2012 yılı mücadelesinde aktif ve öncü düzeyde rol oynadığını belirten YJA Star Anakarargah komutanı Delal Amed, kadın gerillanın fedai tarzda direndiğini ve mücadele ettiğini ortaya koydu. Türkiye ve Kürdistan’da kadına yönelik şiddet, tecavüz ve taciz olaylarında artış olduğunu söyleyen Delal Amed, 2013 yılında mücadelelerini daha da yükselteceklerini ortaya koydu.


2012 yılına girerken YJA Star açısından siyasal ve askeri atmosfer nasıl görülüyordu?

2012 yılına girerken bir taraftan Batılı güçlerin bölgeye müdahale etmesi, diğer taraftan bölge halklarının mevcut statükocu rejimlerin zulmünden çektikleri karşısında bilinçlenerek, demokratik temelde özgürlükleri için ayağa kalkışları söz konusu oldu. Bölgede yaşanan mücadelenin esasta bölgeye müdahil olan Batılı güçlerle bölge halkları arasında olduğu daha belirginlik kazanmıştır. Bu durum, 2012 yılı boyunca bölgede yoğun süren bu mücadelenin 2013 yılında daha da şiddetleneceği ve sonuca gideceği kesindir.
Bölgede Kürtlerin konumu ve Kürdistan’da halkların özgürlük çizgisini temsil eden Önder APO ve Özgürlük Hareketimiz öncülüğündeki 40 yıla varan kesintisiz sürdürülen mücadele, dolayısıyla bölgede süren mücadele Kürdistan ekseninde gelişmektedir. Tüm küresel ve bölgesel güçlerin odaklandığı Suriye’de ise bu yıl içerisinde gelişen 19 Temmuz Rojava Kürdistan’ındaki devrim hamlesi, Kürt kadınlarının öncülüğünde Kürt halkının bölgede en örgütlü ve halkların mücadelesine öncülük eden güç olduğunu kanıtlamıştır. Batı Kürdistan devrim hamlesi, Kuzey Kürdistan’da süren devrim hamlesinden etkilendiği kadar etkileme özelliği ile de Kuzey’de süren devrim mücadelesini daha da tırmandırarak zirveye taşırmanın koşullarını da olgunlaştırmıştır.
Bölge genelinde yaşanan mevcut bu durum 2012 devrim hamlesini yükseltmemizi gerekli kıldığı gibi Kürdistan’da Kürt halkına uygulanan soykırım politikaları Özgürlük Hareketimizin devrim hamlesi ile sonuç almasını fazlasıyla şart kılmıştır. Bilindiği üzere Türkiye’de Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü için Önder APO öncülüğünde yoğun bir mücadele içerisinde olduk. Ancak Türk devleti ve AKP Hükümetinin bırakalım Kürt sorununu çözmeyi, Önderliğimizi, Özgürlük Hareketimizi ve halkımızı tasfiye etme dışında herhangi bir çabasının olmadığı bu mücadele sürecinde açığa çıktı. Süreç, AKP Hükümeti ile hiçbir çözüm adımının geliştirilemeyeceği gerçeğini ortaya çıkardı. Özgürlük Hareketimiz öncülüğünde halkın kendi gücü ile çözümü sağlayabilmesi için Önderliğimiz 27 Temmuz 2011 tarihinden itibaren devletle aramızdan çekilerek günümüze kadar da devam eden direniş içerisine girdi. Belli bir süredir KCK operasyonları adı altında halkımıza yönelerek geliştirdiği tutuklama furyasını alabildiğince yoğunlaştırarak, bugün 10 bine yakın Kürt insanımız zindanlarda tutukludur. Demokratik siyaset yürüten Kürt siyasetçilerini her türlü hakaret, baskı politikasıyla sindirerek kendi çizgisine çekmeye çalışmış, direnenleri ise tasfiye etmeyi hedeflemiştir.

AKP, ‘önce kadını vurun’ dedi

Bunun yanı sıra halkımızın savunma gücü olarak örgütlenen gerilla güçlerimize karşı NATO’nun en gelişmiş teknik desteğini arkasına alarak imha operasyonlarını yoğunlaştırmıştır. AKP Hükümeti gerilla güçlerimizi kış sürecinde imha etme üzerine hesap ve hazırlık içerisine girmiştir. 2011 kışında Türk ordusu teknik donanımına ağırlık vererek gerilla güçlerimizin üslendiği yerleri tespit etmeye çalışarak buraları hedef yapıp imha operasyonlarını yoğunlaştırdı. Garzan’da YJA Star güçlerimizin bulunduğu bir üslenme yeri, yine Erzurum, Dêrsim, Cudi ve Besta alanlarındaki bazı üslenme yerlerimize bu tarzda imha yönelimleri gerçekleştirdi. Ancak bir özel savaş hükümeti olan AKP Hükümeti mevcut savaşa halkını ve ordusunu motive etmek için kendi kayıplarını gizlemiş ve halkımızın moral-motivasyonunu bozmak için yoğun psikolojik savaş yürütmeyi esas almıştır. Yürüttüğü imha operasyonları ve psikolojik savaşta özellikle YJA Star güçlerimizi hedef aldı. Özgürlük Hareketimizi tasfiye etmeyi hedefleyerek, “önce kadını vurun” politikasını hayata geçirmeye çalıştı. Garzan’da YJA Star gerilla güçlerimizden 15 kadın yoldaşımızın konumlandığı yere imha operasyonunun yanı sıra Kandil’de bir YJA Star kadın gerilla birliğimizin üslenme yerine geliştirdiği hava bombardımanı vb. tarzındaki yönelimleri bu politika sonucunda gelişti.
Türk devleti ve AKP Hükümeti gerilla güçlerimizi imha etme yönelimleriyle sınırlı kalmayıp sivil insanlarımızı da katletmekten geri durmadı. Defalarca Kandil alanındaki sivil halkımıza dönük geliştirdiği hava operasyonları ve yine özellikle Roboskî’de 34 gencimizi katlederek bir fiziki soykırıma daha imza attı. Bilindiği gibi 2011 kış sürecinde çok yoğun çatışmalar yaşandı. Hakkari-Çele’de gerilla güçlerimizin kışın gerçekleştirdiği harekat bunun kanıtıdır. Böylesi bir atmosferde 2012 yılına girmiştik. 2012 yılında Türk devleti ve AKP Hükümetinin Kürt halkına dönük başlattığı topyekün savaş konsepti istedikleri biçimde sonuç almamış, dolayısıyla başlattıkları bu karşı saldırıyı 2013 yılında tamamlamak isteyecekti. Diğer taraftan Kürt Özgürlük Hareketi olarak, varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlamak için başlattığımız devrimci hamle henüz hedeflenene ulaşmamışken, 2012 yılına giriş yaptığımızda ölüm-kalım sürecini ifade eden çok keskin bir mücadelenin yaşanacağı bir hakikat olarak önümüzde durmaktaydı.

2012 yılında Kürt mücadelesinde YJA Star’a düşen rol neydi? Kendinize nasıl bir rol biçiyordunuz?

2012 yılında kendi çözümümüz olan Devrimci Halk Savaşı hamlesiyle, gerilla güçlerimiz öncülüğünde tüm mücadele dinamiklerimizi harekete geçirerek “varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlama” hamlesini gerçekleştirmeyi hedefledik. Bu hedef temelinde 2012 yılı mücadelesine yüklendik. Bu hedef ve amaç, genel Özgürlük Hareketimizin olduğu kadar özgün olarak YJA Star gerilla güçlerimizin de temel amacı ve hedefidir. YJA Star kadın gerilla gücü olarak, Özgürlük Hareketimizin temel hedefi olan Önder APO’nun özgürlüğü ve Kürdistan devrimini gerçekleştirme bizim de temel amacımız olup, aynı zamanda varlık ve mücadele gerekçemizdir. Ancak Özgürlük Hareketimizin de özü ve mayası olan Kürdistan devriminin, kadın özgürlük devrimi ve öncülüğüne dayalı gelişeceğinin bilincinde olan bir hareketiz. Kürdistan devrimine giden yol olan kadın özgürlük devrimi özgün yoğunlaşma, örgütlenme ve çabaları şart kılmaktadır. Önder APO’nun özgürlüğünün kadın devriminden ve öncülüğünden geçtiğini bilerek ve inanarak, YJA Star kadın gerilla güçleri olarak devrim hamlesine öncü düzeyde katılmak ve devrimi gerçekleştirme hedefiyle kendimizi hazırlayıp planladık.

2012’de öncülük misyonunu üstlendik

HPG 6. Konferansında, HPG güçleri olarak devrim sürecinde kararlaşma, planlama ve mevzilenmemizin yanı sıra devrim hamlesinde gerillalık tarzı, ruhu, vuruş tarzı, hedefleri vb. içeren konuları somutlaştırdık. Ve gerilla güçlerimiz açısından bu dönemin temel şiarını “24 saat Önder APO ile yaşam, 24 saat gerillalık” olarak belirledik. HPG güçleri olarak bu kararlaşma düzeyinde, YJA Star gerilla güçlerimizin 5. Konferansında ulaştığı düzeyin etkisi oldu. YJA Star gerilla güçlerimizin genel gerilla güçlerimiz üzerindeki etkileyiciliği, HPG güçlerimizin böyle bir kararlaşma ve planlamayı ortaya çıkarmasında belirleyici oldu, bu noktada gereken öncülük rolünün oynandığını belirtebilirim.
Gerilla güçlerimiz böylesi bir ruhla 2012 Devrimci Halk Savaşı sürecini karşıladı. Bir de yürütülen pratiğin ortaya çıkardığı ciddi bir tecrübe düzeyi oluştu. Devrimci Halk Savaşı hamlesi gerillalıkta yeni bir adımdı. Kış süreci koşullarında dahi gerillalık yaparak kendini savunma ve düşmanını vurmada önemli bir tecrübe düzeyi gelişti. Belirttiğim tüm bu hususlar HPG ve YJA Star güçleri olarak 2012 bahar sürecine girerken mücadele gerekçelerimizi oluşturmakla birlikte hazırlık düzeyimizi de içermektedir. YJA Star gerilla güçleri olarak yürüttüğümüz bu genel hazırlıklarla Devrimci Halk Savaşı hamlesinde öncülük rolünü oynamanın yanı sıra kendi özgün güç ve örgütlülüğümüze dayanarak da eylemsellik içerisinde olmayı esas aldık.

Yoğun bir eylemsellik içerisinde olduğunuz yapmış olduğunuz günlük açıklamalara da yansıyordu. Gerillalarınız mevzilendiği alanlarda Türk ordusuna karşı nasıl bir savaş yürüttü?
2012 yıl boyunca Devrimci hamle kapsamında gerilla güçlerimizin öne çıkan eylemsellik düzeyi Zagros, Botan ve Dêrsim alanlarına kadar araziyi denetime alarak alan hakimiyeti geliştirmekti. Bu çerçevede Oramar-Şıtaza, Çelê-Rindikê, Beytüşebap, Şemzînan ve Amed, Dêrsim, Serhat alanlarını da kapsayan devrimci harekatlar gelişti. Gelişen bu devrimci harekatlarda YJA Star gerilla güçlerimiz, hazırlıklarından tutalım eylemleri gerçekleştirmeye kadar aktif öncü düzeyde katılarak yer aldılar. Oramar-Şıtaza devrimci harekatı, Ezda, Berîtan, Faraşîn ve Xemlîn arkadaşlarımızın fedaice katılım ve öncülüklerinde gerçekleşti. Bu harekat da başta Sarina yoldaşımız olmak üzere YJA Star gerilla güçlerimizin öncü düzeyde katılımlarıyla gerçekleşti. YJA Star gerilla güçlerimizin bu harekatlara katılımı aktif ve öncülük düzeyinde gerçekleşti. Bir de YJA Star gerilla güçlerimizin fedaice katılımı, genel olarak HPG güçleri içerisinde teşvik edici ve sürükleyicilik etkisiyle de önemli bir rol oynamıştır.

Her alanda büyük direniş gerçekleşti

Yıllık bilançomuzda bu yıl içerisinde geliştirdiğimiz özgün eylem sayısını ayrıntılı bir biçimde kamuoyuyla paylaşacağız. Fakat YJA Star güçlerimizin bu yıl pratiğine katılımını sadece bu özgün eylemlerle ele almak, daraltan bir yaklaşım olur. YJA Star gerilla güçlerimizi HPG’den ayrı düşünmek yanlıştır. HPG içerisinde özgün örgütlenen bir güç olmakla bu özgünlüğüyle HPG’nin öncü gücü olup, HPG’nin kendisidir. Bu nedenle devrim hamlesi sürecine HPG güçlerimizin katılımı ve geliştirdiği eylemsellik düzeyi aynı zamanda YJA Star gerilla güçlerimizin katılımı olmaktadır. Arazi denetimini sağlayabildiğimiz alanlarda, alandaki düşman gücünü vurup gerilla tarzında belli bir zamana yayılan hareketli savaşı geliştirerek bu alanda mevzilenip konumlanmayı esas aldık. Kendi kırsaldaki mevzilenmemize dayanarak düşman hedeflerine dönük yaygın gerillacılığı esas alarak eylemsellik içerisinde olduk. Dikkat edilirse yıl boyunca gelişen eylemsellik düzeyimizde hem hedef çeşitliliği hem taktik zenginlik, hem de sonuç alıcılık göze çarpan hususlardı.

Türkiye toplumundan kadına yönelik şiddetin dozunda bir artış söz konusu. Kadın ordusu olarak kadın üzerindeki bu baskılara ve şiddet uygulamalarına dönük tavrınız ve tepkiniz nasıl olacak?
AKP Hükümetinin iktidar dönemi Türkiye toplumu açısından tam bir baş aşağı gidiş sürecidir. Türkiye’de darbe dönemlerinde bile bu denli faşizan uygulamalar topluma, özellikle de kadınları hedefleyen karşı saldırılar gelişmemiştir. AKP Hükümetinin iktidar gücü toplumun tüm gözeneklerine sızmaya çalışmakta, dincilik, bilimcilik, milliyetçilik ve cinsiyetçilik gibi ideolojik argümanları kullanarak toplumu kendi iktidar çıkarlarına göre yönlendirip adeta uyuşturmaktadır.
AKP Hükümeti bir özel savaş hükümetidir. Türk devleti ve AKP Hükümeti CIA’dan öğrendiği “önce kadınları vurun” özel savaş yöntemini, Kürt halkına ve Özgürlük Hareketimize karşı yoğunca kullanmaktadır. Erdoğan boşuna kendi polis ordusuna “kadın da olsa, çocuk da olsa gereken müdahale gereken yerde yapılacaktır” demedi. Bir de psikolojik savaşı en etkin kullanan medyasını da kullanarak, her türlü karalama ve Özgürlük Hareketimize karşı geliştirdiği anti-propaganda ile toplumumuzu etkilemeyi hesapladı. Bunun için gelişen bu saldırılarda kadın yoldaşlarımızın şahadetleri üzerinden politika yaparak, toplumu manipüle etmeye çalıştı. AKP’nin üzerinde politika yaptığı Garzan’da direnerek şehit düşen kadın yoldaşlarımız, özgün örgütlenen bir birliğimizdi ve fazlasıyla askeri deneyim ve tecrübeye sahipti. Zaten kış-kar koşullarına rağmen günlerce gelişen saldırı karşısında fedaice direnmeleri ve düşman gücüne kayıplar verdirmesi bundan ileri gelmektedir. Özgürlük Hareketimizin ve toplumumuzun sağduyusu ile AKP Hükümetinin bu yalana dayanan karalama politikası boşa çıkarılmıştır.

Türk medyası özel savaşın bir parçasıdır

Kürdistan’da çok şiddetli bir savaş yürüyor, özellikle 2012 yıl mücadelesinde hemen her gün çatışmalar yaşandı. Yaşanan bu çatışmalarda Türk medyası, her gün bizim yüzlerce kaybımız olduğunu, Türk ordusunun büyük başarılar kazandığını, kendi kayıplarını gizleyerek kayıp vermedikleri biçiminde lanse etmektedir. Türk medyasının verdiği bilançoya göre bizim Özgürlük Hareketi olarak gerilla gücümüzün defalarca bitmiş, kalmamış olması gerekirdi. Fakat tüm kamuoyu da bunu çok net biliyor ki binlerce gerillamız dağlarda Türk ordusunun saldırılarına karşı savaş yürütmekte ve kendisini geliştirerek büyütmektedir. Gerilla güçlerimize karşı esas savaşı yürüten Türk ordu gücü, paralı askerlerden oluşmaktadır. Dikkat edilirse paralı askerlerin hiçbirisinin ölümü basına yansıtılmadı. Kaldı ki yüzlercesi basına yansımamakta, gizli tutulmaktadır.
AKP Hükümeti özel savaşı geliştirirken temel dayandığı güçlerden biri medya ordusudur. Dünyanın hiçbir yerinde bu denli iktidara güdümlü medya yoktur. Özellikle Özgürlük Hareketimize karşı psikolojik savaşın bir parçası olarak Türk medyası etkin bir biçimde AKP Hükümeti tarafından kullanılmaktadır. Türk medyasının Kürdistan’da yürütülen savaşın en temel kurumlaşması ve dayanağı olduğunu bilerek yaklaşmak önemlidir. Tüm demokratik çevrelerin bunu bilerek duyarlı yaklaşmaları gerekir.

Gerilla, Türk ordusunu şaşkına çevirdi


Kürt Özgürlük Hareketi olarak dördüncü stratejik aşamaya girdiğinizi ve bu aşama kapsamında Devrimci Halk Savaşını başlattığınızı deklere etmiştiniz. Bu hamle kapsamında 2012 yılı boyunca yoğun bir eylemsellik içerisinde bulundunuz. Gerilla savaşında tarz ve taktik olarak ne tür yeniliklere gittiniz? Gerillanın tarz ve taktiklerindeki değişiklikler karşısında Türk ordusunun durumunu açar mısınız?
2012 yılında geliştirdiğimiz devrimci hamle kapsamında gerilla savaş tarzında ciddi yeniliklere gittik. En başta gerilla güçlerimizin araziyi denetime alarak belli alanlarda denetimi sağlaması taktiğiydi. Bu gerilla savaş taktiği demokratik özerk alanların oluşturulması için gerekli bir taktik yaklaşımdı. Tabii güçlerimiz bu taktiği esas alırken belli bir alandaki düşman hedeflerini vurup etkisizleştirerek, alanda mevzilenip kalmayı esas almıştır. Alan tutması klasik tarzda arazinin belli yerlerine mevzilenerek tutma tarzında değil de, arazide yaygın ve hareketli biçimde mevzilenmeyi ve düşman hedefleri üzerinde sürekli bir eylemselliği geliştirerek gerillanın alan üzerinde denetimini sağlamıştır. Bu taktik yaklaşımımız Türk ordusuna büyük kayıplar verdirtti. Alan denetimi taktiğimiz, Türk ordu ve devlet güçleri açısından siyasi olarak da ciddi bir prestij kaybına yol açmıştır. Şemzînan örneği ortadadır. Türk başbakanı Şemzînan’da kendi askerlerinin mevzisine girerek boy boy poz verip kendi ordusuna ve halkına moral vermeye çalışıyordu. Daha sonra alan gerilla güçlerimizin denetimine girince bir kez daha ne ordusu ne de kendisi bu alana yanaşamadı.
Yine devrimci hamle kapsamında gerilla savaşında çok zengin taktiklerle ve sadece ordu gücü ile çatışmayı değil, AKP ve tüm kurumlarını da hedefleyen hedef çeşitliliği içerisinde olduk. Bilindiği gibi birçok AKP yetkilisini ve Kürdistan’da görev yürüten polisini, memurunu tutukladık. Hala birçoğu elimizde tutuklu ve soruşturulmaktadır. Yine yollar üzerinde belli bir denetimi sağlayarak birçok alanda ulaşım gerilla güçlerimizin denetimine girdi. Ayrıca özel olarak kadınlara saldıran, kadınları ve toplumu düşürmeye çalışan AKP kurumlaşmalarını çeşitli gerilla taktikleriyle hedeflemeyi esas aldık. Ortaya çıkan bu taktik düzeyi önümüzdeki süreçte de daha da zenginleştirip geliştirerek yaratıcı tarzda uygulamaya devam edeceğiz.


2013’de sonuç almayı hedefliyoruz


Son olarak 2013 yılına nasıl hazırlanıyorsunuz? Gelişebilecek saldırılara karşı nasıl bir pozisyon alacaksınız? 2013 yılı için önünüze koyduğunuz hedefler nelerdir?
2013 yılında bölgesel ve Kürdistan’daki gelişmeler mücadelenin daha da şiddetleneceğini daha şimdiden göstermektedir. Özgürlük Hareketi olarak 2012 yıl boyunca sürdürdüğümüz ve zirveye taşıdığımız devrimci hamleyi Önder APO’nun özgürlüğü ve Kürdistan’ın bir statüye kavuşması gerçekleşinceye kadar, 2013 yılında da daha da yükselterek sonuç almayı hedefleyeceğiz. YJA Star gerilla güçleri olarak da genel amaçlarımızın yanı sıra kadınların özgürlüğü gerçekleşinceye kadar devrimci hamleyi öncülük düzeyinde sahiplenip özgün eylemlerimizle de yükselterek sonuç almayı hedeflemekteyiz. 2012 yıl mücadelesinin gerilla güçlerimiz açısından ortaya çıkardığı ciddi bir tecrübe ve birikim oluştu. Bu tecrübelere dayanarak devrim hamlesini sonuç alıncaya kadar yükseltecek güce fazlasıyla sahibiz. Devrim süreçleri topyekün tüm mücadele dinamiklerinin harekete geçerek rol oynamasını gerekli kılmaktadır. Halkımızın ve kadınlarımızın devrim mücadelesini sahiplenmesi, herkesin bu mücadele sürecinde rol oynaması gereken yerde rolünü oynaması gerekmektedir. Genç kızlarımızın gerilla gücümüzü büyütme ve gerilla saflarında yer alarak aktif katılması, analarımızın gerillayı sahiplenmesi kadar serhıldanlara aktif, öncü düzeyde rol oynaması gerekir. Bu temelde mücadele eden tüm halkımızı, kadınlarımızı ve demokratik kesimleri selamlıyor, mücadelelerinde üstün başarılar diliyorum.


EKİN ADA / ANF/BEHDİNAN