• Giyadîn’de mahkemenin iki kez durdurduğu maden projesine üçüncü kez “ÇED olumlu” verildi. Artemisia ve Yapı ve Yapı ortaklığının başlattığı patlatmalar, Qerece köyünde evlerin duvar ve damlarında derin çatlaklara yol açtı. Proje 12 köyü, tarımı, hayvancılığı ve Murat Nehri havzasını tehdit ediyor.

 

Giyadîn’de (Diyadin) mahkemenin 2 kez yürütmesini durdurduğu Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun ardından Artemisia Turizm Otelcilik İşletmeleri Ltd. Şti. ile Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 3’üncü kez “ÇED olumlu” raporu alarak 2 yılın ardından maden aramaya başladı. Ancak “ÇED olumlu” raporunda maden aramada kullanacak patlayıcıların yol açacağı hasar minimal düzeyde gösterilirken, gerçekleştirilen patlamalar nedeniyle Qerece köyündeki yurttaşların evlerinin duvar ve damlarında derin çatlakların oluşmasına neden oldu. Kent merkezinin 52 kilometre güneydoğusunda, Giyadîn'in ise 13 kilometre güneybatısında bulunan projeden en çok etkilenen Qerece köyü oldu. Proje nedeniyle Meleqere, Badoyî, Tapîxaç, Bilgana Jêrîn, Bilgana Jorîn, Hacidodo, Godûk, Topîsor, Qerece, Tezekend, Zeynal ve Şahwelat köylerinde tarım ve hayvancılık olumsuz etkilenirken maden sahasında 5 kilometre uzaklıkta bulunan Qerece’de patlamalar evlere zarar verdi. 

Evlerde derin çatlaklar 

Köylüler, büyük miktarda patlayıcı kullanılarak gerçekleştirildiğini belirttikleri patlatmalar sırasında evlerin deprem yaşanıyormuş gibi sarsıldığını, bazı evlerin duvarlarında çatlaklar oluştuğunu ve bu nedenle huzurlu bir yaşam sürmekte zorlandıklarını söylüyor. Patlamalar nedeniyle evinde büyük hasar meydana gelen bir yurttaş, evini göstererek yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Bizim halimiz budur. Patlama olduğunda sabaha kadar uyuyamıyoruz. Bu halde bizler nasıl uyuyalım? Evin damı çatlamış, her yerde çatlaklar oluşmuş. Bizler ne yapacağız?”

Kenan Karakuş isimli yurttaş ise söz konusu duruma tepki göstererek, "Bu patlamalardan dolayı evimizde ciddi çatlaklar oluşmuş. Patlatmalardan dolayı evimizin kapısı kırılmış, duvarlar yıkılmış. Tamir ediyoruz ama yine patlatmalar oluyor ve çatlaklar oluşuyor. Daha bunları yeni yapmıştım. Kış geldi, biz mecburuz, yine yapacağım. Bu şirket çalışmalarını sürdürdüğü sürece bu çatlaklar olmaya devam edecek" dedi.

12 köyü etkiliyor

Patlatmaların evlere verdiği zararın boyutu ise henüz bağımsız bir teknik incelemeyle ortaya konulmuş değil. Köylüler, patlatmaların etkilerinin araştırılmasını, evlerinde oluşan hasarların tespit edilmesini ve insan sağlığı ile can güvenliğini koruyacak önlemlerin alınmasını talep etti. 

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Sera Organize Tarım Bölgesi ilan edilen alanda yürütülen proje, geçimini hayvancılık ve tarım yaparak sağlayan 12 köyün olumsuz etkilenmesini beraberinde getirecek. Projeyle birlikte bu köylerde yaşayanların geçim kaynaklarının yok olması, doğalarının tahrip olması bekleniyor. 

Murat nehri de etkilenecek

Madenin çıkarıldığı alan, ilçenin su yatakları ile bölgeden geçen Murat Nehri'nin ana kaynağı ve güzergâhı konumunda bulunuyor. Aynı zamanda geçmişi oldukça eskiye dayanan yerleşim alanlarının merkezinde yer alan bu bölge, altın arama çalışmalarıyla birlikte tahrip ediliyor. Kaplıca sularının da önemli bir kaynağı konumundaki alan, büyük bir ekolojik tahribatla karşı karşıya kalıyor. Söz konusu alanda başlatılan maden arama çalışmaları, bölgenin tamamında geri dönüşü imkânsız tahribatlara yol açma riski taşıyor.

Söz konusu proje için üç ayrı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu verildi. Projenin yer altı sularını, su kaynaklarını ve Murat Nehri havzasını kirletme riski bulunuyor. Projeyle birlikte bölgenin tarım alanları, mera varlığı, canlı türleri, fauna ve flora zenginliği de tehdit ediliyor. Açık ocak işletmeciliği sonucunda arazide büyük çukurlar ve basamaklı yapılar oluşurken, söz konusu alanların eski doğal yapısına kavuşturulmasının ve yeniden ağaçlandırılmasının imkansız olduğu belirtiliyor.

Habitatlar parçalanıyor 

Şirket, projede açık ocak işletmeciliği ve yığın liçi yöntemiyle altın kazanımını öngörüyor. Yığın liçi yöntemiyle çıkarılan madende, cevher belirli bir alanda yığınlar halinde işlenerek altın kimyasal çözeltiler aracılığıyla ayrıştırılıyor. Bu yöntemin uygulanmasında su yönetimi, sızıntıların önlenmesi, atıkların güvenli biçimde depolanması ve toprak ile yer altı suyunun korunması kritik önem taşıyor. Sistemin yeterince güvenli tasarlanmaması, işletilmemesi veya denetlenmemesi durumunda kimyasal çözeltilerin çevreye sızması, su kaynaklarının kirlenmesi ve toprak kalitesinin bozulması gibi riskler ortaya çıkıyor. Bu durum, suyun bölgenin yaşamı ve hayvancılık açısından taşıdığı önemi ve olası çevresel tehlikeleri bir kez daha gözler önüne seriyor.

Proje kapsamında dağların kazılması ve patlatılması, bitki örtüsünün kaldırılması, doğal habitatların parçalanması, yaban hayatının yaşam alanlarının daralması ve toprağın doğal yapısının değişmesi gibi riskler de bulunuyor. Bölgenin hayvancılık ve tarımsal faaliyetlerle bağlantılı yaşam alanları açısından arazi kullanımındaki değişim de önem taşıyor. Meraların daralması, otlatma alanlarına erişimin zorlaşması ve toz oluşumu, bölgenin geçim kaynakları üzerinde baskı yaratabilecek başlıca sorunlar arasında yer alıyor.

Proje 470,56 hektarlık alanı kapsıyor  

Giyadîn'e bağlı Meleqere köyünde Türk Altın A.Ş.'nin siyanürle altın arama projesi, bölgenin doğal yapısı, tarım ve mera alanları ile yerleşim yerleri üzerindeki tehdidini sürdürüyor. Maden sahası, 2002 yılında ABD merkezli Newmont şirketi tarafından keşfedildi ve ruhsatlandırıldı. Proje, 2013 yılında Koza Altın A.Ş.'ye devredildi. Şirketin 2015 yılında kamuya devredilmesinin ardından teknik çalışmalar sürdürülürken, 2022 yılına kadar tesis kurulumuna yönelik hazırlık aşamasına gelindi. Mollakara Altın Madeni Tesisi ve Yardımcı Binalar Yapım İşi sözleşmesi, 8 Ağustos 2023 tarihinde Fernas İnşaat A.Ş. ile imzalandı ve 11 Ağustos 2023 tarihinde yüklenici firmaya yer teslimi yapıldı. 18 Aralık 2024 tarihli sözleşme devir anlaşmasıyla iş, Artemisia Turizm Otelcilik İşletmeleri Ltd. Şti. ile Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. adi ortaklığına devredildi. Proje sahası, kent merkezinin 52 kilometre güneydoğusunda, Giyadîn'in ise 13 kilometre güneybatısında bulunuyor. 470,56 hektarlık alanı kapsayan proje kapsamında önümüzdeki 5 yıl içerisinde toplam 15-17 ton civarında altın üretilmesi hedefleniyor. ZEYNEP DURGUT/MA