EGÎD EREN
1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’na bu yıl korona salgını nedeniyle sokağa çıkma yasaklarının, eylemlerin yasaklandığı ya da sınırlandırıldığı bir süreçte giriyoruz. Yasaklar ve kısıtlamalara rağmen Avrupa’daki örgüt ve kurumlar farklı eylem ve etkinliklerle bu yıl da taleplerini görünür kılacak.
Avrupa'daki örgütlü kurumların sözcüleriyle 1 Mayıs'ı bu yıl hangi gündem ve planlamalarla karşıladıklarını konuştuk. Korona virüsten milyonlarca emekçinin etkilendiğinin altını çizen Avrupa Demokratik Güç Birliği üyeleri ortak dayanışma ağının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Evde kal yerine 1 Mayıs'ta eylemde kal
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), uluslararası alanda işçi ve emekçilere yönelik saldırıların yoğunlaştığı bu dönemde enternasyonal dayanışmayı büyütmeyi en somut görev olarak önüne koymuş. ATİK Eşbaşkanı Süleyman Gürcan, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, birçok ülkede sendika konfederasyonlarının, 1 Mayıs kutlamalarını iptal ettiği bu süreçte, ATİK olarak hayatın her alanını 1 Mayıs alanına çevirme çağrısı yaptı. İşçi ve emekçilere yönelik saldırıların yoğunlaşacağı ve kapitalist sistemin iflasının ortaya çıktığı bu süreçte, "Evde kal çağrılarına karşın; sloganımız 1 Mayıs’ta eylemde kal olacaktır" dedi.
Sağlık emekçilerine güvence
Gürcan, korona salgını sürecinde yaklaşık 25 milyon işçinin işsizler ordusuna katılması beklenirken, uygulanan kısa çalışmayla milyonlarca insanın da daha az ücret alarak, fakirlik sınırının altında yaşamak zorunda bırakılacağını belirtti. Kapitalist sistemin özelleştirme
politikalarının insan hayatını hiçe saydığının sağlık sisteminde çok açık olarak görüldüğünü ifade eden Gürcan, "Birçok ülkede doktorlar, hemşireler başta olmak üzere; sağlık çalışanları, koruma malzemelerinin yetersizliğinden kaynaklı yaşamlarını yitirdiler. Bundan dolayı biz bu yıl 1 Mayıs’ta işçilerin, başta sağlık çalışanı emekçilerin taleplerini öne çıkaracağız" dedi.
ATİK, öncelikli taleplerini şöyle sıraladı:
- Tüm sağlık emekçilerine sağlıklı ve güvenlikli çalışma koşullarının yaratılması, yeterince koruma malzemelerinin sağlanması
- Kadınların görünmeyen emeğinin görünmesi ve ücret eşitliğinin sağlanması
- Milyonlarca insan göç yollarında. Mülteci yurtları kapatılarak, güvenli evlerde kalma hakkı tanınmalı, oturum hakkı verilmeli.
- Ucuz iş gücüne karşı eşit işe eşit ücretin hakkı.
1 Mayıs eylemlerle kutlanacak
Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) 1 Mayıs'ı her halükarda kutlayacaklarını belirtti. KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur salgına rağmen izin aldıkları yerlerlerde alanlarda olacaklarını, küçük gruplarla da olsa 1 Mayıs’ı eylemlerle karşılayacaklarını vurguladı. Demokratik Güç Birliği’yle Avrupa'da örgütlü oldukları bütün yerlerlerde o ülkede ki antikapitalist örgüt ve kadın/gençlik hareketleriyle birlikte alanlara çıkacaklarını paylaşan Göksungur, sosyal medya üzerinden de kampanya yürütüleceğini söyledi. "Herkes kendi evinin balkonuna 1 Mayıs'ın anlam ve önemini belirten pankart ve afişler asacak. Konvoy yapılacak yerlerde eyleme katılabilecek" diyen Göksungur, imkanlar ölçüsünde eylem ve etkinlikler organize edeceklerini kaydetti.
KCDK-E tarafından yapılan yazılı açıklamada ise "1 Mayıs’ta birlik olmaya, direnişi ve demokratik mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. AKP-MHP faşist blokuna karşı ortak mücadele yürüterek, alanlara akarak, kapitalist moderniteye karşı tek yumruk olmalıyız. Tecride ve faşizme karşı özgürlük direnişini yükseltmeliyiz" denildi.
Konvoy ve sanal miting
Yeşil Sol Parti Yurtdışı Sorumlu Meclis Üyesi Mehmet Cengiz içinden geçilen süreçte dayanışla ve mücadelenin önemine dikkat çekti. Cengiz, "Doğa ve emeğin sömürüsüne hayır" temasıyla 1 Mayıs’ı kutlayacaklarını belirterek, "Frankfurt’ta bulunan Leben und Arbeit derneğinin almış olduğu izinle araç konvoyu düzenleyeceğiz. Alman Sendikalar Birliği (DGB) ise saat 11.00'de sanal miting düzenleyecek" dedi.
Fatura emekçiye çıkarılıyor
Koronavirüsten milyonlarca emekçinin ekonomi ve çalışma koşullarının etkilendiğinin altını çizen Cengiz, "Her şey eskisi gibi olmayacaksa, emekçileri yeni koşullarda bekleyen tehlike, işten çıkarma, kısa çalışma saatlerini uygulama ve milyonlarca insanın işsiz bırakılmasıdır" diyerek, faturanın emekçiye çıkarılacağını vurguladı.
Taleplerimizi yükseltelim
Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Kurucu Eşbaşkanı ve Avrupa Koordinasyonu üyesi Tuncay Yılmaz ise korona salgını gündemde olmasaydı dünyanın dört bir yanında yükselen halk ayaklanmalarıyla 1 Mayıs'ın karşılanıyor olacağını ifade etti. Yılmaz, "Bu 1 Mayıs’ta bütün işçileri, emekçileri, ezilenleri ve emek dostlarını 1 Mayıs günü, evden, balkondan, pencereden, internetten, telefondan, sokaktan, fabrikadan, tarladan, okuldan bulundukları her yerden kapitalizme karşı taleplerini ve mücadelelerini yükseltmeye çağırıyoruz" dedi.
İsyan koşulları değişmedi
Haiti’den Irak’a, Lübnan’dan Şili’ye, Fransa’dan Ekvator’a yayılan isyanları hatırlatan Yılmaz, "Bu isyanları ortaya çıkartan koşullar ortadan kalmadı. Hatta korona salgınıyla birlikte daha ağırlaştı. Yani bu sene 1 Mayıs’ı salgın dolayısıyla geriye çekilmiş ama fırsatını bulduğu an ileriye fırlayacak bir toplumsal direniş enerjisi gerçekliğiyle karşılıyoruz" dedi. Emperyalist devletlerin krizi fırsata çevirerek, toplumsal muhalefeti parçalamaya çalıştığını kaydeden Yılmaz, bu 1 Mayıs’ta da en başta süregiden sömürü, savaş, tahakküm sistemine itirazın yükseltileceğini vurguladı. "Salgın dolayısıyla kitlesel mitingleri yapmak mümkün değil ancak en geniş kitleleri kapitalizm karşıtı talepleri yükseltmeye davet ediyoruz" dedi.
Geleceği şekillendirmeye odaklanalım
"Gelecekte neler olacağını tartışmaya değil, geleceği şekillendirmek için bugün ne yapılması gerektiğine odaklanmalıyız" diyen Yılmaz taleplerini şöyle sıraladı:
- Herkese ücretsiz sağlık hizmeti!
- Korona günlerinde kadınların üzerine yüklenen ev işleri ücretlendirilsin, evde eşit iş bölümü olsun!
- Pandeminin önüne geçene dek zorunlu sektörler dışında üretim dursun!
- İşten atma yasaklansın, işçilere ücretli izin verilsin!
- Yaşamın devamı için zorunlu sektörlerde çalışmak durumunda kalanlar için maksimum önlem alınsın!
- Zenginlerden 'Korona dayanışma' vergisi alınsın!
- Endüstriyel tarımdan ve hayvancılıktan, fosil yakıt kullanımından vazgeçilsin!
- Sınırlar açılsın, kamplar boşaltılsın; mültecilere eşit haklar verilsin!
Güç birliği yapılması şart
İktidarların "evde kal" çağrılarına rağmen fabrikalarda çarklar dönemeye, inşaatların yükselmeye devam ettiğinine işaret eden Yılmaz, "Sokağa çıkmak yasak dendi 'ama işçiler hariç, onlar üretimi aksatmasın' dendi" diyerek , işçi ve emekçinin haklarının ve yaşamının gözardı edildiğini vurguladı. İktidarların korona salgınını aleyhlerine kullanmak istediği bütün kesimlerin, göçmenlerin, işçilerin, kadınların yan yana gelerek bu saldırı dalgasını püskürtmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, "Dünyayı hem koronavirüsten, hem kapitalizm virüsünden kurtarmak gerekiyor. Bunu yapamazsak bugün korona, yarın başka bir virüs ya da aslında çoktan bu yıkımı başlatmış olan ekolojik kriz insanlığı ve yaşamı bir yok oluşa sürükleyecektir" diye konuştu.