- Urfa T Tipi 2 No'lu Cezaevi'nde, 22 kişilik koğuşta önce iki tutsakta sonra diğerlerinde koronavirüsü belirtileri görüldü. İkisini durumu ağır. Cezaevi yönetimi, tedbir olarak 22 tutsana üç sabun verdi.
Urfa T Tipi Cezaevi’nde 22 kişilik odada yüksek ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı yaşayan tutsakların ateşleri bile ölçülmedi. Bünyan Cezaevi'nde belirtiler görülen üç tutsak hastaneye götürülmedi.
Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalan Çölyak hastası Merve Aydoğan, kendisiyle birlikte dört kişinin 3 Nisan’dan bu yana koronovirüse dair belirtiler gösterdiklerini belirtti. Ablası Şükran Aydoğan ile haftalık telefon görüşmesinde yaşadıklarını aktaran tutuklu, belirtilere rağmen hastaneye götürülmediklerini söyledi. MA’ya konuşan Aydoğan, kardeşinin anlatımlarını aktardı: “3 Nisan’da başım dönüp, midem bulandı. Gözlerim görmemeye başladı. O günden bu yana geçici olarak görme kaybı yaşıyorum. Boğazım yanıyor, midem bulanıyor, kuru öksürük var ve nefes almıyorum. Arkadaşlarımın yardımıyla sizi arıyorum. Cezaevinde, 'revir doktoru yok' denilerek dört gün boyunca doktora götürülmedim. Cezaevi idaresi hiçbir şey yapmıyor. Dört günün sonunda revir doktoruna şikayetlerimi söyledim. Bana 'İki günde nasıl böyle oldun. Bildiğin kör olmuşsun. Ben bir şey anlamadım' diyerek bir ilaç verip gitti. Arkadaşım Rojda Tokçu, dört gün önce gelip yanıma uzandı. Salı günü o da benim yaşadıklarımı yaşamaya başladı. Yazıları okuyamıyor, başı dönüyor ve midesi bulanıyor. Pınar Demir ve Nazlı Soglin'de de boğaz yanması ve kuru öksürük var. Bize hastaneye sevk etmediler. Koğuştaki tüm arkadaşlarda bu var.”
8 Nisan’da yaptıkları telefon görüşmesi ardından cezaevi idaresini aradıklarını ancak “Abartılacak bir durum yok” yanıtını aldıklarını söyleyen Aydoğan, kardeşinin hayatından endişe duyduklarını ifade etti.
Arama var, ateş ölçme yok
Urfa T Tipi 2 No'lu Cezaevi'ndeki 5B odasında tutuklu bulunan Mehmet Binici, haftalık telefon görüşmesinde ağabeyi Mukadder Binici'yle durumlarını paylaştı. Ağabey Binici, salgın tehlikesine rağmen cezaevi yönetiminin 30-40 kişilik gardiyanlarla haftada iki kez odalarda arama ve 10 kişinin odalarda sayım yaptığını aktardı. Ağabey Binici, kardeşinin yönetimin bu uygulamayla hastalığı kendilerine bulaştırmaya çalıştığını belirttiğini kaydetti.
Kardeşinin, 10 gün önce odalarında iki kişinin ateşinin çıktığını, sonrasında bu durumun odadaki 22 kişide de görülmeye başladığını söylediğini ifade eden ağabey Binici, tutsakuların koronavirüsü salgınının cezaevine bulaştığı kaygısı taşıdıklarını dile getirdi. Ağabey Binici, “Kimi tutuklularda kuru öksürük, balgam ve yüksek ateş olduğunu söyledi. Bu durumu idareye dile getirdiklerinde ise idarenin kendilerine ‘Böyle bir durum yok. Bir şeyiniz yok’ denildiğini söyledi. Kardeşim bu son 2 gündür 3 oda arkadaşının soluk almada sorun yaşadığını, yine ateşlerinin düşmediğini, hastalığın içeriye bulaştığını söyledi" diye aktardı.
Kardeşinin kronik hastalığı olduğunu ve buna rağmen herhangi bir teste tabi tutulmayarak, ateşinin ölçülmediğini dile getiren Binici, temizlik noktasında da cezaevinin herhangi bir tedbir almadığını ifade etti. Binici, “Tedbir olarak 22 kişiye üç sabun verilmiş. Bu talimatın başında her kim var ise, cezaevinde katliam yaşatmak istiyorlar. Bundan başka aklımıza bir şey gelmiyor” dedi.