1980’lerde zayıf olmak neden daha kolaydı?

Toplum/Yaşam Haberleri —

16 Temmuz 2020 Perşembe - 15:00

  • Yapılan bir çalışma, bugün 20 yıl öncekiyle aynı miktarda yiyip egzersiz yapan insanların yine de daha kilolu olduğunu ortaya çıkardı.

OLGA KHAZAN

Milenyallerin iç dökmek için kullandığı “Eski Ekonomide Steve” diye bir mem var. 70’lerin sonundaki ergene dair bir dizi görsel. Şimdi orta yaşlı bir adam olduğu varsayılan bu görsellerdeki adam, milenyallerin eski kuşaklardan duyduklarını söylediği bazı mesajlarla dalga geçiyor ve bu eski kuşakların ne kadar kalitesiz insanlar olduğunu gösteriyor. Eski Ekonomide Steve mezun oluyor ve hemen iş buluyor. Eski Ekonomide Steve üniversiteyi şıp diye bitirebiliyor çünkü harç ücreti 400 dolar. Böyle devam ediyor.

Bu listeye bir başka şey daha ekleyebiliriz: Eski Ekonomide Steve, her gün McDonald’s’dan yiyor ve yine de beli 80 cm kalıyor.

Neden daha kilolular?

Obesity Research & Clinical Practice dergisinde yayınlanan bir çalışma, günümüzde yetişkinlerin 20-30 yıl öncekilerin yaptığı gibi formda kalabilmesinin daha zor olduğunu ortaya çıkarmış. Üstelik aynı miktarda yemelerine ve egzersiz yapmalarına rağmen.

36 bin 400 Amerikalının 1971 ile 2008 arası yeme alışkanlıklarını ve 14 bin 419’unun 1988 ve 2006 arası fiziksel aktivitelerini inceleyen araştırmacılar şaşırtıcı bir korelasyona ulaşmış: 2006’da aynı miktarda kalori yiyen, aynı miktarda mikrobesleyici (protein ve yağ gibi) alan ve aynı miktarda egzersiz yapan, belirli bir yaştaki biri, 1988’de aynı özelliklere sahip ve aynı şeyleri yapan birinden 2,3 daha yüksek vücut kitle indeksine sahip. Yani, bugün insanlar, aynı diyete ve egzersiz düzenine sahip olmalarına rağmen 1980’lerde olduğundan yüzde 10 daha kilolu.

Üç faktör

Toronto’daki York Üniversitesi’nde kinesiyoloji ve sağlık bilimleri profesörü olan Jennifer Kuk, “Çalışmalarımız, 25 yaşındaysanız, kilo almaktan kaçınmak için sizden önceki kuşağın aynı yaştayken yaptığından daha az yiyip daha çok egzersiz yapmanız gerektiğini gösteriyor” diyor. “Ancak, obezitenin artmasında sadece diyet ve egzersizin ötesinde başka bazı faktörlerdeki değişikliklerin de etkili olabileceğini görüyoruz.”

Bu değişikliklerin ne olabileceği ise henüz hipotez aşamasında. Kuk, yaptığı bir incelemede, günümüzde yetişkinlerin formda kalmasını zorlaştıran üç farklı faktör olabileceğini belirlemiş.

* Birincisi, insanların kilo almaya sebep olan daha fazla kimyasala maruz kalıyor olması. Tarım ilaçları, yanma geciktiriciler ve gıda ambalajlarındaki maddeler hormonal süreçlerimizi değiştiriyor ve bedenlerimizin kilo almasına ve alınan kiloları verememesine sebep oluyor olabilir.

* İkincisi, 70’lerden ve 80’lerden bu yana reçeteli ilaçların kullanımının dramatik biçimde yükselmiş olması. Örneğin satış rekorları kıran bir SSRI (selektif serotonin gerialım inhibitörü) olan prozac, 1988’de piyasaya sürüldü. ABD’de en çok reçete edilen ilaçlar artık antidepresanlar ve birçoğunun kilo almayla bağlantısı var.

* Üçüncüsü ise, Amerikalıların mikrobiyomlarının 1980’den günümüze bir şekilde değişmiş olması. Bazı barsak bakterilerinin insanı kilo almaya ve obeziteye daha yatkın kıldığı bilinen bir gerçek. Amerikalılar bir kuşak önce olduğundan daha fazla et tüketiyorlar ve birçok hayvansal ürün hormonlar ve antibiyotiklerle işlenmiş. Tüketilen bu et barsak bakterisini ilk başta tespit edilemeyen ama zaman içinde etkisi belli olan şekillerde değiştiriyor olabilir. Kuk, suni tatlandırıcıların yaygınlaşmasının da bir rolü olabileceğini düşünüyor.

Günümüzde Amerikalıların kilosunun kontrolleri dışındaki faktörlerden etkilendiği gerçeği, bize kilolu insanlara karşı önyargılı yaklaşmamayı öğretmeli.

Az yemek, çok egzersiz

“Obez insanlara karşı büyük bir önyargı var” diyor. “Tembel olmakla ve kendilerini kontrol edememekle yargılanıyorlar. Ama durum bu değil. Araştırmamızın sonuçları diğer çalışmalarla da doğrulanırsa, ebeveynlerimizin bizim yaşımızdayken olduğu kiloda kalmak için daha az yememiz ve daha çok egzersiz yapmamız gerektiği netleşecek.”

Egzersiz kısmı ise Eski Ekonomide Steve’in avantajlı olmadığı tek konu olabilir. Çünkü 1987’de spor salonu üyeliği yıllık 2800 dolarmış, bugün de aynı şekilde pahalı.

Çeviren: Serap Güneş

Kaynak: The Atlantic

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.