
Bölgede barış sürecine çok yüksek bir destek olduğunu belirten Ünsal, destek olduğu kadar yüksek bir beklentinin de olduğunu dile getirdi. Diğer bölgelerde toplantılar yapan arkadaşları gibi protestolarla karşılaşmadıklarını ifade eden Ünsal, sadece Antep ve Kilis’te kısmi anlamda tepkiler aldıklarını ifade etti. Bölge insanının çok yüksek bedeller ödediğine vurgu yapan Ünsal, “Herkesin mutlaka bu konuda bir yarası var. Bu bizim işimizi bir bakıma kolaylaştırdı. Bir bakıma da beklentilerin çok yüksek olması açısından zorlaştırdı. Tabii biz bu beklentileri raporumuza işleyeceğiz. Aslında esas olarak siyasal karar alıcılar açısından durum daha zor” dedi.
Beklentilerin ne olduğuna geçmeden önce yürüttükleri çalışmanın önemiyle ilgili tespitte bulunmak istediğini ifade eden Ünsal, şunları söyledi: “Normal koşullarda biraraya gelmesi mümkün olmayan insanlar, bu toplantı dizileri vesilesi ile biraraya geldi. Türkiye’nin demokratikleşmesi, hoşgörü ortamının yaygınlaşması ve insanların kendilerinin dışında olanların farkına varmasını sağlaması bakımından iyi bir tecrübeydi.”
Düzenlenen geniş katılımlı toplantılarda çok önemli konuların dile getirildiğine vurgu yapan Ünsal, bölgede 3 temel konu üzerinde yüzde 100’e mutabakat olduğunu belirtti. Ünsal, “Özellikle siyasi yelpazenin en sağından en solundakine kadar herkesin aşağı yukarı mutabakat olduğu ve talep haline getirdiği üç temel konu var. Bunlar; anadilde eğitim, vatandaşlık tanımı yani etnik bir temel üzerinden tanımlanmayan vatandaşlık talebi, diğeri de yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması meselesidir” dedi.
İyi niyet adımları bekleniyor
Kürt halkının aynı zamanda güven arttırıcı önlemler ve iyi niyet adımları beklediğini ifade eden Ünsal, hazırlayacakları raporda beş kategoride önerilerde bulunacaklarını söyledi. Ünsal, beklenilen iyi niyet adımlarını ise şöyle sıraladı: “Özellikle KCK tutuklularının serbest bırakılması ile ilgili ciddi bir beklenti var. Yine Roboskî ile ilgili doğal olarak çok ciddi bir beklenti var. En azından açıkça bir özür beyanı, mümkünse Sayın Başbakan’ın oraya gitmesi ile ilgili talep ortaya konuldu. Köy isimlerinin iadesi beklentisi var. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın koşularını düzeltilmesi talebi var. Ama bütün bunların zamanlaması, sıralaması çok çok önemli çünkü yapılacak olan işlerin bir kısmı anayasal değişiklik gerektiriyor, bir kısmı yasal değişiklik gerektiriyor. Bir kısmı yargısal yani yargı camiasındakilerin tavır değişikliği ile ilgili. Yani ne anayasayla ne de yasayla halledilebilir. Bunlar uzun vadeli yapılması gereken düzenlemeler. Yine idari olarak yapılması gereken var. İşte köy isimlerinin değiştirilmesi idari mekanizma ile oluyor. İl ve ilçe isimleri yasayla olduğu için onların değişmesi meselesi şu an yapılabilecek şeyler değil. Bütün bunlar iyi niyet adımlarıdır. Biz bu anlamda beş kategoride hükümete ya da siyasi karar alıcılara tavsiyelerde bulunacağız. Gözlemlerimizi aşağı yukarı bu şekilde özetleyeceğiz.”
Öcalan hassasiyetine vurgu
Hükümetin samimiyetinin sorgulanması konusunda pek bir şey dile getirmek istemediğini, bunların subjektif değerlendirmeler olacağını dile getiren Ünsal, kendilerinin objektif öneriler yapma sorumlulukları olduğunu kaydetti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi konusunda ciddi bir talep olduğunun altını çizen Ünsal, “Öcalan aslında durumunu şu aşamada gündeme dahi getirmiyor. Ama nihayetinde koşulların kesinlikle iyileştirilmesi talebi var. Bir şekilde bunun raporda görülmesi gerekiyor. Yine gerillaların durumu ile ilgili beklenti var” dedi.
‘Gidecekleri yer kendi ülkeleridir’
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın demokratik çözüm yürüyüşünü gerçekleştiren gerillalara yönelik hakaretinin gerilla aileleri tarafından tepkiyle karşılandığına vurgu yapan Ünsal, “Gerillaların yakınları açısından onur kırıcı, bundan rahatsızlık duydular. Nihayetinde bu ülkenin çocukları nereye gidecekler. Eğer gidecekleri bir yer varsa da kendi ülkeleridir. Bunun yasa ile olumlu bir şekilde halledilmesi gerekiyor. Gerçi bunlar zamanla konuşulacak durumlar” diye konuştu.
Koruculuğa da çözüm
Korucuların durumuyla ilgili beklentiler olduğunu aktaran Ünsal, “Korucularda artık nihayetinde çatışmalı ortam bittiğine göre herhalde silahlarını teslim edecekler. Herhalde onlara dair bir istihdam politikası güdülmesi gerekiyor. Çünkü ciddi bir korucu nüfusu var” dedi. Korucularla da görüştüklerini söyleyen Ünsal, “Toplumsal anlamda patlama potansiyeli taşıyan ciddi bir fay hattı koruculuk meselesi. Korucularla da görüştük. Onlar da tabi bir sulh olacak ise silahlarını bırakmak istediklerini söylüyorlar. Tabi o zamanda bir istihdam sorunu ortaya çıkacak. Çünkü koruculuğun tamamını bir ideolojik tercihten yapılmış iş olarak görmemek gerekiyor. Bu nedenle onların istihdam edilmesi önemli” diye konuştu.
Dile getirdikleri öneri ve talepleri rapora da yansıtacaklarını ifade eden Ünsal, raporu Türk Başbakan Recep T. Erdoğan ile hükümetin yetkili siyasetçilerine sunacaklarını sözlerine ekledi.
NAGİHAN AKARSEL/GÜLSEN ASLAN - DİHA/ANKARA