
İlk gösterim Ulm'daydı
Tiyatro Kolektifi, oyunun Avrupa turnesindeki ilk gösterimini Almanya'nın Ulm kentinde gerçekleştirdi. Tohum Kültür Merkezi tarafından düzenlenen gösterime, yüzün üzerinde tiyatrosever katıldı. İki perdelik oyun, tiyatroseverler tarafından ilgiyle izlendi.
Turne programı
Oyunun Avrupa turnesi, 25 Mayıs'a kadar devam edecek. Turne boyunca oyun, yirmi merkezde gösterilecek. Gösterim programı ise şöyle: Almanya: 29 Nisan Salı, Münster; 30 Nisan Çarşamba, Gelsenkirchen; 2 Mayıs Cuma, Mannheim; 3 Mayıs Cumartesi, Karlsruhe; 4 Mayıs Pazar, Stuttgart; 7 Mayıs Çarsamba, Dormagen; 8 Mayıs Perşembe Dortmund; 9 Mayıs Cuma, Bayrout; 10 Mayıs Cumartesi, Düsseldorf; 15 Mayıs Perşembe, Duisburg; 17 Mayıs Cumartesi Köln; 18 Mayıs Pazar Bensheim. Fransa: 11 Mayıs Pazar, Metz; 14 Mayıs çarşamba, Mulhouse; 24 Mayıs Cumartesi, Creil; 25 Mayıs Pazar, Paris. İsviçre: 21 Mayıs Çarşamba Solothurn; 23 Mayıs Cuma, Basel
'Politik tiyatro yapıyoruz'
Gazetemize konuşan 'Yobaz ve…' oyununun yönetmeni Yılmaz Demiral, Ankara Tiyatro Fabrikası olarak politik tiyatroyu tercih ettiklerini söyledi. Bertolt Brecht'in 'Tiyatro eğlendirmek içindir' sözüne atıf yapan Demiral, politik tiyatronun gerekliliğini şu sözlerle anlattı: "İktidar için savaşmanın bir gün ortadan kalkmasını umut ediyorum ki o gün gelirse, sanat da gerçekten de sadece eğlendirmek için olur. Ama ne yazık ki bugün, sanatın eğlendiriciliği egemenlerin elinde bir başka silah durumunda. Bu durumda siz de sanat yaparken, egemenlerin iktidarını değiştirmeyi hedefleyen bir politik değiniyi hayata geçiriyorsunuz. Zorunlu olarak da sanat böylece politikayla buluşuyor. Her sanatçının politik sanat yapması gerektiği gibi bir iddiamız yok; ama bu koşullarda politik sanat da ortaya çıkıyor."
'Göçmen seyircide tiyatro kültürü'
Avrupa'da ancak dar bir kesime ulaşabildiklerini ve bunun olumsuz bir durum yarattığını söyleyen Demiral, göçmen tiyatro seyircisine ilişkinse şunları söyledi: "15 yıllık Avrupa turnelerinde şöyle bir evrimle karşılaştım: İlk yıllarda tiyatroya gelenlerin her birinin yanında bir çocuk, ellerinde döner-ekmek oluyordu. Tiyatro izlerken salon çocukların bağırtısı çağırtısından geçilmiyordu. Şimdiyse neredeyse çocukların getirilmediği, salona yiyecek içecek getirilmeyen bir hale dönüştü. Tiyatro seyirciliği yavaş yavaş bir kültür olarak içselleşti."
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/ULM