek istedim ancak, Türk askerleri izin vermedi. Bayram sabahı Delîla beni aradı. Bana 'Çeteler bugün burada namaz kılacaklarını söylemişlerdi. Bak baba giremediler, girmelerine izin vermedik ve vermeyeceğiz' dedi. Çok keyifliydi. Çünkü o bayram gecesi büyük bir direniş göstermişlerdi. Kızım telefonda Mıştenur mevzisinde olduğunu ve dürbünle sınırdakileri izlediğini söyledi. Adeta gözlerimin önündeydiler. Kaldığı mevziiyi biz de görüyorduk" dedi.
'Kanı özgürlük çiçeğine dönüştü'
Bayramın 2'nci günü kızını yeniden aradığını, ancak bir DAİŞ çetesinin telefona cevap verdiğini söyleyen baba Tamur, kızının cenazesinin ellerinde olduğunu, cenazeyi ancak YPG'nin elinde bulunan bir emirin cenazesi karşılığında verebileceklerini söylemesi üzerine telefonu kapattıklarını ifade etti. Baba Tamur, kızının dökülen kanının Kobanê'de özgürlük çiçeğine dönüştüğünü söyledi.
Kobanê'nin Kürt halkının onuru olduğunu söyleyen baba Tamur, YPJ'li Tamur'un da tıpkı arkadaşları gibi halkının onuru için mücadele ederken yaşamını yitirdiğini dile getirdi. Baba Tamur, Kobanê'nin düşmesini isteyenleri sevindirmemek için Kürt halkının canıyla malıyla direnmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ailesinden 10 kişinin Kürt halkının özgürlük mücadelesinde hayatını kaybettiğini yineleyen Tamur, "Kobanê'nin Kürt Özgürlük Hareketi'nin elinde kalması acımızı bir nebze hafifletecektir. Ailede birbirinden kahraman 10 şehit, Kürt halkının ve Önder Apo'nun şehididir " diye konuştu.
'Sen evlatlarından ayrılabilir misin?'
YPJ'li Tamur'un annesi Hanife Tamur ise kızıyla yaptığı son görüşmede, "Çok zorlanıyorsan Kobenê'den çık" dediğini; ancak kızının kendisine "Sen evlatlarından ayrılabilir misin? İşte ben de burada kendi arkadaşlarımdan ayrılamam. Ben burada arkadaşlarımın saçını tarıyorum. Yaşanan vahşet karşısında direneceğim. Siz şimdiden hakkınızı helal edin" dediğini aktardı.
'Komutanım, kızım…'
Kızının kendisine espri yaptığını, çatışmada pantolonunun yırtıldığını söyleyerek bir şalvar ve arkadaşı için de bir çift ayakkabı istediğini dile getiren anne Tamur, "Ben bu pantolonlara alışamadım. 'Bana HPG şalvarı ile arkadaşıma bir çift ayakkabı yollayın' dedi. O da kendisine yetişmeden şehit düştü. Komutanımın, kızımın özlemini televizyonda yayınlanan programları izleyerek dindiriyorum. Tek istediğim kızımın cenazesinin bu vahşilerden alınmasıdır. Arkadaşlarının yanında, Kobanê halkının içinde olsun cenazesi" diye konuştu.
SAMİ YILMAZ/DİHA/COLEMÊRG