İHD İstanbul Şubesi, Ermeni Soykırımı kurbanları andı. HDP Milletvekili Garo Paylan, 104 yıl önce Ermenilere yapılanların bugün Kürtlere yapıldığını söyledi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümüne ilişkin Sultan Ahmet Meydanı’nda yapmak istediği anmaya polisin izin vermemesi üzerine Taksim’de bulunan şube binalarında basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya, HDP Amed Milletvekili Garo Paylan, İHD Eşbaşkanı Eren Keskin, Fransız Parlamenter ve Fransız Dışişleri Komisyonu Üyesi Mireille Clapot ile Portekizli Parlamenter Jose İnaoo Faria’nın yanı sıra beraberlerindeki heyet ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamayı yapan Eren Keskin, devlet aklının soykırımın lanetli mirası olduğunun altını çizdi. Türkiye’de işlenmiş ve işlenmekte olan ağır insan hakları ihlallerinin Cumhuriyet’in üzerine inşa edildiğini vurgulayan Keskin, “20. yüzyılın başında Küçük Asya ve Kuzey Mezopotamya’da Hıristiyan halklara, Ermenilere, Süryani/Asurilere, Rumlara yapılan soykırım ve inkarı devletin kendi yasalarını çiğnemesini, bizzat devletin hukuk dışına çıkmasını meşrulaştırmış ve bu devlet aklı egemenliğini Cumhuriyet tarihi boyunca sürdürmüştür” dedi.
Hukuksuzluk iktidarı
Mevcut iktidarın da “hukuksuzluk iktidarı” olduğunu dile getiren Keskin, şöyle devam etti: “Yine ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Lanetli miras yeni biçimlerde sürüyor. Bugün 24 Nisan. Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümü. Bir anma günü ilan edilmesine bile tahammül edilmiyor. Oysa işte, soykırımın titizlikle planlandığı ve ilk işaretinin verildiği kentteyiz. İnkar bu gerçeği değiştiremiyor. Burada, şu gördüğünüz Türk İslam Eserleri Müzesi’nin yerinde bulunan hapishanede toplandı İstanbullu Ermeniler. Buradan götürüldüler Sarayburnu’na, oradan da Haydarpaşa’ya. Oradan çıkarıldılar onları ölüm yolculuğuna” dedi.
Lanetli miras sürüyor
Soykırımın lanetli mirasının bugün de devam ettiğinin altını çizen Keskin, “Biliyoruz, bu mirasın daha bin bir şeklini görebiliriz. Ama biz insan hakları savunucularının, ırkçılık karşıtlarının, soykırım ve inkar karşıtlarının da mücadelesi bin bir şekilde devam edecek. Sadece tek bir insan hakları savunucusu, tek bir ırkçılık karşıtı kalsa bile soykırım ve inkara karşı ruh bu coğrafyadan eksik olmayacak” şeklinde konuştu.
Çözüm yerine soykırım
Ardından söz alan HDP Milletvekili Garo Paylan da Ermenilere yapılan soykırımın şu an Kürtlere yapıldığını ve buna tepkisiz kalmayacaklarını, Türk halkının da buna karşı durması gerektiğini söyledi. Paylan, şunları ifade etti: “104 yıl önce bugün sabaha karşı şu anda bulunduğumuz yerin birkaç kilometre uzağında 238 Ermeni siyasetçi, aydın, yazar gece evlerinden alındı ve sürgüne yollandı. Anadolu’nun pek çok yerinde Ermeniler gözaltına alındı ve katledildi. O dönem benim gibi milletvekili olan Ermenilerin hayalleri vardı. Özgürlük gibi eşitlik ve adalet talepleri vardı. Ancak bu hayallere karşılık verilemedi. Çözüm üretemeyen dönemin cuntası buna katliamla karşılık verdi. Önce Ermeni aydınları katledildi, daha sonra benim Malatya’daki ailem gibi sürgün olup katledildiler. Ermeni halkı 104 yıldır adalet bekliyor. Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti 104 yıldır soykırımın faillerini kahraman olarak kabul ediyor. Ben 104 yıl sonra bu soykırımın faillerini lanetliyorum. İstanbul’un caddelerinde, sokaklarında Talat Paşa ve Enver Paşa’nın isimlerinin olmasını kabul etmiyorum. Adalet talebimizin daha fazla uzamamasını istiyoruz.”
Türkiye yasaklarla dolu
Sultanahmet’te yapılmak istenen anmanın yasaklanmasının Türkiye’nin yasaklar ile dolu bir ülke olduğunun göstergesi olduğunu ifade eden Fransız Parlamenter ve Fransız Dışişleri Komisyonu Üyesi Mireille Clapot da “İnsan haklarının durumu gerçekten kötüye gidiyor. Olağanüstü Hal (OHAL) kaldırılmış olmasına rağmen her şey kötüye gidiyor. Cezaevleri taşmış. Çoğu, iddianame olmadan yargılandı. Birçok öğrenci, gazeteci, akademisyen şu an bu durumda. Gazeteciler entelektüeller, İnsan hakları savunucuları artık korkmamalılar” dedi.
İSTANBUL