Mardin’in Dargeçit (Kerboran) ilçesine bağlı Belen (Bakwan) köyünde Koçer bir ailenin 5. çocuğu olarak dünyaya gelen Akkan, Şırnak’ın Hezex ilçesinde büyür. Çocuk yaşta annesini kaybeden Akkan, 16 yıl sonra döndüğü Hezex sokaklarını günlerce savunduğu direnişte ölümsüzleşti.

Türk devlet güçlerinin 44 gün boyunca süren soykırım saldırıları esnasında 11 top atışının yapıldığı evde elindeki kleşi ile çocukluğunun geçtiği sokakları savunan Akkan’dan geriye, “Bahar ile birlikte her şey daha güzel olacak” sözleri kaldı. 

Akkan, ilköğretim ve liseyi eğitimini Hezex’te tamamlamış, Karalar köyünde 2 yıl sınıf öğretmenliği yapmıştı. Akkan, anadilde eğitime yönelik engellemelere tepki olarak öğretmenliği bırakarak, özgür basın kurumlarında çalışmak üzere İstanbul’a gitmişti. 21 yaşında tek başına koyulduğu İstanbul’da bir süre gazetecilik yapan Akkan, daha sonra siyasi çalışmalarda yer almıştı. 16 yıl boyunca farklı kentlerde siyasi çalışmalarını yürüten Akkan, 6 ay önce tekrar Hezex’e dönerek, direnişe katılmıştı.


Bu baharı geçirirsek…

Oğlu ile yıllar sonra tekrar bir arada olmanın kendisi için tarifsiz bir duygu olduğunu belirterek sözlerine başlayan baba Levent Akkan, oğlunun isminin dedesinden; Bedran isminin ise 90’lı yıllarda PKK saflarında şehit düşen amcasından geldiğini söyledi. Oğlunun fedakar özelliğine vurgu yapan baba Akkan, yıllar sonra tekrar Hezex’te görüştüğü oğlunun, “Eğer bu baharı geçirirsek, her şey daha da güzel olacak” sözlerini aktardı. 


Oğlumun zamanı akacak

Konuşmasını kolundaki saati göstererek sürdüren baba Akkan, oğlundan kendisine kalan tek parça olduğunun altını çizdi. Oğlunun zamanının bu saatle akmaya devam edeceğini söyleyen baba Akkan, “Kolumda takılı olan saati Bedran bana hediye etti. Dünyanın en değerli hediyesidir benim için” diye konuştu. 


Türk bayrağı astılar

Oğlunun 16 yıl sonra döndüğü mahallede şehit düştüğünü vurgulayan baba Akkan, şunları aktardı: “Burada kaldığı sürece üzerine düşen her şeyi yaptı. Son ana kadar direndi. Yasaktan hemen sonra geldim ve onun şehit olduğu yere gittim. Bulunduğu eve 11’den fazla top isabet etmişti. Demek ki o kadar çok direnmiş ki yoğun top atışlarına tutmuşlar. Zaten onu katlettikleri yere bayrak asmışlardı. Bedran sadece benim oğlum değil tüm Kürt halkının oğludur. Onun benim için diğerlerinden bir farkı yoktur.”