Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a Özgürlük Nöbet eylemi yarın 9.yılına giriyor. Nöbeti bu hafta devralan Avrupa’daki Kürt kurumlarının temsilcileri "25 Haziran’da Strasbourg’da buluşalım" çağrısında bulundu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için Strasbourg’da 25 Haziran 2012’de başlatılan nöbet eylemi 416 haftadır devam ediyor. Nöbeti 21 Haziran’da devr alan KCDK-E bileşenleri, eylemin 9.yılına girecek olması nedeniyle 25 Haziran’da yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı. Kürt kurum temsilcileri Öcalan’a yönelik tecridin devam ettiği, Türk devletinin işgal saldırılarını tırmandırdığı bir süreçte nöbet eylemini sahiplenmenin önemine vurgu yaptı.
CPT rolünü oyna
KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 22 yıldır tek kişilik bir odada tecrit altında. İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), Önderliğimiz üzerindeki bu tecride karşı kalıcı bir çözüm şu ana kadar üretmiş değil. Türkiye’nin baskısı sonucu İmralı Cezaevi’ne gidip hazırladıkları raporları ne Kürt halkı ne de uluslararası kamuoyu ile paylaşmış değiller. Dokuzuncu yılına girecek bu eylem ile Kürtler, Önderliklerine sahip çıktıklarını haykırıyor, uluslararası kurumlara görevlerini hatırlatıyor" dedi. Göksungur devamla "25 Haziran’daki mitinge kitlesel katılım bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
FCDK-KAWA Eşbaşkanı M. Emin Deniz de "Nöbet eylemi 2 bin 922 gündür -korona süreci dışında- kesintisiz sürdürülen tarihi bir eylem. Her eylem nasıl kendisine bir mevzi yaratıyorsa, burasıda bir mevzi yaratmıştır. İşgalin derinleştiği böylesine bir dönemde, Önderliğin etrafında kenetlenmek, özgürlük mücadelesinin etrafında kenetlenmektir" dedi.
FCK-BW Bayern Federasyon Eşbaşkanı Sait Öztürk de şunları belirtti: "25 Haziran’da Strasbourg’da yapılacak açıklama Türk devletinin imha ve soykırımına tepki göstermemiz açısından son derece önemli. Düşman 'sizi soykırıma uğratacağız' diyor, biz ise “özgürlüğümüzü elde edeceğiz” demeliyiz."
Erdoğan'ın Osmanlı hayalleri
Öcalan'a Özgürlük Nöbeti'nin bir diğer eylemcisi Demokratik Birlik Partisi (PYD) Temsilci Ahmad Abdullah, Türk devletinin Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî’yi ettiğini, Mêxmûr, Şengal ve Medya Savunma alanlarına dönük bombardımanda bulunduğu hatırlattı. Abdullah devamla düşüncelerini şöyle ifade etti: "Amaç Kürt halkının tüm kazanımlarını yok edip soykırıma uğratmaktır. Erdoğan Osmanlı hayalinin önündeki en büyük engelin Kürt direnişi olduğunu biliyor. Ulusal birlik çalışmalarını da baltalamak istiyor. Bizler direndikçe, düşman karşısında zaferler kazanacağız. Önderliğimizin rehin tutulması Kürt halkına karşı sürdürülen savaş le doğrudan ilişkili. Önderliğimiz etrafında kenetlenmeyi, eylemimizi büyütmeliyiz."
Bu mücadelenin parçasıyız
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) üyesi Kemal Samer de "Alevi kurumları olarak bir halkın Önderliğinin rehin tutulmasını kabul etmemiz mümkün değil. Bizler de bu mücadelenin bir parçası olarak tarihsel görevimizi yerine getiriyor ve eylemi sahipleniyoruz" dedi.
Kürdistan İslam Topluluğu’ndan (CÎK) Necmettin Erkendi de "Alevi, Sünni, Êzîdî hangi inançtan olursa olsun Kürtlerin temel amacı özgür Kürtdistan’dır ve işgali sona erdirmektir. Nöbet eyleminin sahiplenilmesi aynı zamanda Kürt halkının birliğinin de göstergesidir. Çağrımız, eylemin sahiplenilmesi, işgale karşı her yerde ayağa kalkılmasıdır" dedi.
Orta Anadolu Kürtleri Platformu’ndan (PKAN) Ömer Koyuncuer "Bizler Önderliği savunarak, özgürlüğümüzü savunuyoruz. Bu eylemi tarihi kılan da budur. Bu eylem Önderliğimiz özgür oluncaya kadar devam edecek. İşgal ve katliam ile karşı karşıya kalan halkımızın her yerde ayağa kalkması önemli ve gereklidir" şeklinde düşüncelerini dile getirdi.
Kritik bir eşikteyiz
Demokratik Kültür Hareketi’nden (TEV-ÇAND) Hozan Berbang "Kritik bir süreçten geçtiğimiz bu dönemde herkes eylemleri sahiplenmeli. Özellikle Özgürlük Nöbeti, tarihi önem sahip. Özgürlüğümüzü sağlamanın bu kritik eşiğinde; evde oturma, olanları izleme dönemi değildir" dedi.
Tevgera Ciwanen Şoreşger aktivisti Mahsun Çelik ise şu ifadeleri kullandı: "Avrupa’daki tüm Kürt gençliği, bu eylemi sahiplenerek, bulunduğu her yerde eylemler geliştirerek işgale, soykırıma cevap olmalı."
BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG