Dünyanın en büyük insan hakları örgütlerinden olan Uluslararası Af Örgütü, 160 ülke ve bölgede insan hakları ihlalini mercek altına aldığı 2014 raporunu dün yayınladı.
Örgüte göre; 160 ülkeden 62'sinde hükümetler sadece ifade özgürlüğü hakkını kullandığı için vatandaşları tutukladı. 119 ülke, yani her dört ülkeden üçünde ise ifade özgürlüğü keyfi olarak sınırlandırıldı. 93 ülkede adil olmayan yargılamalar yapılıyor. Örgüt zengin ülkelerin mültecilere ev sahipliği yapmak konusunda ise sınıfta kaldığını söyledi.
2014 korkunç bir yıldı
Uluslararası Af Örgütü çalışanlarından Steve Crawshaw, Deutsche Welle ile röportajında, 2014 yılının geçen yıllara kıyasla daha da kötü bir sene olduğunu şu sözlerle dile getirdi: "Raporlarımızda her sene ağır insan hakları ihlallerini belgeliyoruz ancak 2014 özellikle korkunç bir yıl oldu. Aynı anda çok fazla şey oluyor. Nijerya'dan Suriye'ye, Gazze'den Ukrayna'ya kadar, hem hükümetler hem de devlet dışı silahlı örgütlerin sorumlu oldukları feci şiddet olaylarına tanık olduk. Bu son derece endişe verici bir durum. İnsan hakları ihlalleri azalmıyor, tersine artıyor. 2015 için görünen manzara da iç açıcı değil. Özellikle Suriye ve Irak'ta durum gelecek adına hiç de umut verici değil."
Suriye'de savaş suçu işlendi
Raporun Suriye bölümünü ise şöyle: "Suriye'deki silahlı çatışma yıl boyunca devam etti. Hem hükümet güçleri hem de devlet dışı silahlı gruplar geniş çaplı savaş suçları işleyip, vahim insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğine tanık oldu. Çatışmalarda 200 bin kişi öldü. 7,6 milyon kişi ülkesinden edildi, dört milyon civarında kişi başka ülkelerde mülteci durumuna düştü."
Çatışma ve şiddet yılı
Raporda 2014 yılının çatışma ve şiddet yılı olarak adlandırılabileceğini belirtilirken, en çok sivillerin zarar gördüğü bu duruma uluslarası toplumun müdahalede sınıfta kaldığını vurgulandı. Raporda uluslararası toplumun günümüzde yaşanan en acil sorunları çözebilecek durumda dahi olmadığı ifade edildi.
BMGK’ye çağrı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kurum olarak başarısız olduğu, Avrupa Birliği'nin de Akdeniz'de yaşanan mülteci dramı karşısında başını kuma gömdüğü belirtildi. Geçen yılı insan hakları açısından tam bir felaket ilan eden Uluslararası Af Örgütü, dünya genelinde yaşanan kitlesel kıyıma engel olamayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne de bir çağrıda bulundu: Veto hakkı kaldırılmalı.
ABD işkence için hesap vermedi
ABD'de yaşanan ihlaller de şöyle özetlendi: Başkan Barack Obama, selefinin yetkilendirdiği Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) yürüttüğü gizli bir gözaltı programı çerçevesinde 11 Eylül sonrasında işkence yapıldığını kabul etti. Ancak bu programda uluslararası hukuk uyarınca işlenen suçlar için ne hesap verildi ne de suçların telefisi sağlandı. Çok sayıda Küba'da Guantanamo'daki süresiz tutukluluğu değişmedi. Yıl boyunca ölüm cezasıyla 33 erkek ve iki kadın infaz edildi.
Türk hükümeti daha da otoriterleşti
Türkiye'deki insan hakları durumunun da değerlendirildiği raporda, 2013 yılındaki Gezi protestoları ve hükümetin Gülen cemaatinden ayrı düşmesinden sonra ülkede daha otoriter bir anlayışın egemen olduğuna dikkat çekildi.
Yargı bağımsızlığı zedelendi
Türkiye bölümünde en kronik meselenin yargı bağımsızlığının giderek zedelenmesi olduğu belirtildi. İnternetteki özgürlüklere karşı kısıtlamaların arttığı kaydedilen raporda, "ülkenin istihbarat teşkilatı hiç görülmemiş yetkilerle donatıldı" denildi.'Terörle mücadele yasaları' kapsamında haksız soruşturmalar yapıldığı ifade edildi. Raporda "Barışçıl göstericilerin hakları ihlal edilirken, polisin aşırı güç kullanımı neredeyse her seferinde cezasız kaldı" denildi. Ayrıca "İşkenceye karşı BM Sözleşmesi Seçmeli Protokolü'nün onaylanmasından bu yana iki yılı aşkın zaman geçmiş olsa da, gerekli ulusal uygulama mekanizması daha oluşturulmadı. Yetkililerin bu amaçla görevlendirdiği Türkiye İnsan Hakları Kurumu da bunu gerçekleştirecek yetkinliğe, kaynağa ve bağımsızlık güvencelerine sahip değildi" tespitleri de raporda yer aldı.
Uzun tutukluluk sürelerini de eleştiren örgüt, vicdani retçilerin, biseksüellerin ve eşcinsellerin haklarının ise gözardı edildiğine dikkat çekti. AF Örgütü'ne göre, yetkililer kadına yönelik şiddeti önlemek için gereken adımları da atmadı.
HABER MERKEZİ