12 Eylül faşist Askeri Darbesini İstanbul’da karşılamıştım. Sabahleyin büroma gitmek üzere evden çıktığımda insanlar öbek, öbek toplanmış hararetli bir biçimde konuşuyorlardı. Merter’in girişinde DİSK Genel Merkezine yaklaştığımda DİSK binasının önünde askerlerin barikat kurduklarını görünce darbe olduğunu anladım. Evime dönüp tek kanllı TRT Tv’yi açtığımda beş generalin bir masanın başında toplandığını, darbe lideri Evren’in netekim darbenin gerekçelerini anlattığını gördüm.
TBMM fesh edildi, siyasi partiler kapatıldı, parti liderleri Demirel ve Ecevit Gelibolu Hamzaköy Erbakan ve Türkeş ise İzmir Uzunada askeri tesislerinde gözaltına alındılar.
12 Eylül’ün kısa bir dökümünü yapacak olursak 680 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 685 kişi fişlendi, 83 bin kişi hakkında düşünce suçlarından dolayı dava açıldı, 348 bin kişiye pasaport tahdidi konuldu, 1402 sayılı yasaya göre 14 bin kamu görevlisi işten atıldı, memur, öğretmen, savcı ve hakim, subay ve astsubay, polis 30 bin kişi zorla istfa etmek zorunda kaldı, 23 bin dernek kapatıldı, 30 binden fazla insan Türkiye’yi terk etti, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, SEKA’da 40 bin ton kitap ve dergi yakıldı, 12 Eylül 1980 ila 25 Ekim 1984 arasında çoğunluğu solcu olmak üzere 50 kişi idam edildi (Bunların arasında 17 yaşındaki Erdal Eren’de vardı), 12 Eylül 1980 ile 12 Eylül 1994 yılları arasında 420 kişi işkence ve açlık grevlerinde yaşamlarını yitirdiler. Bunların 35 kişisi Diyarbekir zindanında kendini asarak, yakarak, kalaslarla ve ölüm oruçlarında yaşamlarını yitirdiler. 12 Eylül sabahı yüzbinlerce işçi grevde idi, Kürdistan’da ve Türkiye’de devrimciler, yurtseverler direnişte idi. 12 Eylül sabahı bütün bu grevler, direnişler bıçağın peyniri kesmesi gibi birdenbire kesildiler.
12 Mart’ta yediği darbeden sonra toparlanan sol’un üzerinden darbe buldozer gibi geçti. Kürt hareketleri bir müddet Ortadoğu’da kaldıktan sonra PKK dışındakiler Avrupa’ya çıkarak mültecileştiler. TKSP İran’daki kampını, Ala Rizgari ise Navzeng’teki kamplarını iki yıl sonra boşaltarak militanlarını Avrupa’ya çıkardılar. Ülkeye dönenler ise ya gidip evlerinde oturdular, ya da D.Bekir zindanında çile doldurdular. Hepsinin devrimci özleri boşaltılarak ortalıkta bırakıldılar. Sadece Kürt hareketleri değil, sol hareketlerde mültecileşti, öncüleri tarafından tasfiyeye uğradılar.
11 Eylül günü Ankara caddelerinde bomba patlatan Türkiye’nin en geniş tabanlı örgütü Dev-Yol kısa süre içerisinde tasfiyeciler tarafından tasfiye edildiler. Diğer sol örgütler ise süreç içerisinde bölünerek, birbirlerini derin devletinde yardımcı olduğu operasyonlarda imha ederek küçüldüler, bölündüler, ayakta kalanlar ise kitlelere öncülük edecek güçü kendilerinde bulamadılar.
12 Eylül’den en fazla yararlananlar 28 Şubat’ta olduğu gibi siyasal İslam hareketleri oldu.
Bugün 4 Nisan 2012 Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama günüdür. Netekim Paşa ve Şahinkaya duruşmaya gelmeyebilirler. Mahkeme tele sorgu yapabilir. Her iki sanık hakkında yurt dışına çıkma yasağı konuldu. Her iki cuntacıya isnat edilen suçların içerisinde zamanaşımına uğramıyan suçlar var.
Dev-Yol öncü kadrosu, 78 liler Vakfı, Diyarbekir barosu, BBP’si müdahil olmak için mahkemeye dilekçe vermişler. Müdahale dilekçesi verenlerin arasında Erdal Eren’in ağabeyi başta olmak üzere birçok mağdur var. Mahkemenin gelişimini izleyip göreceğiz.
12 Eylül Askeri Faşist Cuntasını yargılayanların başında ise Kürt Özgürlük hareketi geliyor. Türkiye’de idam kararları 15 Ağustos atılımı ile birlikte infaz edilmemeye başlandı. Türkiye ve Kürdistan cezaevlerindeki esirler üzerindeki zulüm göreceli olarak bu tarihten sonra azalmaya başlandı. Sözün özü Kenan Evren ve arkadaşlarını ilk yargılayanlar canları pahasına da olsa Kürt Özgürlük Hareketi oldu. Kürt direnişi hem Kürdistan’ın tarihinde, hem de Türkiye’deki demokrasi mücadelesinde kilometre taşıdır. Aksini iddia edenlerde olabilir. Bu konuda en büyük hakem Kürt halkı ve Türkiyeli demokratlar, emekçilerdir. Gerisi sivrisinek vızıltısıdır, geçicidir.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* Kürt sinemacısı Yılmaz Güney, 1 Nisan 1937 tarihinde Adana’da dünyaya geldi.
* 1 Nisan 1942 tarihinde Ronahi dergisi Mir Celadet Bedirxan yönetiminde G.Batı Kürdistan’da yayınlanmaya başlandı.
* 1 Nisan 1995 te Berxwedan çalışanı Hasan Kızıler Kürdistan’ın güneyinde şehit düştü.
* 2 Nisan 2002 tarihinde PÇDK kuruluşunu Brüksel’de düzenlediği bir basın toplantısında açıkladı.
* 3 Nisan 1925 te Boğlan(Solhan) ve Muş Kürt kuvvetlerinin denetimine girdi.
* 3 Nisan 1959’da PDK yayın organları Xebat ve Azadi yayınlanmaya başlandı.
* Kürt Teali Cemiyeti ve Hevî Kürt Talebe Derneği kurucularından Hetawa Kurd ve Jin Dergisi sorumlusu Kürt aydını Müküslü Hemze bey 4 Nisan 1956 tarihinde G.Batı Kürdistan’da aramızdan ayrıldı.
* PKK’nin kurucusu ve G.Başkanı A.Öcalan, 4 Nisan 1948 tarihinde Halfeti’nin Amaran köyünde dünyaya geldi.
* 5 Nisan 1991 günü BM Genel Kurulu 688 sayılı kararla Kürdistan’ın Güneyini koruma altına aldı.
* 6 Nisan 1991 günü 500.000 Kürt Kürdistan’ın kuzeyine sığınmak için K.Kürdistan hudutuna geldi.
* 6 Nisan 1963 tarihinde Ankara Siverek Kültür Derneği “Keko” isimli bir dergi çıkarttı.