Kürt halkının yıllardır verdiği barış ve özgürlük mücadelesi, 28 Şubat'ta HDP heyetinin yaptığı açıklamayla yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyor. 1993 yılından bu yana Kürdistan Özgürlük Hareketi'nin barış çabaları bugüne kadar sürekli tek taraflı kaldı. Peş peşe ilan edilen ateşkesler, Oslo görüşmeleri, 2011 yılında hazırlanan ''çözüm projesi'', 2013 Newroz'undaki tarihi çağrı ile 2014 yılında sunulan Müzakere Süreci ve Çözüm Taslağı cevap bulmadı. İmralı'daki görüşmeler resmiyete kavuşmadığı gibi pratik adımları da atılmadı. Hükümetin oyalayıcı, zamana yayan yaklaşımları nedeniyle 1993'ten itibaren Kürtlerin tek taraflı adımlar ve fedakarlıklarla uzattığı barış eli halen karşılık bulmuş değil. Bu çözüm fırsatı ve zemininin değerlendirilmemesi nedeniyle 20 yıl önce gerçekleşebilecek barış fırsatı nice bedeller verilerek geciktiriliyor, kamuoyu ve toplumun barış umudu gerçekleşmiyor.

Son açıklama, Kürdistan Özgürlük Hareketi'nin barış ısrarının ispatıdır. Barış beklentilerine yanıt vermesi için Türk hükümetine sunulan şanstır. Çözüm zeminini güçlendiren ve bu umudu besleyen bir çağrı ve niyet beyanıdır. 

Kamuoyuna açıklanan 10 maddelik çerçeve ve hükümete yüklediği sorumluluklar yerine getirilmeyecek hususlar değil. Bu aynı zamanda hükümetin adım atmamak için bir gerekçesi kalmadığını da ortaya koyuyor. 

Artık tartışmaya gerek kalmayacak biçimde net; çözümün gelişmesi hükümetin atacağı adımlara bağlı ve top hükümette. 

Bunun için de öncelikle yapılması gereken hükümetin 'İç Güvenlik Paketi' adını verdiği savaş yasasını geri çekmesi, çözümü hızlandıracak adımları atması, çağrıda belirtilen asgari müştereklerin gereklerini yerine getirmesidir. 

Sonuç alınması şüphesiz eş zamanlı ve karşılıklı atılması gereken adımlara bağlı. Türk devletinin Kürdistan'daki varlığına karşı silahlı mücadelenin geleceğini de hükümetin barış eksenindeki icraatları gerçekleştirebilir. Bu yönüyle heyetin açıklaması Türk medyasının görmek istediği PKK'ye silahsızlanma çağrısı değil, hükümeti barış ve çözüm için göreve davet çağrısı olarak okunmalı.  

Hükümet sorumluluklarını yerine getirmez ise sonucun ne olacağını kestirmek için daha önceki süreçlere bakmak yeterli. 

Türk devletinin tutumu ne olursa olsun Kürt halkının başta Rojava olmak üzere, Kürdistan'ın dört bir yanında atılan adımlarla bu Newroz'a yeni hamlelerin başarısıyla gireceği kesin.