
Siyasiler serbest bırakılmıyor
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde 247 hasta tutsak serbest bırakıldı. Bu tutsakların çoğu uyuşturucu ticareti ve kasten adam öldürme gibi adli suçlardan cezaevinde bulunan kişilerden oluşuyordu. Sezer döneminde yıllara göre; 2001 yılında 15, 2002’de 93, 2003’de 123, 2004’de 9, 2005’de 5, 2006’da ise 2 kişi serbest bırakıldı. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı yaptığı 2008-2012 yılları arasında ise sadece 26 hasta tutsak serbest bırakıldı.
Ölüme ramak kala tahliye
Belçika’da 2 kişiyi öldürmekten müebbet hapis cezası alan ve ardından Türkiye’ye gönderilen Adnan Uysal adlı adli tutsak, 2010 yılında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından serbest bırakıldı. Uysal 2 yıl sonra yaşamını yitirdi. Lenf kanserine yakalandıktan sonra 2010 yılında serbest bırakılan Nurettin Soysal da Nisan 2012’de yaşamını yitirmişti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından serbest bırakılan Güler Zere de, 5 ay sonra hastalığına yenik düşerek yaşamını yitirdi. Çok sayıda tutsak ise sağlık sorunları, Adli Tıp ve Cumhurbaşkanlığı nezdindeki girişimlere rağmen görmezden gelindi ve tabutta tahliye edildi.
Adli Tıp ölüme terkediyor
Cumhurbaşkanlığı tarafından serbest bırakılanlar arasında siyasi tutsakların sayısının azlığına dikkat çeken İHD Cezaevi Komisyonu Sorumlusu Necla Şengül, Adli hasta söz konusu olunca Cumhurbaşkanı bu hastayı affedebiliyor. Kendisi böyle bir girişimde bulunabiliyor. Fakat siyasi tutsaklarda bu böyle olmuyor. Cezaevlerinde çifte standart uygulanıyor” diye konuştu. Adli Tıp’ın ise tutsakları ölüme terkettiğini vurgulayan Şengül şöyle konuştu: “Hasta tutsakların raporları Adli Tıp Kurumu’na devredildikten sonra Cumhurbaşkanlığı‘ndan daha beter kararlar çıkartıyorlar. Normal hastanelerde verilen raporlarda hasta tutsağın hiçbir koşul altında cezaevinde kalmayacağı yönünde karar vermesine rağmen Adli Tıp Kurumu bunu görmezden geliyor, tam teşekküllü hastaneler tarafından hasta tutsaklara verilen raporları kabul etmiyor” dedi.
Siyasi değil ‘terörist’ görüyor
Hasta tutsaklara gerekli tedavi yapılmadığı gibi koşullarının da gözardı edildiğine işaret Şengül, şu örneği verdi: “Avni Uçar ağır hasta, kendisinde iki çeşit kanser var. Avni Uçar Siirt Cezaevi’nden Şakran Cezaevi’ne getirildi. Tekrar Şakran Cezaevi’nden Siirt Cezaevi’ne götürüldü.” İHD olarak hasta tutsaklarının sağlık sorunlarına ilişkin Adalet Bakanlığı’na dilekçe yazdıklarını belirten Şengül, Adalet Bakanlığı’nın verdiği cevabın yaklaşımlarını da ortaya koyduğunu kaydetti: “Adalet Bakanlığı bize verdiği cevapta ‘Bizim mevzuatımızda siyasi tutsak diye bir şey yoktur’ dedi. Adalet Bakanlığı bu hasta tutsaklara kendi mevzuatına göre ‘terörist’ gözüyle baktığı için yazışmalarımızda bile siyasi tutsak lafını kabul etmiyorlar.”
Serbest bırakılmalılar
Cezaevlerinde bulunan hasta tutsakların biran önce serbest bırakılması gerektiğini söyleyen Şengül, “Adalet Bakanı Ergin, hasta tutsak sayısının 460 olduğunu söylemişti. Bu sayı bizim İHD olarak tespit ettiklerimizden çok daha fazla. Bizler hak arama bilinci gelişmiş tutuklulara ulaşabiliyoruz. Fakat adli tutuklulara ulaşma konusunda sıkıntılar yaşıyoruz” diye konuştu.
İHD’nin ulaştığı sayı 253
İHD Cezaevi İzleme Komisyonu’nun verilerine göre cezaevlerinde hala 253 hasta tutsak bulunuyor. Bunlardan 100’ünün durumu ise ağır.
AMED
10 gündür karanlıkta
Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan kadın tutsakların bulunduğu koğuşlara 10 gündür elektrik ve su verilmiyor.
Tutuklu aileleri önceki gün cezaevindeki yakınlarıyla görüştü. Aileler, koğuşlara elektrik ve su verilmediği için yakınlarının hiçbir ihtiyacını karşılayamadığını belirtti. Öte yandan geçtiğimiz hafta Şırnak'ta evine baskın düzenlendikten sonra tutuklanan soyismi öğrenilemeyen Sozdar isimli genç kadının elleri kelepçeli bir şekilde hücrede tutulduğu ve adli tutsakların bulunduğu koğuşa gitmesi yönünde baskı yapıldığı öğrenildi.
MARDİN