
Antep’in merkez Şahinbey ilçesi Beybahçe Mahallesi’nde Kürt düğününe yönelik canlı bomba saldırısında 54 kişi yaşamını yitirirken, 15’i ağır 67 yaralının tedavisi sürüyor.
DAİŞ’in canlı bombayla gerçekleştirdiği saldırıda yaşamını yitirenlerden 46’sının kimlik bilgileri netleşti. Katledilenler arasında çocukların çokluğu dikkat çekiyor. Bir yaşındaki Bünyamin bebek de, 4 yaşındaki Muhammed de, 7 yaşındaki Hüsam da DAİŞ saldırısında hayatını kaybetti.
46 kişiden 30’u çocuk
Yaşamını yitirenlerin kimlik bilgileri şöyle: Şükran Akdoğan (17), İsmail Alparslan (15), Süheyla Yağız (31), Mehmet Nazım Akdoğan (16), Hüsam Cuma (7), Ali Özcan (26), Serhat Eryılmaz (13), Büşra İlter (9), Muhammed Alpaslan (11), Muhyetin Akdoğan (26), Doğan Özcan (22), Nergiz Özcan (10), Kerem Özer (12), Orhan Yavuz (13), Aliye Yağız (30), Ali Toraman (10), Bünyamin Akdoğan (1), Mehmet Ali Taş (26), Abdulalim Çelikten (14), Metin Caner (16), Mürvet Ayhan (29),Vesile Durak Uluhatun (38), Şükran Ayhan (10), Semanur Özer (14), Mehmet Urtekin (14), Mizgin Gürbüz (14), Murat Kalay (14), Kamile Ayhan (35), Emine Nisa Gören (9), Salih İlter (17), Saliha Akdoğan (21), Gurbet Akcan (4), Muhammed Yağız (4), Devran Eryılmaz (12), İbrahim Urtekin (16), Osman Toroman (19), Ahmet Urtekin (20), Kamil Akdoğan (66), Hasan Akdoğan (10), Öbeyit Akdoğan (18), Sinan Urtekin (14), Süleyman Durak (22), Hakkı Okur (14), Fatma Zehra Abdullah (8),Kumri İlter (14), Ahmet Toroman (13).
‘Canlı bomba çocuk değildi’
Antep’te 54 kişinin yaşamını yitirmesine yol açan patlamanın çocuk yaştaki bir canlı bomba tarafından gerçekleştirildiği yönündeki iddialar ise çürütülüyor. Saldırıda yaralanan ve kına yakıldığı esnada canlı bombayı gördüğünü belirten damadın annesi Muhbet Akdoğan, “Canlı bomba ne çocuktu ne de yaşlıydı, yetişkin biriydi” dedi. Akademi Hastanesi’nde tedavisi süren Akdoğan, katliam anına ve bombacıya dair DİHA’ye önemli açıklamalarda bulundu. Sol bacağında şarapnel parçası ve yüz kısmında yaralanmalar olan Akdoğan, kına yaktıkları esnada canlı bombayı gördüğünü söyledi.
‘Anlayınca kalabalığa karıştı’
Üzerinde bombalı yelek gördüğünü dile getiren Akdoğan, “Ben hemen etrafa bağırarak, canlı bombanın aramızda olduğunu haykırdım. Benim onu fark ettiğimi anlayınca soğukkanlı bir şekilde kalabalığın arasına karıştı. Bir kaç saniye geçmeden büyük bir patlama oldu. Ondan sonra etraf ceset ve yaralılarla doldu. Ben de yaralanmıştım. Beni hastaneye götürdüler. Ailemizden çok sayıda kişi öldü” dedi. Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalarda, bombayı patlatan canlı bombanın yaşının 12-14 civarında olduğunu açıklamıştı.
Özel harekatçılardan düğün tweeti!
Patlama ile ilgili sis perdesi devam ederken yaklaşık 7 ve 4 ay önce Özel Harekatçılar tarafından kullanıldığı bilinen “Terör Gerçekleri” isimli twiter hesabından Kürtlerin yaptığı düğünlerin hedef gösterildiği ortaya çıktı. Bu hesap tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde “Bölgede çocukların terör propagandası ile ilk tanıştığı yerlerden birisi de düğünlerdir. Düğün salonlarında PKK şarkıları söyleniyor” şeklinde tweet atıldı. 28 Nisan 2016 tarihinde atılan bir tweet de ise “Diyarbakır’da rastgele bir düğün salonuna girin, PKK terör örgütünün propagandasını yapan onlarca şarkı/türkü dinlersiniz” şeklinde hedef göstermeleri dikkat çekti.
DAİŞ’in hedefini kim belirledi?
Öte yandan 19 Mayıs’ta Antep’te DAİŞ’in bir hücre evine yapılan operasyon sonrasında ele geçen belgede, “PKK’liler düğün yapıyorlar. Bu düğüne sadece akraba olduğu için gelenler de var ama geneli PKK’li ve düğünlerde PKK bayrağı açılıyor, PKK şarkıları söyleniyor böyle bir yere amel yapalım mı diye soruyorum. Bugünlerde düğün var. Tamam derseniz amel yapacağız inşallah” diye yazıyordu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10 Ekim Ankara Garı saldırısıyla ilgili iddianamesinde yer verdiği bilgilerde, DAİŞ’in Antep’te düğünlere saldırı düzenleyeceğine yer verilmesine rağmen önlem alınmaması da dikkat çeken noktalardan biriydi.
ANTEP
YARALILAR VE GÖRGÜ TANIKLARI ANLATTI:
Kamyon kasasında taşındılar
Patlama olduğunda düğünün yapıldığı 9 Nolu Sokak’taki evlerinin önünde oturduğunu belirten 16 yaşındaki İbrahim Ali, patlama sesi ile büyük alevlerin yükseldiğini ve etrafı yoğun bir duman kapladığını söyledi. Olayın gerçekleştiği yere gittiğinde parçalanmış cesetler ile karşılaştığını anlatan Ali, her tarafın kan gölüne döndüğünü kaydederek, kendi çabaları ile insanları kasası açık kamyonetlerle hastanelere taşıdıklarını belirtti. Büyük bir izdihamın yaşandığını da aktaran Ali, “Patlamadan sonra olay yerinden iki kişi kaçıyordu. Öyle yaralandıkları ve korktukları için değildi. O kalabalıkta kimse pek bir şey yapmadı. Ama bazı yurttaşlar olay sonrasın da sakallı bazı kişilerin gelip görüntü de aldığını belirtiyor” dedi.
Eşi ve çocukları yaralandı
Antep’teki patlamada eşi Servet ile çocukları Azad ve Barış’ın yaralandığını belirten Zahire Aydın, kendisinin patlamanın olduğu yerin bir sokak aşağısında olduğunu, kulakları sağır eden bir patlama ile aynı anda yükselen ateş topunu gördüğünü ifade etti. Aydın, “Düğün sahipleri akrabam olur. Eşim ve oğlum karşılıklı yerde uzanmıştı. Onları hemen kendi çabamızla hastaneye yetiştirdik. Ölen insanların hiç birinin vücut bütünlüğü yoktu. Kiminin kafası, kiminin ise vücudunun tamamı parçalanmıştı. Patlamada oğlumun eli koptu. Eşimin ise ayağında şarapnel parçaları var ve vücutlarında yanıklar var” diye konuştu.
Kardeşi kucağında can verdi
Patlamada 13 yaşındaki kardeşi Ali’nin yaşamını yitirdiğini aktaran Mehmet Yavuz ise, patlamanın az ilerisinde olduğunu belirterek, “Oraya gittiğimde her yerde cesetler vardı. Patlamada 13 yaşındaki kardeşim de öldü. Ambulansın gelmesini beklemeden kardeşimi kucağıma aldım, kendi imkânlarımız ile hastaneye götürdük. Zaten ambulanslar gelene kadar çoğu kişi hastaneler götürülmüştü” dedi.
Koşmaya çalıştım ama olmadı
10 Yaşındaki Ayşe Y. adlı çocuk ise, sağ ayağına şarapnel parçasının isabet etmesiyle yaralandı. Ayağının hem kesildiğini hem de yandığını belirten küçük Ayşe, saldırı anını şöyle anlattı: “Ben düğünde halaya girdim. Biraz oynadım. Çıktım annemin yanına gidiyordum o sırada patladı. Koşmaya çalıştım olmadı. Orada durdum olanlara bakmaya çalıştım. Herkes bir yerlere koşuşturuyordu. Herkes bağırıp, çağırıyordu. Beni olay yerinden bir kadın alarak hastaneye götürdü. Ayağımın belli bir kısmı kesilmiş, bir bölümü de yanmıştı. Ersin Arslan Devlet Hastanesinde tedavi oldum. İki gün sonra beni taburcu ettiler.
HDP ırkçı saldırıyı sordu
HDP, Antep katliamında yaşamını yitirenlerin defin işlemleri sırasında AKP’li belediyenin otobüsleriyle mezarlığa taşınan ırkçı grubun saldırısını Meclis gündemine taşıdı.
HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, konuya ilişkin olarak, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya şu soruları yöneltti: * Büyükşehir Belediyesi’ne ait araçlarla Yeşilkent Mezarlığı’na taşınan kitlenin oraya götürülmesi emrini kim vermiştir? Bu kişilerin orada bulunmasının Büyükşehir Belediyesi’nin hangi biriminin hangi hizmeti/çalışmasıyla ilgilidir? * Emniyet görevlilerin bildirdikleri şekilde 22 Ağustos 2016 tarihinde Yeşilkent Mezarlığı’nda defnedilmiş veya defnedilmek üzere bekleyen asker cenazesi var mıdır? * Sözüm ona ‘iki grup karşı karşıya gelmesin diye’ mezarlıkta tedbir alan güvenlik güçleri, bir cenaze törenine katılmak üzere orada bulunmadıkları belli olan, cenaze sahiplerini taciz ve tahrik eden ardından saldırıya geçen bu kalabalığı neden mezarlığa gelmeden önce engellememiştir? * Bu saldırgan topluluğunun orada bulunmasının, önceki gün cenazelerin kaldırılması sırasında AKP’li Belediye Başkanı ve milletvekillerinin katliamda hayatlarını kaybedenlerin yakınlarınca protesto edilmesiyle bir ilgisi var mıdır? * Provokatörlerin saldırılarıyla doğan gerilimin ardından cenaze sahiplerinden 4 kişi gözaltına alınırken saldırganlardan hiç kimsenin gözaltına alınmaması ve/veya bunlarla ilgili bir kovuşturma yapılmaması konusunda Bakanlığınız bir inceleme başlatmış mıdır? Saldırganların kimlik tespitleri yapılmakta mıdır? Bu kişiler konusunda adli tahkikat yapılacak mıdır?