- Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, en az 3 milyon çalışanın daha işini kaybedeceğini söyledi.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, devletin olası çöküntüyü göğüsleyebilecek miktarda mali kaynağa sahip olmadığını belirtti.
Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Cumhuriyet’tn Şehriban Kıraç’a konuştu. En az bir 3 milyon çalışanın daha işini kaybedeceğini tahmin eden Prof. Gürsel, işgücüne de mevcut koşularda eklemeler olmayacağını varsayarsak işsizlik oranının büyük olasılıkla yüzde 24-25’i bulacağını ifade etti. Tarım dışında 3 milyon kadar kayıtsız çalışanın, yaklaşık üçte ikisinin hizmetlerde; çoğu lokanta, kahve, konaklama, perakende gibi en büyük darbeyi yiyen faaliyet kollarında istihdam edildiğini hatırlatan Prof. Gürsel, “Bunlar ücretli kayıtsızlar. Bir de kendi hesabına çalışan olarak geçen yüz binlerce ayakkabı boyacısı, simitçi, çiçekçi gibi sokakta çalışanlar var. Gelirleri eridi gitti. Belediyeler bu mağdurlara kolaylıkla ulaşabilirdi. Önleri kesildi” şeklinde konuştu.
Genç işsizlik oranının, genel işsizlik oranının 1.5 katından fazla; salgın öncesi yüzde 23 civarında olduğuna işaret eden Prof. Gürsel, “Salgın sonrasında genç işsizlik oranı yüzde 40’a ulaşabilir” dedi.
Türkiye’nin korona şokuna yüksek işsizlikte yakalandığını kaydeden Prof. Gürsel, şunları söyledi: “İşsizliğin ulaşacağı boyut ve devasa gelir kayıpları ülkeyi toplumsal bir çöküntünün eşiğine getirmek üzere. Devlet bu çöküntüyü göğüsleyebilecek miktarda mali kaynağa sahip değil. Ama yine de çok daha yaygın ve dişe dokunur miktarda gelir desteği sağlayacak kadar kaynak yaratılabilir: Merkez Bankası ölçülü miktarda para basar. Bunu kısmen yapmaya başladı. IMF’den birkaç milyar dolar alınır. Zorunlu ve açıl olmayan kamu harcama ödenekleri iptal edilir. Bütünüyle batak hale gelmiş olan köprü ve oto yolların işletmecilerine verilecek garanti paralar bir yıllığına ertelenir ve takside bağlanır. Belediyelerin bağış ve destek kampanyalarının önü açılır. Mucize bekleyemeyiz ama en azından toplumsal hasar önemli ölçüde hafifletilebilir. Ama korkarım ki Cumhurbaşkanlığı Hükümeti kaynak sorununa şimdilik böyle bakmıyor. Umarım çok geç olmadan bakışlarını değiştirirler.”
Büyük hasar bırakabilir
Korana salgınının eninde sonunda geçeceğini ama gerisinde daha önce hiç deneyimlenmeyen boyutta bir hasar bırakabileceğini söyleyen Prof. Gürsel, şöyle devam etti: “Türkiye ekonomisi 1980 sonrasında pek çok kriz yaşadı ama bu krizlerin hiçbiri bir yıldan fazla sürmedi. Son iki yılda büyüme çok düşük kaldı ve işsizlik ürkütücü boyutlara ulaştı. Bunu üzerine bir iki yıl daha düşük büyüme ile geçerse tahmin etmekte güçlük çektiğimiz boyutlarda bir yoksulluk artışı yaşanabilir. Böyle bir şokun kuşkusuz toplumsal ve siyasal sonuçları olacaktır.” HABER MERKEZİ