İsviçre Gündemi
İsviçre'de 1 Mayıs'ın en görkemli kutlandığı yer Zürich'tir. Kutlamalar 3 gün sürer. Ulusal ve uluslararası gündem panellere taşınır, sloganlarda hayat bulur ve genellikle de anti kapitalist-anti emperyalist radikal gruplar bu sistemlere olan hınçlarını polisle çatışarak sembolleştirirler. 1 Mayıslar da bu çatışma bile gelenekselleşmiştir. Güçler karşılıklı olarak kuşanır, ufak sınamalar başlar ve gerilim bir süre sonra çatışmaya dönüşür. Polis genelde karşı karşıya gelmekten kaçınır ve uzaktan önlem alarak göstericilerin yorulmasını bekler.
Yine benzer sahneler oldu. Çatışma dışındaki güçler kültürel, siyasal etkinliklerle zaman geçirdi. Paneller, etkinlikler, gösterilerle dünyaya bakışlarını anlattılar. Tartışmalar yürütüldü, yeni fikirler sunuldu ve daha iyi bir dünya için daha fazla birlik daha fazla eylem gereğine dikkat çekildi. Büyük ilgi gören etkinliklerden biri de SYKP'nin "Erdoğan Yargılansın" kampanyası için hazırladığı Erdoğan maskesi altında poz veren DAİŞ'li afişler ve etkinlikler oldu.
Zürich 1 Mayıs'a bu yıl Kürdistan'ın damga vurması dikkat çekti. Panel ve tartışmalarda açıkça gözlemledik ki, PKK, Öcalan, Rojava, Demokratik Konfederalizm, Jineoloji, özyönetim direnişleri Avrupalı örgütler, sosyalist ve sola yeni bir ivme kazandırmış gözüküyor. Kürt temsilcilerin katıldığı 5 panelde büyük ilgi gördü. Her panel farklı bir konu, farklı bir perspektif içerdi. Kürt direnişinin Ortadoğu’dan dünyaya uzanan yeni paradigmasının halklara, kadınlara, uluslararası barışa, yeni toplum biçimlenmesine taşıdığı heyecan verici rüzgar solundu. HDP Amed Milletvekili ve Avrupa eski Parlamenteri Feleknaz Uca'nın ana konuşmacı seçilmesi de Kürdistan'a ilginin açık bir göstergesiydi.
İsviçre radikal solunun Kobanê direnişi etrafında Kürdistan sorununu ve yeni paradigmayı sahiplendikleri etkinlik gündemlerinden de açıkça hissedildi. Elbette artık sıklıkla gündeme gelen Kürt kadın direnişinin anlam ve önemi ile dünya adın hareketine taşıdığı yeni perspektifler büyük ilgi topladı. Jineoloji konferansında Kürt kadın direnişinin şekilleniş koşulları, Ortadoğu ve dini gericiliğe karşı mücadelesi, ulusal ve halklar arası ilişkilere getirdiği yeni açılım, Öcalan'ın Kadın sorununa yaklaşımı, Kadın-doğa ve toplum ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi ve önemi, Kadın direnişi ve barış gibi tartışmalar izleyicilerde hissedilen bir heyecan, merak ve hayranlık uyandırdı.
Özetle Kürt direnişi dünya ezilenlerinin büyük umuduna dönüşüyor. Her geçen gün pekişen bu gerçeklik dünyayı yeniden yorumlayan bunu eyleme dönüştürmek isteyenlerin klavuzu oluyor. Yıllardır kanıksanan ideolojiler, dar kalıpları aşmayan bakış açıları Kürtlerin direnerek ve savaşarak hayata geçirdikleri paradigmalarında aşılmaya, önemsenmeye başlıyor.
Özetle Kürtler hem heyecanlandırıyor hem de yeni umutlar yeşertiyor.