
Sonuç bildirgesi
Kürt edebiyatının ilerlemesinde emeği olan ve yaşamını yitiren PKK’li Şîlan Baqî, Hamza Yavuz (Vasfi), Mustafa Gezgör (Zamanî) ile Laz Ali’ye adanan konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede şunlar ifade edildi: “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı inşa hamlesi, insanı temel alan, ideolojik mücadele eksenli olarak kişilikte de yeniden inşayı amaçlayan yanlarıyla en derinlikli dil olarak edebiyatla kopmaz bağlar içinde olduğu tartışmasızdır” ifadelerine yer verilen bildirgede, Kürt toplumsallığının kendi tarihselliğinde edebiyatla günümüze ulaştırdığı değerler birikimi, mücadele edebiyatıyla harmanlanarak demokratik ulus inşasında yeniden yaşamsallaşacaktır. Kürt özgürlük hareketinde yaratılan edebi birikim, modern çağda gerek kapitalist-modernist gerekse de onun alternatifi olabilecekken bir başka versiyonu olmaktan kurtulamayan reel sosyalist toplumsal biçimlenişlerde oynadığı rolü daha kapsamlı ve derinlikli olarak oynama potansiyeline sahiptir.
PKK öncülüğünde gerçekleştirilen ulusal-toplumsal dirilişte çağdaş edebi miras ve birikim zor şartlarda ve kısıtlı imkânlarla yaratılmıştır. Söz konusu birikim toplumsal değişim, yeni toplum ve yeni insan adına küçümsenemez gelişmelerin zihinsel, ruhsal arka planı olarak her dönemde etkisini sürdürmüştür. Kürdistan özgürlük dağlarında gerillanın üzerinde yükseldiği, kahramanlığıyla yarattığı, giderek kendisini her defasında binlerce kez yaratan edebiyat bu karakteriyle günümüzde her zamankinden daha fazla yaşamın kurucu unsurlarından biri görevindedir.
Konferansımız, Kürt edebiyatına özlemleri, yaşam ve mücadeleleri giderek eserleriyle ölümsüzlük kazandıran edebi kişilikler ile diriliş mücadelesine söz ve eylem güçleriyle ivme kazandıran, kendi öykülerini kuran ve yaşayan ölümsüz devrim şehitlerinin buluştuğu tarihsel eşik olmuştur. Bu açıdan anılan eşikteki buluşma tarihseldir, günceldir. Melayé Cıziré, Ehmedé Xanî, Feqiyé Teyran ve Baba Tahiré Uryan’ın bıraktıkları yankının Kürdistan dağlarındaki birleşik sedasını kesintisiz kılan diriliş şehitlerimiz bu eşiğin güç ve moral kaynaklarıdırlar” denildi. Delil Doğan, Doktor Mahir, Cemşid Siyamend, Hamza Yavuz, Mustafa Gezgör, Şîlan Baqî yoldaşların Amed zindanında Mazlum Doğan ve Ferhat Kurtay’dan devr alarak Kürdistan dağlarından sürdürdükleri edebi çabaların toplumsallıkta karşılık geldiği anlam diriliş devrimi edebiyatı olduğu, yine romanda, şiirde, destanda kurulan zihinsel, ruhsal ve düşünsel dönüşümün bütün bu özellik ve işlevleriyle edebiyatın toplumsal dönüşümdeki özel tarihi niteliğinde olduğu kaydedilen bildirgede, “Nasıl bir edebiyat sorusunun Kapitalist ulus devletçi ve reel sosyalist gerçekleşmelerde bulunamayan yanıtları kadar Kürt milliyetçiliği adına yapıla gelen aşiretçi, işbirlikçi ve ihanet sınırlarındaki kimi örneklerin de edebi değer arz edemeyeceği kesindir.
Bütün bu bakımlardan konferansımız, mücadele sahalarında dirilişten demokratik kurtuluş ve inşaya uzanan edebiyat geleneğimizin canlı, kendini kişiliklerde temsile kavuşturan yeni insanın ruh dünyasını ifade eden derinlikte süreklileştirilmesi gerektiğini önemle vurgulamıştır. Edebiyatın toplumsallaşmanın oluşum ve sürekliliğindeki gücünün yaşamın her alanında hissedilmesinde gelenekten yeni toplumsal geleceğe oynadığı role her bireyin yetenek, enerji ve birikimini katabileceği, bunun görev olarak anlaşılması gerektiği dile gelmiştir. Mücadelenin temsil alanlarında dönemin dili olarak edebi çalışmaların en üst düzeyde ele alınmasını bu anlamda yerinde ve doğru bir yaklaşım olarak benimsemiş, bütün bu kapsamlı ele alışın somut ifadesi olarak bazı kararlara ulaşmıştır.”
Halk edebiyatını arşivleme
Demokratik ulusun dayandığı toplumsal kültürün canlı tutulmasında rol ve işlev sahibi olmuş sözlü edebiyatın şiir, masal, fabl ve dengbejlik tarzındaki değerlere ulaşmayı temel bir görev olarak önüne koyan konferans, bu konuda önemli kararlar aldı. Bildirgede şöyle denildi: “Halk edebiyatının bütün bileşenlerine ulaşıp arşivlenmesi acil bir görev olarak görülmüştür. Önderliğimizin taslağını oluşturduğu ve devrimimizin çoktan hak ettiği romanın gündeme alınması gerektiği belirtilmiş, bu konuda özgürlük hareketinin ulaştığı her mekanı edebiyat ve özelde romana yansıtmayı kararlaştırmıştır. Bu anlamda gerekirse bir edebiyat hamlesi biçiminde Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı inşa hamlesine katılacağı belirtilip uygun kararlara gidilmiştir. Mücadele değerlerinin edebi eserler haline getirilmesi çalışmalarının yürütüleceği edebiyat akademilerinin belirli merkezlerde açılması gerektiği kararına ulaşılmıştır. Mücadelemizin şehitler gerçeğinin en üst düzeyde ifadelendirilmesi olarak Önderliğimizin; “Şehidi teorileştirdik” belirlemesinin bütün edebi çalışmalarda esas alınması da kararlaştırılmıştır.”
‘Edebiyatçılar sorumluluk almalı’
Konferansın önemli bir gündeminin özgür kadın çizgisi temelinde, Beritan ve Zilanların yolunda kadın edebiyatı kendisini örgütleyeceğine vurgu yapılan bildirgede, şu çağrılar yapıldı: “Önderliğimizin dediği gibi, ‘özgür kadın özgür toplum demektir’ şiarıyla edebiyat alanında toplum ve kadın özgürlüğünün kadın edebiyatıyla ifadelendirilmesi açısından konferansımız önemli bir kararlaşmayı da açığa çıkarmıştır” ifadelerine yer verildi. “Kürdistan özgürlük dağlarına edebi değerlerimizin halka taşırılmasında, mücadele birikimimizin demokratik kurtuluş ve özgür yaşam hamlemizle demokratik ulusal belleğe dönüşmesinde akacak enerjinin edebiyatımızın sesi, sözü, şiiri, romanı, destanı olarak demokratik ulusal varlığımızın ifadesi olacağını önemle belirtmiştir” sözlerine yer verilen bildirgede, “Bunun ulusal -toplumsal bir sorumluluk biçiminde anlaşılması gerektiğinin altını çizerek, bütün kadro, militan, yurtsever ve özelde edebiyatçıları bu anlamda görev ve sorumluluk almaya davet etmiştir.”
Alınan bazı kararlar ise şöyle:
*“Edebiyat çalışmalarında yer alan ve şehit düşen bütün arkadaşların edebiyat hareketimizin onur üyesi olarak kabul edilmesi,
* Şehit Mahir arkadaşın anısına her yıl şehadet yıl dönümünde kitap sergisinin açılması,
* Edebiyat şehitlerinin yaşamlarının araştırılıp çalışma ve ürünlerinin korunarak arşivlendirilmesi, uzun vadede oluşacak bir kütüphanede bu eserlerin halka sunulması,
* Faili meçhul cinayetlerde şehit düşen yurtseverlerin bütün edebiyat çalışması yürütülen alanlarda araştırılarak yaşamlarının tanıtılmasını, bunun akademi, okul vb. edebiyat çalışması yürütülen yerlerde teşvik edilerek ele alınmasının sağlanması,
* 2 Ekim 2000 yılında şehit düşen Şehit Cemşîd Siyamed arkadaşın şahsında elverişli alanlarda bütün şehit düşen edebiyatçı arkadaşların günü olarak anılması,
* Edebiyat komitesi, tüm çalışmalarının merkezine Önderliğin özgürlüğünü koyarak çalışmalarını yürütmesi,
* Önderliğin savunmalarında, çözümleme ve röportajlarında edebiyat üzerine yapmış olduğu değerlendirmelerin toplanılması, derlenmesi ve kitaplaştırılarak basılmasını ve dünyanın yaygın olarak kullanılan dillerine çevirisinin yapılması
* Önderliğe ilişkin (öykü, şiir, anı, vb.) yapılan bütün edebi çalışmaların toplanması ve kitaplaştırılması,
* Önderliğin yaşamı hakkında edebi çalışmaların başlatılmasını,
* 4 Nisanın aynı zamanda ‘Önderlikle Şiirde Buluşma Günü’ olarak kabul edilmesini. Önderliğin doğum gününde yapılan ağaç ekimlerinin yanı sıra; şiir dinletilerinin düzenlenmesini özelde ise Önderliğe ilişkin yazılmış şiirlerin bu dinletilerde okunmasını ve daha sonra bu şiirlerin çeşitli edebiyat yayınlarında yayınlanarak paylaşılmasını,
* Edebiyat okulları edebiyat akademilerine bağlı olarak uygun yer ve sayıda kurulması,
* Edebiyat akademilerinin şu bölümlerden oluşturulması için mücadele yürütür:
1. Genel sözlü yazılı edebiyat arşivleme bölümü
2. Kürt dili ve edebiyatını araştırma inceleme bölümü (tüm lehçelerde)
3. Ortadoğu edebiyatını araştırma ve inceleme(fars, Arap bedevi, Türk Türkmen ve diğer kültürel topluluk yâda halklar )bölümü
4. Doğu edebiyatını araştırma ve inceleme bölümü
5. Batı edebiyatını araştırma ve inceleme bölümü
6. Kadın edebiyatı bölümü
8. Sözlü ya da yazılı her türden anlatım biçimlerine dair çalışmalar için özgün bölüm (şiir, öykü, roman, destan, senaryo anı vb.)
10. Sanatsal eleştiri bölümünün açılması.”
BEHDİNAN