
Sorumluluk gereği erken seçim hükümetinde yer alacaklarını belirten HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, “Bu hakkın önünü kesmeye dönük fiili yaklaşımlar geliştiriliyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil” dedi.
7 Haziran genel seçiminde AKP’nin tüm engel ve saldırılarına rağmen yüzde 13.1 oy oranıyla Meclis’e 80 milletvekili sokan HDP, erken seçim tarihin netleşmesi ardından çalışmalarını hızlandırdı. HDP, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı ardından dün il başkanlarıyla bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen toplantı öncesinde HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erken seçimin Türkiye halklarına AKP tarafından dayatıldığını belirten Yüksekdağ, “Bu dayatılmış dönemde, halkın iradesinin korunabilmesi için geçici seçim hükümetinde yer alma bir sorumluluktur. Bu hakkın önünü kesmeye dönük fiili yaklaşımlar geliştiriliyor. Ötekileştirici ve dışlayıcı çaba ve yaklaşımlar HDP’ye dönük sürdürülüyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bütün itme çabalarına rağmen seçim hükümetinde yer alma tavrımızın, Türkiye’yi krize boğan bir siyasete karşı çözüm duruşu olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Sorumluluk üstleniyoruz “Sarayın müdahalesiyle Türkiye’deki partilere koalisyon kurdurulmadı” diyen Yüksekdağ, koalisyonla siyasi istikrarın sürdürülme ihtimali varken Türkiye’nin kaosa sürüklendiğini vurguladı. Bu krizin içerisinde AKP hükümetinin çözüm için yapmadığını HDP’nin yapacağını kaydeden Yüksekdağ, krizin sona ermesi için sorumluluk üstleneceklerini belirtti. İsim tartışması yok Seçim hükümetinde yer alacak bakanlara ilişkin MYK toplantısında isim tartışmasının yaşanmadığını dile getiren Yüksekdağ, “her bir milletvekilinin bu görevi üstlenebileceğini” ifade etti. Yüksekdağ, önümüzdeki süreçte gelişmelere bağlı olarak bir isim tartışması yürütülebileceğini de ifade etti.HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın dile getirdiği “kabinenin yarısı kadınlardan oluşmalıdır” önerisini tekrarlayan Yüksekdağ, “Kadın iradesinin merkezi siyasette eşit bir biçimde yansıtılması, toplumdaki kutuplaşma ve kaos gibi daha çok erkek siyaseti ve zihniyetinin ürünü olan yaklaşımların ortadan kaldırılması için önemli bir rol oynayacaktır” diye konuştu.
Demokratik usulle belirlenmeli
İsimleri Başbakan Davutoğlu’nunun belirlemesinin yasal hakkı olduğunu kaydeden Yüksekdağ, tek başına hükümet cephesinden ‘ben belirledim şu isimler oldu’ yaklaşımının doğru olmayacağını ifade ederek şöyle dedi: “İsimler demokratik usul gereği bizimle konuşulmalı. Diyaloga açık bir anlayış üzerinden bu isimler belirlenmeli. Karşılıklı görüşmeler çerçevesinde, siyasi ciddiyete ve saygınlığa dayanan bir diyalog çerçevesinde bu isimler belirlenmeli. Böyle olmalı ki siyasetteki bu kutuplaşma yumuşasın, Türkiye’nin nabzı biraz daha yavaşlasın.” HDP’nin hedefi yüzde 20 Eşbaşkanlar olarak seçim hükümetinde yer almayacaklarını, HDP’yi 1 Kasım seçimlere hazırlayacak kampanyanın birinci dereceden sorumluları olacaklarını belirten Yüksekdağ, iddialı konuştu: “Yüzde 20 bandını zorlayan, Türkiye’de bir durum değişikliğine yol açabilecek bir oy oranına ulaşmayı hedefliyoruz. Kendimizi sadece ana muhalefet olmayla sınırlamak istemiyoruz.”
Değişimi sağlayacak HDP’dir
Türkiye’de yönetimin ve yönetim yapısının demokratik bir şekilde değişebilmesi için sandıklardan demokratik bir iradenin çıkmasının önemine vurgu yapan Yüksekdağ şöyle konuştu: “HDP, Türkiye’deki bu değişimi sağlayacak siyasetin ta kendisidir. Bu nedenle yönetime aday olacak bir oy oranıyla çıkması gerekir. Rejim bir değişim süreci yaşıyor. Birileri rejimi faşizan bir şekilde değiştirmek istiyor. Böyle bir değişim mücadelesi var ama bir taraftan da Türkiye toplumu 7 Haziran’la birlikte bir değişim sürecine girmiş. 1 Kasım seçimleri de bu yürüyüşe güç vermiştir.”
DİHA/ANKARA