"Dinimiz, namusumuz elimizden gitmesin diye köyden çıktım. Şengal gözümün önünde canlandı. Genç kızım var. Onu düşünerek toprağımızı terk etmek zorunda kaldım."

HÎVDA HEBÛN/ERSİN ÇAKSU/ANF/ŞEHBA

Türk devleti ve ona bağlı çetelerin saldırıları sonrası Efrîn'deki Êzîdî Kürtler de yeniden göç yollarına düştü. 22 Êzîdî köyünde 25 bin Êzîdî'nin yaşadığı Efrîn'de göç edenler "Şengal gözümüzde canlandı" derken, kentte kalanlara ise zorla Müslümanlaştırma dayatılıyor.

Tarihte, çoğu Osmanlı devleti tarafından olmak üzere 73 kez fermandan geçen Êzîdîler, Efrîn'de de Türk devletinin hedefi oldu. İlki 1246'da Musul Zengi Atabeyi Bedreddin Lulu tarafından yapılan ve sonuncusu ise Neo-Osmanlıcı AKP tarafından DAİŞ'e yaptırılan katliamlar silsilesinin tümünde İslam itici güç olarak kullanıldı. Yaşadıkları soykırımları "ferman" olarak isimlendiren Êzîdî Kürtler, son büyük katliam ve vahşeti Türk devletinin Ortadoğu'da üzerine planlar kurduğu DAİŞ eliyle 3 Ağustos 2014'te Şengal'de yaşamıştı. Türk devletinin Êfrîn'deki hedeflerinden biri de kentteki az sayıdaki Êzîdî Kürt'tü.

Türk devleti ve beraberinki İslamcı çetelerin 20 Ocak'ta Efrîn'e başlattığı işgal saldırılarında 22 Êzîdî köyü de işgal edildi. Köyleri yakılıp yıkılan, talan edilen Êzîdîler, şimdi Şehba Kantonu ve Şêrawa ilçesinde zor koşullarda yaşıyor. Efrîn'deki Êzîdî Derneği'nin verdiği bilgilere göre, Türk devletinin işgal saldırıları öncesi 25 bin Êzîdî yurttaşın yaşadığı Efrîn'de işgal sonrası Êzîdîlerin büyük bölümü kenti terk etmek zorunda kaldı.

Din değişmeye zorluyorlar

Efrîn'in Êzîdî köyü Feqîra'dan göç eden ve şimdi Şehba'daki Berxwedan Kampı'nda yaşayan Semîr Nasir isimli Êzîdî yurttaş, Türk devletinin işgal saldırıları sonrası evlerini, köylerini, topraklarını terk ettiklerini kaydederek, Efrîn'den ayrılmak istemediklerini söyledi. Türk devletinin tüm Kürtleri hedef aldığını dile getiren Nasir, "Türk devleti ve beraberindeki çeteler köylerde kalan az sayıdaki insanı zorla toplayarak camilere götürüyor, zorla Müslüman yapmaya çalışıyorlar. Dünyanın buna sessiz kalmaması gerekiyor" diye kaydetti.

Uçaklar bombalayınca yürüdüm

İşgal saldırıları sırasında Feqîra köyünden göç etmek zorunda kaldığını belirten 72 yaşındaki Emer Berekatî de ayağı sakat olmasına rağmen köyden yürüyerek çıktığını söyledi. Köylerinin savaş uçakları tarafından bombalanmaya başlamasından sonra köyden çıktığını belirten Berekatî, "Eğer uçaklar olmasaydı köyümden çıkmazdım. Bizler çıkarken bile köy bombalanıyordu. Bu halimle saatlerce yürüdüm" dedi.

Şengal gözümde canlandı

Türk savaş uçaklarının köyleri Qestel Cindo'yu aralıksız bir şekilde bombalaması üzerine köyden gelip bir süre Efrîn'de kaldıktan sonra yürüyerek kentten çıktığını aktaran Fidan isimli Êzîdî kadın da Efrîn'den çıkma nedenini de şu sözlerle anlattı: "Dinimiz, namusumuz elimizden gitmesin diye köyden çıktım. Şengal gözümün önünde canlandı. Genç kızım var. Onu düşünerek toprağımızı terk etmek zorunda kaldım."

Tekrarlanmasından korktuk

Feqîra köyünden göç ederek, Şehba'nın Fafînê nahiyesine bağlı Babilnês köyünde kalan Xatûn isimli Êzîdî kadın ise her şeylerini arkalarında bıraktıklarını belirterek şöyle devam etti: "Bizler Êzîdîyiz, Şengal'de yaşananların Efrîn'de de tekrarlanmasından korktuk. Bizler bunu kabul etmeyiz. Şimdi buradayız. Her şeyimizi ardımızda bıraktık."

Asla yok olmayacağız

Türk devleti ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın asla kendilerini yollarında alıkoymayacağını söyleyen Êzîdî pirlerinden Hemîd Şêx Îsa da "Asla onun istediği gibi dünyanın dört bir yanına dağılıp yok olmayacağız" diyerek başladığı sözlerini Birleşmiş Milletler'i (BM) eleştirerek, devam ettirdi. Hemîd Şêx Îsa, "Acaba Birleşmiş Milletler nerede öldü? Neden ölü gibiler ve bu zulüm karşısında hiç ses çıkarmıyorlar. Bu sessizlik bütün dünyanın ayıbıdır. Her bir çocuğum bir yere dağıldı. BM'nin bu sessizliğini kınıyoruz" dedi.

Bazı köylerden çıkamadılar

Efrîn Êzîdî Derneği Eşbaşkanı Suat Hiso ise bazı köylerde hala Êzîdî yurttaşların kaldığını, onların da Türk devleti ve çetelerin baskısı altında olduğunu kaydetti. Sûad Hiso, "Mesela bugün bize bir bilgi geldi. Xezifa ve Basûfanê köylerinde Êzîdîleri zorla camiye toplamışlar ve müslümanlığı dayatmışlar" diye konuştu. Uluslararası camiaya Êzîdîleri sahiplenme çağrısı yapan Sûad Hiso, çok sayıda Êzîdî yurttaşın Türk ordusu ve ona bağlı çeteler tarafından esir alındığını söyledi. Sûad Hisoj, şunları söyledi: "Êzîdî halkımız bugün göç yollarına düşmüş, yeniden. Şengal'de halkımıza yaşatılanlar burada tekrarlanmak istendi. Bugün Şehba'nın tüm köylerine dağılmış durumdayız. Tehdit altında olan bir kesimiz. Buna rağmen son ana kadar da Efrîn'den vazgeçmeyiz."

 

Kısıtlı imkanlarla yüz binlere hizmet

Efrîn'e yönelik işgal saldırıları aralıksız bir şekilde devam ederken, başta sağlık olmak üzere birçok alanda sivil halka hizmet veren Heyva Sor a Kurd, şimdi Şehba bölgesinde de 170 bini aşkın sivile kısıtlı imkanlarla hizmet veriyor.

Türk devleti İLE ona bağlı El Kaide, DAİŞ ve El Nusra çete gruplarının işgal saldırıları sonrası yüz binlerce Efrînli tarihi bir direnişin ardından Şehba Kantonu ile Efrîn'in Şêrawa ilçesine göç etmek zorunda kaldı. Yüz binlerce Efrînli zor şartlar altında direnişini sürdürüyor.

İşgal saldırıları sonrası kenti terk etmek zorunda kalan Efrînlilerin en büyük destekçisi de Kürt halkının gözde kurumlarından Heyva Sor a Kurd (Kürt Kızılayı) oldu. Yurtdışı ve Kürdistan'ın dört parçasından Kürt halkı ve dostlarının desteğiyle faaliyetlerini sürdüren Heyva Sor a Kurd kısıtlı imkanlarla Efrîn halkının en büyük destekçisi olmaya devam ediyor. Başta ilk yardım, sağlık ve ilaç desteği olmak üzere barınma, giyim, temiz su ve birçok temel gereksinimlerde Heyva Sor a Kurd, Efrînlilerin ihtiyaçlarını gidermek için seferberlik ruhuyla çalışmalarını devam ettiriyor.

Çalışmaları hakkında bilgi veren Heyva Sor a Kurd Efrîn Şubesi doktorlarından Emer Mihemed, işgal saldırılarından önce de Suriye savaşının başından beri Efrîn'in göç aldığını ve gelen göçmenlere hizmet verdiklerini hatırlattı. Efrîn'in geride kalan 7 yılda yüz binlerce göçmeni ağırladığını belirten Emer, "Efrîn'de iki kampımız vardı: Şehba ve Rûbar kampları. Bizler bu çalışmaları yeni yapmıyoruz ve yıllardır hizmet veriyoruz" dedi.

7 sağlık merkezi kuruldu

Türk devletinin işgal saldırılarının başlamasıyla aralıksız bir şekilde sivil halka hizmet sunmaya çabaladıklarını belirten Mihemed, "Şimdi de burada Şehba bölgesinde çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz. Halkımız göç ettikten sonra da kısa sürede 2'si Şêrawa, 5'i de Şehba olmak üzere 7 merkez kurduk ve kısıtlı imkanlarla çalışmalarımızı devam ettirdik. Şimdi 7 noktada sağlık başta olmak üzere hizmet vermeye devam ediyoruz" diye kaydetti.

Kurdukları 7 merkezde günlük olarak ortalama 400 kişiye sağlık hizmeti verdiklerini söyleyen Mihemed, Heyva Sor'a gelen tüm yardımları kurdukları komiteler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını ve yaptıkları her çalışmayı kayıt altında aldıklarını özellikle vurguladı. Mihemed, "Bizim burada komitelerimiz var. Sağlık, çocuk sütü, gıda, barınma gibi komiteler oluşturduk ve iş bölümü yaparak halkımıza destek sunmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Kürdistanlıların desteğiyle

Heyva Sor a Kurd Efrîn Şubesi yönetiminde yer alan eczacı Rim Karho, Efrîn halkının zor günler geçirdiğini ve bu zor günlerde Heyva Sor'un destek sunmak için elinden gelen her türlü desteği sunmaya çalıştığını söyledi. Avrupa ve Kürdistan'ın diğer parçalarından yapılan desteklerle çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Rim Karho, uluslararası yardım kuruluşlarından hiçbir destek alamadıklarını ifade etti.

Efrîn'den göç eden halkın evlerini terk ederken hiçbir şeylerini alamadığını hatırlatan Rim Karho, şunları dile getirdi: "İnsanlarımız burada yıkıntı evlerde, çadırlarda, mayınlı arazide yaşıyor. Su ve temizlik sorunu çok fazla olduğu için özellikle çocuklarda hastalıklar baş gösteriyor. Çünkü hijyen imkanları yok. Havaların ısınmasıyla birlikte daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Bunun yanı sıra birçok sağlık hizmetini veremiyoruz. Çünkü bizim bütün ameliyat ve cerrahi aletlerimiz Efrîn'de kaldı. Oradaki hastanemiz bombalandı. Cerrahi müdahaleyi yapamıyoruz. Geçtiğimiz günlerde burada iki çocuk mayın sonucu yaralandı. Biri 17, biri de 14 yaşındaydı ama müdahale edemedik ve çok uzun uğraşlar sonrası Zehra bölgesine gönderdik."

250 bin insan hastanesiz

Tıbbi malzeme ihtiyaçlarının olduğunu ifade eden Rim Kahlo, "Burada 170 bini aşkın Efrînli var. Yine 80 bine yakın Şehba'nın kendi halkı var. 250 bin insanın bir hastanesi yok. Hastane yapmak için çalışmamız var ama imkanlarımız çok kısıtlı. Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere herkesten bu konuda yardımcı olmaları çağrımızı yineliyoruz" dedi.

Kürtçe yok edilmek isteniliyor

Türk devleti, Efrîn’deki okullara Türkçe ders materyalleri gönderdi.

ANHA’ya konuşan Cizîr Bölgesi Eğitim Konseyi Eşbaşkanı Semîra Hecî Elî, Türkiye’nin Türkçe eğitim materyallerini Efrîn’e götürdüğünü söyledi. Türk devletinin bu politikalarını ENKS içindeki bazı kesimlerle birlikte gerçekleştirdiğini belirten Semîra Hecî Elî, “Bu gruplar Efrîn’in talan edilmesinde rol aldığı gibi şimdi de bölgedeki Kürt dilinin ve kültürünün yok edilmesinde rol oynuyor” dedi.

Türk devletinin Efrîn’deki okullarda Türkçe eğitim vermeye hazırlandığını ve okullarda Türk bayrağı kaldırdığını hatırlatan Semîra, “Bu uygulamada kimi Kürt hainlerinin eliyle gerçekleştiriliyor. Zaten bu hainler de yaptıkları açıklamalarda eğitimin hangi dilde yapıldığının bir önemi yok” demilerdi.

Türk devletinin barbarca saldırıları nedeniyle Şehba Bölgesi’ne geçmek zorunda kalan binlerce çocuğun bulunduğunu ve eğitimlerinin aksadığını kaydeden Semîra, “Bu çocukların daha fazla eğitimlerinden geri kalmaması için Efrîn Eğitim Komiteleri ile de görüşmelerimiz devam ediyor. Bu çocukların eğitimi için çalışmalarımız sürecek” şeklinde konuştu.

Saldıran Türk ordusuna cevap

İşgalci Türk ordusu Sêmelka yolu üzerindeki Xerabreşik köyü yakınlarındaki Asayiş kontrol noktasına saldırdı. Saldırı sonucu 2 Asayiş üyesi yaralandı. YPG savaşçıları da saldırılara anında karşılık verdi. YPG kaynakları, 2 Türk askerinin öldürüldüğünü, yaralı askerlerin de bulunduğunu bildirdi. Yaralı Asayiş üyelerinin isimlerinin Ehmed Casim İbed ve Eli Mehmud Xelef olduğu öğrenildi.

 

ANHA/DÊRIK