Şirnex’in (Şırnak) Qileban (Uludere) ilçesinde daha önce 34 kişinin Türk savaş uçaklarının hava saldırısında öldürüldüğü Roboskî Katliamı’nın yaşandığı Güney Kürdistan’a sınır olan alan 29 Mayıs gecesi bombalanmış, saldırıda 16 yaşındaki lise öğrencisi Vedat Encü hayatını kaybetmişti. Becûh (Gülyazı) Alay Komutanlığı’ndan ateşlenen toplarla ağır yaralanan ve kaldırıldığı Şırnak Devlet Hastanesi’nde bir bacağı kesilen Yılmaz Encü, dün yaşamını yitirdi. 

28 Aralık 2011’de gerçekleşen 1. Roboskî Katliamı’nda 24’ü Encü ailesinden 34 kişi katledilmişti. 29 Mayıs’taki saldırıyla birlikte Encü ailesinin kayıplarının sayısı 26’ya yükseldi. Devlet güçlerinin 29 Mayıs’ta katlettiği Vedat Encü’nün ağabeyi Davut Encü, 28 Aralık’taki saldırıdan şans eseri kurtulan 4 kişi arasındaydı. Ağabeyi kurtuldu ama o ilk kez gittiği ‘kaçak’ta hayatını kaybetti. 


Lise 10. sınıf öğrencisiydi


100 yıl önce Kürt coğrafyasının parçalanması üzerine adı “kaçağa” çıkan sınır ticareti, Roboskîlilerin tek geçim kaynağı. 29 Mayıs günü yaklaşık 40 kişilik genç grup Pazar günü Güney Kürdistan’a mazot ticareti için yola çıktı. Grubun arasında bulunan ve 2011’deki katliamda birçok akrabasını kaybeden Vedat Encü de annesinden habersiz kervana katılmıştı. Lise 10. Sınıf öğrencisi olan Encü ilk kez “kaçağa” yani sınır ticaretine çıkıyordu. İlk kez gittiği yoldan bir daha dönemedi… Vedat Encü’nün aynı zamanda 1980’li yılların sonunda amcası Kerem Encü’nün de katledildiği öğrenildi. 


Doktor olmak istiyordu 

7 kız 3 erkek kardeşi olan ve hayali doktor olmak olan Vedat, daha önce sınırda bombalanan amca çocuklarının kaderini yaşamak istemediğini söylemiş annesine. Ancak ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için okul harçlığını çıkarabilmek için kaçağa çıkmış. Oğlunun tek hayalinin okuyup doktor olmak olduğunu dile getiriyor annesi Hacer Encü.  


Sınırdan cenaze gelir

“Arkadaş gibiydik” dediği ve hala dizinde başını ovarak uyuttuğu oğlu Vedat Encü’yü anlatan annesi, oğlunun kimseye bir şey demeden kaçağa gittiğini söyledi. Oğlunun gidişinden  1 saat sonra ortalığın aydınlandığını, bombalamanın başladığını aktaran anne Hatice Encü, kendisine uzun süre “senin çocuğun değil” dendiğini, ancak sınırdan gelen cenaze ile yıkıldıklarını anlattı.  


Her gün yeni bir Roboskî



Yaşadığı acıdan kaynaklı konuşmakta zorluk çeken ve kelimeler boğazında düğümlenen anne Encü, “Bu devlet bizim için sadece katliam istiyor. Her gün Roboskîler yapılıyor. Bu devlet bizden ne istiyor? Tek şey var ortada, onlar Türk biz Kürt’üz. Başka bir çaremiz yok” diye konuştu. 


Kıyafetlerinden başka bir şey yoktu

Yaşadıkları acıyı kimsenin yaşamamasını isten Hatice Encü,  başka annelerin ağlaması için devletin savaştan vazgeçmesini istedi. Merkez medyada çıkan haberlere de tepki gösteren anne Encü, “Ellerinde silah olduğunu söylüyorlar ancak üzerinde kıyafetlerinden başka bir şey yoktu. Bu savaş sürdüğü sürece bütün insanlar bu acıyı yaşayacak” diye feryat etti. 


Ferhat Encü köyüne sokulmadı!

HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü’nün ise kendi köyü olan Roboskî’ye girmesine izin verilmiyor. Bombardımanda yaşamını yitiren Vedat Encü’nün ailesine taziyede bulunmak için Roboskî’ye gitmek isteyen Encü, Qesirgê (Kasrik) beldesindeki kontrol noktasında askerlerce engellendi. TOMA ve zırhlı araçlar eşliğinde trafiğe kapatılan yoldan yurttaşların geçişi de engellendi. Kendi doğup büyüdüğü köye girişi engellenen Encü’nün tepki gösterdiği askerler Şırnak Valiliği’nin “siyasetçi ve gazetecilerin geçişine izin verilmeyecek” talimatı olduğunu belirterek, vekilin geçişine izin vermedi. Encü, “İki gündür kendi taziyeme dahi gitmeme izin verilmiyor. Eşkıyalık yapılarak engelleniyorum” dedi. 


 DİHA/ŞIRNAK