• 1 Mayıs, salgından dolayı alanlarda büyük katılımlarla kutlanamayacak ama sosyal medya üzeri mitingden balkonlardan marş okumaya kadar çeşitli etkinliklerle yeni bir toplumsal düzenin zorunluluğu haykırılacak.

DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 1 Mayıs Birleşenleri’nin katıldığı online basın toplantısında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bu 1 Mayıs’ta da insan onuruna yaraşır bir yaşam için tek ses, tek yürek olunacağını söyledi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipler Birliği (TTB) ve 1 Mayıs Bileşenleri, telekonferans toplantısıyla 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü programını kamuoyuyla paylaştı. Koronavirüsü tedbirleri kapsamında gazetecilerin de katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, KESK Eşbaşkanları Mehmet Bozgeyik ile Aysun Gezen, TMMOB Başkanı Emin Koramaz, TTB Başkanı Sinan Adıyaman ve 1 Mayıs Birleşenleri’nin de aralarından bulunduğu onlarca kişi katıldı.

“Emek ve bilim ile kurulacak, yeni bir toplumsal düzen için yaşasın 1 Mayıs!” adlı ortak metni okuyan DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, “İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, bu sene Kovid-19 koşullarında kutlanacak. Tarihte ilk kez 1 Mayıs'ta dünya işçi sınıfı büyük kitleler halinde kentlerin en merkezi meydanlarında buluşamayacak. Ancak bu koşullara rağmen Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun ilan ettiği insan onuruna yaraşır bir iş ve gelir ile sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacak” dedi.

Düzen çürüdü, çöküyor

“Yeni bir toplumsal düzen şart” diyen Çerkezoğlu, “Çünkü neo-liberal kapitalizm ülkemizi ve dünyamızı göz göre göre büyük bir felakete sürüklüyor. Bu düzen on yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmuyordu. Kovid-19 salgını düzenin nasıl çürüdüğünü ve çöktüğünü en açık hali ile gösterdi” şekinde konuştu.

 

Ölüm pahasına ‘çarklar dönüyor’

Kapitalizmin Türkiye'de en vahşi haliyle hüküm sürdüğünü dile getiren Çerkezoğlu, şöyle devam etti: “İşçilerin ölümü pahasına ‘çarklar dönecek’ ısrarıyla, virüs işyerlerinden ve toplu taşıma araçlarından evlerimize taşınıyor. Aklın ve bilimin söyledikleri değil, bir avuç patronun çıkarları için tüm toplum tehlikeye atılıyor. Virüs sadece hafta sonu yayılıyormuş gibi, hafta içi işe gitme mecburiyeti getirenler, hafta sonu da işçileri çalıştırmak için akıl dışı kararlara imza atıyor.”

Açıklanan ekonomi paketlerine hatırlatarak tepki gösteren Çerkezoğlu, “İşverenler ve müteahhitler için milyonluk paketler açıklanırken, AKP'nin yasa değişikliğiyle ‘ücretsiz izin’ dayatılan işçiler, bin 168 TL ile yaşamaya mahkum ediliyor” şeklinde konuştu.

Alınması gereken önlemler

“Salgın hepimize göstermiştir ki; bu düzenin sahibi bir avuç ayrıcalıklı kesim ile Türkiye nüfusunun yüzde 99'unun çıkarları aynı değildir” diyen Çerkezoğlu, salgın süresince halkın sağlığını, işini ve aşını korumak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

  •  Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır.
  • * Salgın süresince işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmeli çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir.
  • Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları faiz işletilmeden ertelenmeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır.
  • Bu süreçte özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.
  •  Salgınla mücadelede koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. Kovid-19 testleri konusunda bilimsel-yaygın-hakkaniyetli ve sonuçların hızla açıklandığı bir işleyiş hakim kılınmalıdır. Yerel yönetim kuruluşlarının, sağlık, emek ve meslek örgütlerinin de temsil edildiği, bütünlüklü bir kurul oluşturulmalıdır. Bu kurul tüm süreci halkın sağlığını ve kamunun çıkarını önceleyecek biçimde şeffaf biçimde yürütmelidir.
  •  Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere, tüm zorunlu işlerde koruyucu ekipman başta olmak üzere bütün eksiklikler giderilmeli, herhangi bir aksama yaşanmayacağına dair güven verilmeli ve bu işlerde çalışan herkes düzenli olarak testten geçirilmelidir.
  •  Salgın dönemlerinde dezavantajlı kesimler olarak kabul edilen; hiçbir geliri ve birikimi olmayan yoksullar, göçmenler ve tutuklu/hükümlüler için yaşamlarını ve sağlıklarını koruyacak fiili ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
  •  Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, artan şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır.

1 Mayıs etkinlikleri

“Halkın sağlığının, işinin ve geçiminin güvence altında olduğu yeni bir toplumsal düzen için 1 Mayıs'ta sesimizi yükseltiyoruz” diye seslenen Çerkezoğlu, 1 Mayıs kapsamında yapılacak etkinlikleri şöyle açıkladı:

  •  1 Mayıs'a kadar tüm meydanları, caddeleri, sokakları 1 Mayıs afişlerimizle donatacak, ses ve görüntü araçlarıyla 1 Mayıs coşkusunu meydanlara taşıyacağız.
  •  Evlerimizin ve iş yerlerimizin sokaklara dönük yüzünü taleplerimizi ifade eden pankartlarla, afişlerle donatacağız.
  •  1 Mayıs 1977'de Taksim'de yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımızı Kazancı yokuşunda anacağız.
  •  1 Mayıs günü bulunduğumuz her yerin balkonlarından, pencerelerinden, 1 Mayıs marşını okuyacak, pankartlarımızı asacak, balonlarımızı uçuracak, yeni bir toplumsal düzen için aynı anda tüm Türkiye'den ses vereceğiz.
  •  Yine 1 Mayıs günü sosyal medya üzerinden yayınlanacak ‘1 Mayıs mitingi’nde buluşacağız.
  •  Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı tüm gücümüzle bulunduğumuz her yerden göstereceğiz.