Bugün Türkiye ve Kürdistan’da en çok ezilenler, acı ve çile çekenler, baskıya ve zulme uğrayan toplumsal kesimler kimlerdir diye soracak olursak, elbette ki en başta kadınlar, çocuklar, çocuk işçiler, çiftçiler, asgari maaşla çalıştırılan, en tortu işlerde ve mevsimlik işlerde çalıştırılan işçiler, kapitalizmin saldırıları altında yaşam koşulları giderek zorlaşan köylüler, Koçer ve Yörükler, çöplerde bulduklarıyla yaşamaya çalışan çocuklar ve de kendi toprağından koparak başka yörelere gidip çalışmak zorunda kalan Kürdistan ve Türkiyeli insanlardır. Zulme ve baskıya uğrayan inanç toplulukları ve halklardır. Kısacası Anadolu’nun ve Mezopotamya’nın özgürlüğe susamış cefakar ve fedakar kadim halklarıdır bunlar!

Bugün egemen güçler tarafından dünya, yukarıda belirttiğimiz toplumsal kesimlere, işçilere, ezilenlere yaşanmaz hale getirilmiş, adete cehenneme çevrilmiştir. Kürdistan’da, Türkiye’de ve Dünya’da halkları ezen, zulüm ve baskı vahşetini yapan kesim kimdir diye soracak olursak, bunlarda elbette ki Ulus-devletçi Hegemon sistemi yöneten ve yaşatan, onu ayakta tutan bir avuç devlet oligarşisi ve onun ortağı tekelci-işbirlikçi güçleridir. Küresel tekelciler, emperyalistler ve ulus-devletlerdir ve aynı zamanda onlar ile işbirliği yapan güçlerdir.
İşçiden emekçiden bahsederken ana-kadın emeğinden bahsetmeden geçemeyiz. İşçiden, emekçiden sayılmayan ancak en büyük ve en anlamlı emek veren anadır. Ana, çocuğu büyük emek, sevgi ve şefkatle büyütür. O yüzden halk arasında‘Ana emeğinin karşılığı hiçbir zaman ödenmez’ denir. Büyük anlamı olan sevgi ve aşkla çocuk büyüttüğü için Ana’nın emeği kutsanmıştır…
Bir Mayıs ‘işçi ve emekçiler günü’ olarak dünyanın her yerinde kutlanılmakta ve eylemler yapılmaktadır. Bir Mayıs’ta Alanlarda, sokaklarda milyonlarca işçi, emekçi; emeğine sahip çıkmak için, emeğinin sömürülmemesi için, emeğinin devletler, tekelciler, emek hırsızları tarafından gasp edilmemesi için, refah ve huzurlu bir yaşam için, emeğiyle özgürce yaşamak için, ezilenlerin mücadele gerekçesi olan özgürlük, kardeşlik ve eşitlik için 1 Mayıs’ta alanlara çıkmakta, eylem ve kutlamalar yapmaktadır.
1 Mayıs’taki halkların birlikteliğini ve ortak ruhunu, demokratik ve devrimci mücadele dayanışmasını ancak süreklileştirir ve güçlendirerek, ortak demokratik güç birliği ile mücadele vererek ezilen ve sömürülen Türkiye ve Kürdistan halkların kardeşliği ve özgür geleceği garanti altına almış oluruz. Bu da ancak Türkiye’deki tüm ezilen halkların demokratik öncü patisiyle olur. Demokratik ve kültürel farklılıkların zengin birlikleri ile mücadelede yer alması ile olur. Bunların hepsinin kapsayan ortak çatı partisi Halkların Demokratik Partisi HDP’dir. Türkiye’de 1 Mayıs’ta HDP bayrağı altında alanlarda olmalıyız.
HDP işçinin, emekçinin, ezilenlerin temsilini bulduğu partidir. HDP eşitlik, kardeşlik ve özgürlüğün umudu, öncü mücadele partisidir. Bu nedenle HDP’yi önümüzdeki süreçte büyük ve kutsal görev ve sorumluluklar beklemektedir. Bu bilinç ve ruhla; HDP’nin tüm devrimci demokrat yönetimi bu tarihi görevlerinin bilinci ile işlerine dört elle sarılmalı, büyük bir azim, irade ve direniş ile eşitlik, kardeşlik ve özgürlük mücadelesini zafere götürmeyi kendisine bir borç bilmelidir. Çünkü bunu 1 Mayıs’ta ve ezilenler adına yapılan tüm direnişlerde Türkiye’de ve Dünya’da katledilen devrimcilerin ve demokratların anısına bağlılığın gereği olarak yapmalıyız. Çünkü bunu Türkiye’deki ve Dünya’daki egemenlikçi, sömüren ve zulüm eden tüm güçlerin karşında olan işçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin özgürlüğü ve halkların kardeşliği için yapmalıyız. Bunu tüm insanlığın özgür geleceği için yapmalıyız.
1 Mayıs’ta ve tüm günlerde işçiler, emekçiler, sosyalistler, devrimciler, radikal demokratlar birlikte haykırmak için, ortak dayanışmacı ruhla yek vücut halinde direnmek için alanlara!...
Tüm emekçi ezilen halkların, büyük acılar ve çilerler çekmiş Kürdistan ve Anadolu halklarının özgür ve demokratik geleceği için, tüm günleri 1Mayıs’ın anlamlı ve kutsanmış  direniş günü gibi yapmak için, devrimci demokratik dayanışmayla özgür birey ve özgür toplumu oluşturmak için 1 Mayıs’ta alanlara ve sokaklara!...
Tüm Kürt, Türk, Arap, Laz, Çerkez, Ermeni, Türkmen… halklarını kimliğini, dilini ve kültürünü özgürce yaşadığı Özgür bir Türkiye ve Özerk Kürdistan için halkların kardeşliği ve özgür birlikteliğini güçlendirmek için 1 Mayıs’ta özgür alanlara!...
1 Mayıs’ta Alevi toplumları için, İslam’ı suiistimal eden iktidar-devlet İslam’ına karşı gerçek demokratik-kültürel halk İslam’ını yaşatmak için, tüm dinlerin inancını özgürce yaşatmak için, devlet dinlerine karşı ezilen halkların kültürel dinini yaşatmak için alanlara!...
Sonuç olarak 1 Mayıs’ta Şehit düşen ve katledilen devrimcileri, demokratları, güzel insanları,  yoldaşları ve dostlarımızı saygıyla anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.
1 Mayıs tüm işçilere ve emekçilere kutlu olsun!... Bijî Yek Gûlan!