Bu yılın Kürtler açısından en belirleyici olayı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Newroz’da ilan ettiği Demokratik Çözüm Süreci'dir. Kürt tarafı bu süreç kapsamında ateşkes ilanı, elindeki esirleri bırakma, gerilla güçlerini Medya Savunma Alanları'na çekme gibi üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdi. Türk devleti ise çatışmasızlık ile yetinmeyi tercih ederek, ötesinin gerektirdiği adımları atmadı. Bununla da yetinmeyerek siyasi ve kültürel soykırım politikalarını sürdürdü; kimi zaman da süreci fırsat bilerek askeri yatırımlara yöneldi. Sürecin bu şekilde yürümeyeceğini belirten Kürt tarafı bahara kadar adım atması için Türk devletine son bir şans tanıdı.
Bu anlamda Mart ayında yapılacak yerel seçimler büyük önem taşımaktadır. Seçime bir referandum olarak yaklaşan Kürdistanlılar, bu seçimlerde başarı ile çıkarlarsa özgürlüğe daha da yaklaşacaklarının bilincindeler. Bu bilinçle çalışmalarını her geçen gün yoğunlaştırmaktadırlar.
Yine bu yıl içinde Rojava'da büyük bir devrim süreci yaşandı. Tüm egemen güçlerin saldırısına rağmen Rojava Devrimi siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal olarak daha da büyüdü. Rojava Devrimi, Ortadoğu halkları için de özgürlük umudu oldu.
Kürtlerin yürüttüğü bu görkemli direniş ve amansız mücadele sayesinde 2014 yılına daha büyük bir umutla giriyoruz. 2014 yılı da halkımızın ve ülkemizin özgürlüğünü kazanma yolunda büyük bir mücadele yılı olacaktır.
2014 yılına girerken...
Kürtlere açısından geride bırakacağımız 2013 yılı, amansız direniş ve mücadele ile geçti; Kürdistan'ın 4 parçasında büyük bedeller ödendi, acılar yaşandı; yeni mevziler kazanıldı.