- Antimilitarist feminist hareketin en önemli temsilcilerinden biri olan “Siyah Giyen Kadınlar” bu yıl Kolombiya’dan savaşa ve militarizme karşı sesini yükseltiyor.
TİJDA YAĞMUR
Küresel silahlı çatışmaların, militarizmin ve askeri harcamaların arttığı, aşırı sağın yükselişiyle siyasi kutuplaşmanın derinleştiği günümüzde, Kolombiya’da bir grup kadın şiddetsizliği savunmaya devam ediyor. Bu ay, üyesi oldukları Uluslararası Siyah Giyen Kadınlar Ağı (MdN) kapsamında bir toplantı düzenleyecekler. Toplantıyı “Dünyadaki savaş ve çatışmaların uluslararası bağlamı ve bunların kadınların dünyası üzerindeki etkisi” başlığı altında koordine edecekler.
Bu kadınlar, günümüzün karmaşık koşullarını feminist bir bakış açısıyla ve barış lehine tartışmayı, düşünmeyi, analiz etmeyi ve kolektif olarak alternatifler aramayı öneriyor. Ağın farklı gruplarından gelen önerileri toplamakla görevliler. Bu koordinasyon sürecini, kuruluşlarının 30. yıl dönümü kutlamaları kapsamında yürütüyorlar. Bu yıl, Kolombiya’da ve dünyada barış için kesintisiz sürdürdükleri çalışmaların 30. yılıdır. Girişimle “Siyah Giyen Kadınlar”la ortak yaklaşımlarını yeniden teyit etmek istiyorlar.
Atölye çalışmaları ve sunumlar aracılığıyla, uluslararası yeniden silahlanma, savaşlar ve bunları besleyen hızla büyüyen askeri sanayi bağlamını analiz edip tartışacaklar. Şiddet ve savaşın kadınlar ile kız çocukları üzerindeki farklı etkilerini görünür kılmak hayati önem taşıyor. Feminist, pasifist ve antimilitarist bir bakış açısıyla grup olarak düşünmek, küresel direniş ve eylem stratejileri üzerinde anlaşmak, militarizme ve nükleer/küresel savaş tehdidine karşı kadınların uluslararası dayanışmasını yeniden teyit etmek gerekiyor. Bu ihtiyaç bugün her zamankinden daha acil. Yeniden silahlanma ve artan askeri harcamalar, sosyal harcamalar üzerinde ve özellikle kadınların yaşamlarında olumsuz etki yaratıyor. Silahlara ayrılan kaynaklar; sağlık, eğitim, barınma, bakım hizmetleri ve çevre kriziyle mücadele gibi alanlardaki yatırımları azaltıyor.
Neden siyah giyiniyorlar?
Bugünlerde yürütülen uluslararası ortak çalışma, toplumsal militarizasyonu kendi sesleriyle kınayan Uluslararası Siyah Giyen Kadınlar Ağı’nı güçlendirmeye katkı sağlayacak. 1988 yılının Ocak ayında, Birinci İntifada’nın patlak vermesinden bir ay sonra, küçük bir grup İsrailli ve Filistinli kadın, haftada bir kez, aynı saatte ve aynı yerde Kudüs’ün merkezinde toplanıyordu. Siyah giyinmişlerdi ve üzerinde beyaz harflerle “İşgale son” yazan, el şeklinde siyah bir pankart tutuyorlardı. Bazen kızları veya oğullarıyla birlikte geliyorlardı. Sloganlar veya yürüyüşler yoktu; mesajın kendisi bir araçtı. Birkaç ay içinde İsrail’in dört bir yanında kırktan fazla nöbet eylemi ortaya çıktı. Günümüzde bu eylemler Hayfa, Tel Aviv ve Kudüs’te sürüyor.
İsrail’de Siyah Giyen Kadınlar (MdN) hareketi, hükümetin militarist ve işgalci mantığına tepki olarak doğdu. Kadınlar, çocuklarını savaş için yetiştirmeyi ya da kendi adlarına işlenen savaş suçlarını görmezden gelmeyi reddediyordu. Yasadışı askeri işgali desteklemeye niyetleri yoktu. Temel insan haklarına saygı ve tüm halk için onurlu bir yaşam talep ediyorlardı.
Küresel bir ağ oluşturdular
MdN’nin başlangıçta dile getirdiği bu talepler geçerliliğini koruyor. Hareket, her türlü siyasi veya etnik bağlantıdan bağımsız kalmaya devam ediyor. Şiddetsiz stratejilerin benimsenmesi kilit bir unsur. Bunca yıl boyunca, silahlı çatışmalardan etkilenenlere destek veren farklı ülkelerden kadınlar bu girişime katılarak küresel bir ağ oluşturdu. Bugün Siyah Giyen Kadınlar; İsrail, Filistin, Sırbistan, İtalya, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık, Danimarka, Belçika, Almanya, Hindistan, Güney Afrika, Uruguay, Kolombiya, Arjantin, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avusturya, Hollanda, Japonya, Avustralya ve Finlandiya’da faaliyet gösteriyor.
Siyah giyinip sessizce düzenlenen nöbetlerin yanı sıra, Siyah Giyen Kadınlar grupları sivil itaatsizlik, yol kapatmak için oturma eylemi, askeri üslere ve yasak bölgelere girme, emirlere uymayı reddetme ve “tanıklık etme” gibi başka şiddet içermeyen doğrudan eylem biçimlerini de uyguluyor. Geleneksel olarak pasif yas tutmak için kullanılan siyah renk, savaş mantığını reddetmenin güçlü bir sembolüne dönüşüyor.
Kadınların şiddet ve silahlara karşı uluslararası dayanışması, her iki-üç yılda bir düzenlenen buluşmalarla daha da güçleniyor. Şu ana kadar Sırbistan, Brüksel, Karadağ, İtalya, Kudüs, İspanya, Kolombiya, Uruguay, Hindistan ve Güney Afrika’da yüz yüze uluslararası buluşmalar gerçekleştirildi. Ayrıca Ermenistan ve Londra tarafından koordine edilen sanal buluşmalar da düzenlendi.
Kolombiya’daki mevcut siyasi durum ve barış anlaşmalarını tehdit eden gerileme eğilimine rağmen, Kadınların Barış Yolu, şiddetsiz bir geleceğe dair umudu canlı tutmak için yorulmak bilmeden çalışıyor.