SELMAN GÜZELYÜZ/MA/ANKARA

Nuriye Gülmen tarafından 9 Kasım 2016’da Yüksel Caddesi'nde başlatılan "işimizi geri istiyoruz" eyleminin müdavimlerinden birisi de İlker Işık. Başından beri eylemlere katılmaya çalışan Işık, son aylarda sık sık Yüksel Caddesi'nde. Işık, Eylül’den bu yana tam 75 gündür "İşimizi geri istiyoruz" eylemlerine öğlen saat 13.30 ve akşam saat 18.00'de katılıyor, her defasında ise gözaltına alınıyor. Işık'ı diğer eylemcilerden ayıran bir diğer yönü de en fazla para cezasına çarptırılan kişi olması. "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu"na muhalefet etmekten gözaltına alınan Işık'ın Kabahatler Kanunu'ndan kendisine kesilen ceza sadece 75 günde 34 bin TL oldu.

 

Bana yapılanlarla ilgilenmiyorum

"Nuriye ve Semih, diyorum başka bir şey demiyorum" diye başlayan Işık, şunları söyledi: "Nuriye ile Semih hırsız değil, darbeci değil, katil değil. Onlar sadece haksız yere atıldıkları işlerine geri dönmek istiyorlar. Belki bugün Nuriye ile Semih bu alanda yoklar ama ben varım. Bize yapılan işkenceler, gözaltılar, kesilen para cezaları bizi etkilemiyor. Bizi etkileyen tek şey; çok değer verdiğimiz iki canın işine geri dönmesi. O iki can insanlık tarihinde yeni bir direniş sayfası açtı. Ben de  tarihsel görevimi yerine getiriyorum. Yaptığımız sadece bu."

Işık, eylemin ilk başladığı dönemlerde polisin kendisine "Biz senin kim olduğunu biliyoruz. Burayı provoke etmek için gelmişsin" dediğini aktararak, "Ben o gün için de söyledim bugün için de söylüyorum. Nuriye ve Semih'in taleplerini karşılayın ben de burada eylem yapmayacağım" şeklinde konuştu. Işık, polislerin kendilerine karşı uygulamalarına değinerek, "Aslında polis de ne yaptığını bilmiyor. Mesela bazen kalkanların ardından bize işkence boyutuna varan müdahalelerde bulunuyorlar. Biz tepki gösterince 'Biz bir şey yapmadık' diyorlar. Kendileri bile ne yaptıklarını bilmiyor. Polisler 'eylem başına 250 TL alıyorlar' şeklinde iftira atıyorlar. Ama size eylem başına 277 TL ceza kesiliyor" diye konuştu.

 

İşkence kalkanlarla gizleniyor

Işık, şunları ifade etti: "Öncelikle siz basın emekçilerine çok teşekkür ediyoruz. Siz burada olduğunuz için, buradaki eylem dillendirildi ve  yayıldı. Bir kamuoyu oluştu. Şimdi bunu engellemek için bizleri gözaltına aldıklarında etrafımızı sararak ve kalkanları ile dışarıya görüntü verilmemesi için çaba harcıyorlar. O işkence görülmesin diye kalkanlar ile oradaki durumu kapatıyorlar. Ama şunu net olarak bir daha ifade edeyim ki; Nuriye ile Semih'in talepleri karşılanıncaya kadar bizler burada olmaya devam edeceğiz. İster kalkanların ardından ister başka yerde bize yapılanlar çok önemli değil. Önemli olan Nuriye ile Semih'in hayatı ve işlerine geri dönmeleri."


Yüksel eylemine saldırı

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, Açlık grevinin 253. gününde. "İşimizi geri istiyoruz" eyleminin 372. gününde Yüksel Caddesi'nde halen bariyerlerle çevrili olan İnsan Hakları Anıtı önünde açıklama yapmak isteyen eylemcilere polis izin vermedi. Konur Sokak'ta eylemcilerin önlerini kalkanlarla kesen polis, saldırarak 5 kişiyi yaka paça gözaltına aldı. 


ANKARA