Her yıl geleneksel olarak düzenlenen Uluslararası Kürt Kültür Festivali, bu yıl Almanya'nın Dortmund kentinde yapılacak. 21'incisi gerçekleşecek festivalde Kürtler, 'Öcalan'a Özgürlük, Kürdistan'a Statü' talebiyle buluşuyor.

Bu yıl Paris Katliamı'nda yaşamını yitiren 3 Kürt kadın devrimci ve Rojava'da yaşamını yitiren direnişçilere adanan festival,  21 Eylül'de Dortmund kentinde, Westfalenhallepark E1/2 Victor-Toyka str. 44139 adresinde düzenleniyor. Uzun süredir hazırlıkları yapılan etkinliğe, Avrupa'nın birçok ülkesinden Kürdistanlılar ve dostlarının katılması bekleniyor. Büyük bir coşku ile festivale hazırlanan Kürdistanlıların görüşlerine başvurduk.  

'Kadınlar renkleri ile katılsın'

Meliha Danışır Akbaba (Franfurt Halk Meclisi Eşbaşkanı): Son aylarda Kürtlerin Kuzey Kürdistan ve Rojava'da gösterdiği direnişe bakarsak Kürtler açısından süreç başarı ile sürdürüldü. Bu süreç bence Kürtlere politik bir üstünlük kazandırdı.
Sayın Öcalan'ın başlatmış olduğu 'demokratik çözüm süreci', AKP'nin zihniyetini bir kez daha ortaya koydu. Anadilde eğitim konusunda olumlu bir gelişmenin olmaması, 'KCK' operasyonları adı altından yürütülen siyasi soykırım, tutukluların serbest bırakılmaması ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmaması AKP'nin çözüm niyetinin olmadığını gösteriyor. Diğer yandan bakarsak AKP, El Nusra ve El Kaide çetelerini Türkiye üzerinden Rojava'ya aktarıyor. Kürtlerin ise, Rojava'da büyük bir direnişi söz konusu. Yine Türkiye'de direniş büyüyor ve gençler AKP'nin polisleri tarafından öldürülüyor, kadınlar tecavüze uğruyor. Bu süreçte Avrupa'da yaşayan biz Kürtler de, daha çok kendi geleceğimiz için, kurumlarımıza sahip çıkmalı ve güçlü bir biçimde örgütlenmeliyiz. 21 Eylül'deki festival, Avrupa'da kendi kültürümüze ve kurumlarımıza sahip çıkmak için önemli bir fırsattır. Tüm halkımız ve dostlarımız katılabilmeli. 'Rojava devrimi kadın devrimidir' düşünecesiyle bütün kadınlarımız da, kendi geleneksel giysi ve renkleriyle festivalde yer almalıdır.  

Gençler Dortmund'da buluşmalı

Berkan Yalçın: Avrupa'da yaşayan Kürt gençlerine yönelik büyük bir asimilasyon politikası sürdürülüyor. Bir yandan gençler polis tarafından ajanlaştırılmak isteniyor. Diğer taraftan ise, Gülen Cemaati tarafından gençler tuzağa çekilerek, kendi halkına karşı kullanılmaya çalışılıyor. Gençler, Rojava'ya gönderilip kendi halkına karşı savaştırılıyor. Bulunduğumuz ülkede de gençlik üzerinde büyük bir baskı var. Özellikle Kürt gençlerine ajanlık dayatılıyor. Biz gençler dilimize ve kültürümüze sahip çıkarak, dayatılan bu politikaya karşı çıkabiliriz. Dortmund'da yapılacak olan festivale bütün halkımız ve özellikle de gençlik güçlü katılmalıdır.

Katliamlara sessiz kalmamak için..

Hacı Zirig(Frankfurt Mezopotamya Kültür Derneği Başkanı): Ben 21 Eylül'de yapılacak olan festivale Avrupa'da yaşayan bütün Kürtleri çağırıyorum. Kürdistanlılar ve dostları bu önemli gün için o gün orada olmalı. 21 Mart'ta Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrıya gelinen aşamada Türk devleti olumlu bir karşılık vermiyor. Şu anda Rojava'da da bir devrim gerçekleşiyor.Türk Devleti ve emperyalist devletler orada Kürtlerin bir statü sahibi olmasını istemiyor. Rojava'da halkımıza yönelik vahşice katliamlar yapılıyor. Bu katliamlara sessiz kalmamak için festivalde yerimizi almalıyız.   

'Dostlarımız aramızda olsun'
Nazlı Turan (Giessen Bölge Meclisi Eşbaşkanı): Rojava'da büyük bir devrim yaşanıyor. Ancak farklı güçler bu devrimi bitirmek için ellerinden geleni yapıyor. Rojava'da çetelerin insanlık dışı uygulamlarına ses çıkarmayanlar, bu katliama ortak oluyor. Biz Avrupa'da yaşayan Kürtler de 21 Eylül'de Dortmund'da yapılacak olan festivale katılım sağlayarak, Rojava'daki halkımızın yanında olduğumuzu göstermemiz gerekiyor. Güçlü bir katılımla, dünyaya Rojava konusunda duyarlı olduğumuzu göstermemiz gerekiyor.
Yakup Avcı (Giessen Halk Meclisi Dernek Başkanı):Avrupa'da yaşayan Kürt halkı ve bütün dostlarını festivalde görmek istiyoruz. Festivale katılmakla, Rojava'daki katliamlara karşı sessimizi daha yüksek sesle dile getireceğiz. Kürtlere statüyü istemeyenlere karşı tavrımızı, festivale güçlü katılımla gösterelim.



AGÎT BAÐRIYANIK/FRANKFURT