SELMA AKKAYA
Dünya liderleri Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yılı vesilesiyle 11 Kasım’da Paris’te bir araya geldi. Paris’te adeta dünya liderleri için olağanüstü hal uygulandı, güvenlik en üst düzeye çıkarıldı.
70 ülkeden devlet ve hükümet başkanları, büyükelçiler, çok sayıda askeri üst düzey yöneticisi Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100. yıl dönümünü anmak üzere Paris’te bir araya geldi. Republique Meydanı’nda binlerce kişi Erdoğan’ı protesto ederken, Stalingrad’da Trump’a karşı protestolar düzenlendi.
Ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Avrupa, kendilerini Çin’den, Rusya’dan ve hatta ABD’den koruyabilmeleri için gerçek bir Avrupa ordusu” kurma çağrısı yaptı. Dünya barışı için bir araya geldiğini söyleyen liderler arasında ordu kurma yarışları sürerken, yapılan açıklamalar ABD-AB ilişkilerinin giderek gerildiğini gösteriyordu.
Donald Trump, Avrupa Birliği’nin ABD’yi, Rusya’yı ve Çin’i hedef alan bir ordu kurma planlarını Twitter’dan yazdığı mesajlarla kınadı. Trump, “Fransa Devlet Başkanı Macron, Avrupa’nın kendisini ABD’den, Çin’den ve Rusya’dan korumak için ordu kurmasını önerdi. Çok onur kırıcı ama Avrupa belki de önce, ABD’nin fazlasıyla finanse ettiği NATO’daki adil payını ödemeli!” diye yazdı.
ABD’nin Rusya’yı hedef alan büyük bir nükleer silah takviyesi yapma olasılığı ve Beyaz Saray’ın yüz milyarlarca dolarlık Avrupa ve Çin malına karşı ticaret savaşını tırmandırma tehdidi karşısında, AB’yi askerileştirme çağrıları 1. Dünya Savaşı’nın 100. yıl gösterileri üzerinden yürüyordu. Macron’un ordu kurma açıklamasının hemen ardından Trump havanın yağmurlu olduğunu gerekçe göstererek, savaşta ölen ABD’li askerlerin Paris’ten 85 kilometre uzaktaki Belleau Wood’da bulunan askeri mezarlığındaki törenlere katılmayı reddederek misilleme yaptı.
Geçtiğimiz pazar günü, aralarında Erdoğan, Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bulunduğu devlet başkanları, Macron’un konuşmasını dinlemek üzere Paris’teki Zafer Takı’nda bir araya geldi. Macron’un konuşmasının özünde dolaylı bir dille ABD eleştirisi vardı.
Yüzyıl sonra kapitalizmin savaşa girme nedenleri yapılan konuşmalardan da anlaşıldığı üzere bugün de aynı koşullar devam ediyordu. Emperyalistler arasında yaşanan kâr savaşı ve çelişkilerin tırmanmasının ardından Trump, Pazar öğleden sonra, Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından düzenlenen bir “Barış Forumu”na katılmadı ve onun yerine, konuşmak için Suresnes Amerikan Mezarlığı’na gitti.
ABD, 5 Kasım itibarıyla geri kalan ticaretini felce uğratmak ve onu makinelere, yedek parçalara ve hatta temel gıda maddelerine ve ilaçlara erişimden yoksun bırakmak amacıyla, İran’ın tüm enerji ihracatına ambargo uyguluyor ve İran’ı ABD’nin egemen olduğu dünya mali sisteminden dışlıyor. Trump Paris ziyareti boyunca, durmadan İran’ı saldırıyla tehdit eden ve İran’ın Suriye’deki İslami Devrim Muhafızları güçlerine askeri saldırılar düzenlenmesi emri veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’nin yaptırımlarını “tarihi” diyerek övdü.
Paris’te Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yılı vesilesiyle yapılan görüşmeler trafiği ve yapılan açıklamaların toplamına bakıldığında, Ortadoğu’da yıkıcı bir başka savaş tehlikesi ufukta her zamankinden daha büyük bir şekilde görünür oldu. Avrupa ile Amerika arasında büyüyen uzlaşmazlık ve ABD’nin yeni rotası küresel çatışma zeminini büyütüyor. Dünya barışı için bir araya geldiğini söyleyen liderler, bir kez daha dünya barışını tehdit eden kapitalist sistemin daha fazla kar hırsıyla masadan kalkma çabasının sözcüleri olarak Paris’te görev yaptılar!