Zindana sığmayan sesler...
Hazırlayan: Zabel MİRKAN
İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu’nun 1 Mart 2018 verilerine göre, hapishanelerde aralarında yüzde 92 engellilerin de olduğu 402’si ağır olmak üzere 1154 hasta tutuklu var. Ağır hasta tutuklular arasında yer alan Hayati Kaytan’ın sağlık durumu hakkında hafta içerisinde Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde rapor düzenlendi.
Hayati Kaytan, 1154 hasta tutsaktan yalnızca biri. Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü ve kendisi gibi hükümlü iki arkadaşı ile birlikte kalıyor. Dönem dönem epileptik nöbetler geçiriyor ve bu nöbetlerde ona yardımcı olması gereken tutsaklarla değil, iki hasta tutsakla birlikte kalıyor. Elbette bu, hapishanenin bilinçli bir tercihi. Kaytan, ilk olarak beynindeki tümör nedeniyle ameliyat olmuş. Sağ elini rahat kullanamıyor ve sol omzunda da kurşun yarasından dolayı tahribat var. Kar yanığından sol ve sağ ayak parmakları kesik. Bel ve boyun fıtığı var. Midede sindirim zayıflığı mevcut. Kaytan, yüzde 60 fiziksel engelli raporuna rağmen tahliye edilmeyen tutsaklardan.
10 dakikada bir uyandırma işkencesi
Numune Hastanesi’ne sevk edilen ve yeniden tetkikleri yapılan ağır hasta tutuklu Hayati Kaytan, raporda epileptik nöbet geçirdiği belirtilmesine rağmen günlerce tek kişilik hücrede tutulmuş. Kaytan’ın avukatı Alişan Şahin’in konuyla ilgili o dönemki açıklaması ise şöyle: “Günlerdir orada tek kişilik hücrede kalıyor. İlk bir hafta Hayati yaşıyor mu yaşamıyor mu diye gardiyanlar 10 dakikada bir uyandırıyordu. Hayatından kendileri de endişe ediyor. Hayati, Sincan Cezaevi’nde 5 yıl kaldı, epileptik nöbetler geçirdi. Bunları en iyi bilen kurum olmasına rağmen maalesef 15 gündür tek kişilik koğuşta. Şimdi daha az periyotlarla Hayati’yi kontrol ediyorlar. Bu uygulamayı yapan cezaevi Kaytan’ı tek kişilik hücrede tutmak yerine bir odada tutmalıdır. Hayati bir epileptik nöbet geçirdiği zaman hayatını kaybetmesi durumunda bundan sorumlu idare olacaktır. Hayati’yi 10 dakikaya bir uyandırmak da işkencedir.”
Bolu F Tipi Cezaevi’nden zorla Sincan F Tipi Cezaevi’ne sevkedilen Kaytan, yeniden Bolu’ya gönderildi.
Mektup Adresi:
Hayati Kaytan
Bolu F Tipi Kapalı İnfaz Kurumu / Bolu
Tanhan’a tedavi işkencesi
Hapishanelerde yeterli sayıda doktor ve uzman doktor yok ve pek çok hapishanede haftada sadece iki yarım gün doktor bulunuyor. Süre ve doktor yetersizliğinden dolayı tutsaklar başvurularından çok sonra doktora görünebiliyor. Hastaların sağlık dosyalarının üzerine örgüt ismi yazılması gerek sevklerinde gittikleri doktorun, gerekse diğer sağlık personelinin ırkçı ve faşizan tutumlarına neden olabiliyor. Tutsaklara çoğunlukla kelepçeli muayene dayatıldığı için siyasi tutsakların çoğu bunu reddedip, muayene olmadan hapishaneye geri dönüyor.
Cemal Tanhan 1955 doğumlu. 1994’de tutuklanmış, 24 yıldır hapishanede. Diyabet, tansiyon, kolesterol/trigliserit, anemi, reflü, göz hastalığı ve yaşlılıktan kaynaklı birçok hastalığı mevcut. Düzenli olarak kontrollerine gitmek isteyen Tanhan ve varsa bir masrafı tarafınca karşılanması koşuluyla son tahlil sonuçlarını istemesine rağmen “yasak” denilmiştir. Kan sonuçları verilmeyen Tanhan, hastalıklarında ne tür değişimlerin olduğundan habersiz. Doktor aşırı demir eksikliği olduğu söyleyerek 15 günde yapılması gereken bir iğne yazmış; ancak hapishane idaresi bunu kabul etmemiş ve iğneyi karşılamamış. Durum böyle olunca doktor da hap yazmış ve Tanhan o günden beri doktorun verdiği hapı kullanıyor. Verilen bu ilacın, doktorun yazdığı iğnenin ne kadar muadili olduğu tartışmalı...
Kansızlık yüzünden diğer insanlardan daha fazla üşüyen Tanhan, buna rağmen 11 yıldır Türkiye’nin en soğuk yerlerinden Bolu’da tutuluyor. Ailesinin ikamet ettiği ya da ona yakın ve sağlığına daha elverişli iklim koşullarının olduğu bir yere gitme talebi/dilekçeleri Adalet Bakanlığı tarafından sürekli reddedilmiş. Hastalıkları nedeniyle özel diyetle beslenmesi gereken Tanhan’ın yemekleri de diyetine uygun değil.
Mektup Adresi:
Cemal Tanhan
Bolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Bolu
1154 hasta tutsaktan yalnızca biri