Bu örnek AKP ve hükümeti tarafından "İşte orada da uygulanıyor neden tepki duyuyorsunuz?" mantığı çerçevesinde kullanılırken, Türkiye'de OHAL uygulamasına karşı çıkanlar tarafından ise Fransa'da uygulanan OHAL'in Türkiye'dekinden "toplumsal özgürlükleri kısıtlamadığı" yönünde örneklemelerle birlikte sunuluyor. Hükümetin kendi darbesini meşrulaştırmak için arguman olarak kullandığı OHAL uygulasının Fransız versiyonu muhalif olanlar için ise daha "iyi halli değerlendirilmesi" uçlarında gezen iki yorumunda OHAL'i meşrulaştırmaktan başka bir kapıya çıkmıyor. 


9 ayda Fransa'da ne değişti?

Peki Fransa'nın "Terör" gerekçesiyle uygulamaya başladığı OHAL uygulamasının son 9 ay içerisinde toplumsal ve bireysel özgürlükler konusunda neler götürdü? 


OHAL nasıl uygulanıyor?

1) 13 Kasım Paris kanlı saldırısının ardından yürürlüğe konulan ve Ocak 2017 tarihine kadar devam edecek olan OHAL kapsamında yargının yetkilerinin birçoğu hükümetin denetiminde polise devredildi. 

2) Polis, terör şühpesi duyduğu kişilerin evlerine, işyerlerine, çalıştıkları mekanlara mahkeme izni olmaksızın girip arama, ilgili kişinin evine dinleme cihazı yerleştirme, bilgisayarını izleme, telefonunu dinleme, verilerini alma yektisine sahip hale geldi. Oysa daha önce hakkında ilgili hakimlik ve savcılıkların soruşturma izni olmaksızın yasal olarak polisin böyle bir girişimde bulunma yetkisi bulunmuyordu. 

3) Polis şüpheli gördüğü bireyleri herhangi bir mahkeme izni olmaksızın OHAL kapsamında gözaltına alma ve sorgulama yetkisine sahip. Bugüne kadar bu kapsamda 4 binin üzerinde insan gözaltına alındı. Bunların bir kısmına evhapsi uygulaması yine polis tarafından getirilirken, gözaltılar sırasında yaşanan hukuksuzluklar nedeniyle yüzlerce dosya halen adliye binalarında raflarda duruyor. 

4) Polis'e 24 saat silah taşıma yetkisi verildi. Fransa'da daha önce görev saatleri dışında polis silah taşıyamıyordu. 

5) Alışveriş merkezleri, mağazalar, kamu kurumları özel güvenlik elemanı bulundurma zorunluluğu ve çanta gerektiğinde üst arama yetkisi verildi. 

6) 13 Kasım'dan sonra bir ay boyunca devamında ise "terör" gerekçe gösterildiği durumda eylem ve gösteri izinlerinin iptal hakkı ilgili valiliklere OHAL kapsamında verildi. Bu kapsamda COP 21 karşıtı gösteriler, Çalışma Yasası'na karşı geliştirilen Gece Ayakta eylemleri yasaklandı. Hatta sendikal gösteriler de bu kapsama alınırken, yaşanan toplumsal muhalefetle birlikte geri çekildi. Çalışma Yasasına karşı geliştirilen kimi sektördeki grevler bu nedenle yasaklanırken, uzun yıllar sonra Fransa'da eylemlerde polis şiddeti tavan yaptı. Çalışma Yasası'na karşı geliştirilen eylemlerde 6 gösterici atılan yoğun gaz kapsülleri nedeniyle gözlerini kaybederken, polisin uyguladığı şiddet nedeniyle birçok kişi de sakatlandı. 

7) Hükümet kararnameyle yasa çıkarma yetkisini OHAL kapsamında kullanarak, tutuklu şahısları gerektiğinde hücresinde 24 saat izleme ve kaydetme yetkisini içeren yasa ve Çalışma Yasası'nı meclisten geçirdi. 

8) Araç aramalarında artık mahkeme yetkisine gerek duyulmuyor. Araçlar ve sürücüleri mahkeme yetkisi olmaksızın aranabiliyor. 

9) Mahkeme yetkisi olmaksızın, istenilen internet siteleri polis tarafından karartılabiliyor. 

10) İşyeri, dernek, camii, lokal ve benzeri alanlar mahkeme kararı olmaksızın polis tarafından kapatılabilirken, terör şüphesi duyulan kişiler yine mahkeme kararı olmaksızın günde 4 kez karakola imza verme uygulamasının yetkisi polise verildi. 


Polis ve askerin yetkileri artırıldı

Fransa'da OHAL uygulamasının hayata geçirilme sürecinde yukarıda sıraladığımız temel uygulamalar dışında bir dizi uygulama daha devreye sokuldu. 

Polisin ve jandarmanın yetkilerinin giderek genişletilmesi, ülkede yargının yetkilerini devre dışı bırakırken, polisin özellikle yabancılara uyguladığı şiddette ağır sonuçlar en son Persan bölgesinde gözaltı sırasında 24 yaşındaki bir gencin ölümüne kadar vardı. 


OHAL saldırıları önleyemedi

Yaşanan hukuksuzlukla konusunda açılan soruşturmalar ise bir türlü sonuçlanmazken, OHAL uygulaması sırasında da terör saldırıları devam etti. 


Çözüm politika değişikliğinde

İnsan hakları kuruluşları ile sol muhalefet ve demokratik kitle örgütleri ise OHAL uygulamasının "terör"ü önlemekte bir araç olamayacağı asıl olarak iç ve dış güvenlik politikasında bir değişime gidilmesi gerektiğini her fırsatta yineliyor. 


Fransa polis devletine dönüştü

Toplumsal ve bireysel özgürlüklerin yok edilmesinde aracı haline gelen OHAL uygulamasıyla ülkede yaşanan krizin örtülmek istendiğine dikkat çekilirken, hükümet geçtiğimiz hafta yaşanan Nice saldırısını gerekçe göstererek 6 ay daha OHAL'i uzattı. 2017 seçimlerine kadar da sürmesi beklenen OHAL'in Fransa'yı bir polis devletine dönüştürdüğü ve toplumdan çok şey götürdüğü açıkken Türkiye'de her fırsatta Fransa örneğini veren Erdoğan karşıtlarının, OHAL'in Fransa'daki bu haline bakmasında da fayda var!



SELMA AKKAYA/PARİS